- Kategori
- Güncel
CHP ve BDP muhalefeti

haberal balbay alan
Ülkemiz çok büyük tertipler içine sokulmak istenmektedir. İktidar partisini meşruiyet zemininde alt edemeyenlerin baş vurdukları akıl almaz yol ve yöntemleri bütün Türkiye ve hatta dünya hayretle ve ibretle izlemektedir.
Devletin temeline dinamit koymakla yargılanan insanların tutukluluk hallerinin ortadan kaldırılması için muhalefet partileri tarafından milletvekili adayı gösterilmek suretiyle ceza evlerinden kurtarılması hedeflenmektedir.
Hapishanelerdeki tutuklu bulunan ve milletvekili seçilemeyen diğer insanların günahı milletvekili seçilememek. Bir başka ifade ile milletvekili seçilince bir insan üzerine atılı bulunan suçtan aklanmış mı sayılır.? Böyle bir yasa maddesi var mı?Elbette ki yok.
M.Balbay, M.Haberal veya E.Alan gibi sanıkların milletvekili seçilmeleri halinde hangi sorunların ortaya çıkacağını önceden anlamak için hukukçu olmaya dahi hiç gerek yoktu. Demek oluyor ki muhalefet bu şahısları milletvekili seçtirirken asıl amacı sorun yaratmaktı. Bunda da başarılı oldu.
Sayın Başbakanının söylediği gibi “başka milletvekili adayı gösterecek kimse yoktu da bu şahıslar aday gösterilmiş değiller” temel amaç bir bunalım yaratmaktır.
Yargının bu konudaki yaklaşımlarını eleştiren muhalefet liderleri, aynı yargının 367 kararını verdiğinde ve hatta 411 milletvekili tarafından değiştirilen Anayasa maddesini yok saydığında millet iradesinin bunun neresinde olduğunu hiç hatırlamıyorlardı.
CHP, bu yargı Ak Partiye kapatma davası açtığı zamanda bu yargının yanında yer almıyorlar mı idi? Demiyorlar mı idi ki, “ seçilmek her şey değildir, devletin başka organları da vardır, Anayasamız; egemenliğin devletin organları tarafından kullanıldığı hükmüne yer vermiştir”
Demek oluyor ki, muhalefet partileri halk egemenliğinin ne anlama geldiğini yeni yeni anlamaya başladılar. Eğer bunu gerçekten anlayabilmişlerse gene de taktir etmek gerekir.
Tekrar başa dönersek, Ana muhalefetin başlattığı bu sürecin terör hareketlerini hangi noktaya taşıyabileceğini bir düşünmemiz gerekir. Terör sanıkları da bu şekilde tutukluluklarını sonlandırsınlar. Aramaza dönsünler ve o suç makineleri ile yaşamaya mahkûm olalım.
Böyle bir ülkede anarşi ve terörün sonunu almak mümkün değildir.
İktidar sorumluluğu almamış bir siyasi partinin bu sorumluluğun farkında olamayışı çok hazın bir durumdur. Ana muhalefet partisi açıktan terörü destekleyen bir parti ile aynı paralelde hareket edebilir mi?
Başka bir soru daha sormak isterim; bugün seksen bin oyun çöpe atıldığından bahisle meclise girmeyen milletvekillerinin karşılarındaki yirmi bir küsur milyon oyun olduğunu da görmelerini isterdim.
Nihayet kısaca söylemek gerekirse Ergenekon örgütü sanıkları tarafından kuşatılmış bir ana muhalefet partisi ile karşı karşıyayız. Bütün CHP lilerin bu kuşatmayı içlerine sindirebildiklerini söylemek büyük haksızlık olur.
Umarım sağ duyu galip gelir ve Türkiye’miz tarihinde hiç görmediği bir siyasi oyundan başarı ile kurtulur.