​ Çiftçiler Günü / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Çiftçiler Günü

Çiftçiler Günü
 

Kaynak:TEMA Dergisi Toprağı Sevme Cemiyeti - 1932 K.D.Ereğli


“ <ı>Topraktan geldik toprağa gideceğiz./ Mühim olan çamurlaşmamak… Tüm “can”lar toprağın bağrına gider / Zira toprak canı, can toprağı sever.”

Kimindir bu söz, neden söylenmiştir? Bilmem. Bildiğim tek şey, “toprakla” ilgili son zamanlarda okuduğum, kendimi bulduğum en anlamlı dizeler.

Çocukluk yıllarım dedem - babaannem, beş amcam, dört yengem, onyedi kuzenimle aynı evi -avluyu paylaşarak geçti.

Günüm, yarısı yorganın altında yarısı dışında kalmış küçücük bedenimin sabah namazı kalkıp, ineklerimizi otlağa götürmekle başlardı. Soğuk pastayı (mısır unundan yapılan Çerkes ekmeği) sıcak sütün veya tuzlu ayranın içine doğrar, kahvaltımızı yapardık. Büyük amcam, günün işbölümünü yapar, akşam ezanına kadar tarla, bahçe, değirmen, orman vs. çalışırdık.

Arazilerimizde pancar, tütün, buğday, mısır, çeltik üretimi yapıyor, meyve ve sebze yetiştiriyor, süt ve süt ürünleri üretiyorduk. Ancak, aile büyüdükçe mal varlığımızın getirisi yetmez olmuştu.

1970’li yıllara geldiğimizde, sabahtan - akşama dek çalışmamıza rağmen, bir türlü zengin de,“ efendi " de olamadık!

Bu bir türlü büyümeyen, ekonomik olarak bizi geliştirmeyen, emeğimizin karşılığını alamadığımız ağır işlerden kurtulmanın tek yolu “okumaktı.”

Biz de öyle yaptık. Okuduk.

Ama dağıldık, parçalandık.

Kırk yıl sonra geriye baktığımda; biz çiftçi değil, o yılların ve hala geçerliliğini koruyan köylülüğün esiri idik.

Bilirsiniz A.Kutsi TECER’in bir şarkısı vardır şimdilerde pek söylenmeyen;

<ı>“Orda bir köy var, uzakta. O köy bizim köyümüzdür.

<ı>Gezmesek de, tozmasak da, köy bizim köyümüzdür.”

Hayır! Ben buna katılmıyorum.

Erozyonu önleyemezsek; ne o köy, ne de o Türkiye bizim olacak!!!

14 Mayıs 1946, Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun (IFAP) kuruluş tarihidir. Ülkemizdeki çiftçilerin meslek kuruluşu olan Türkiye Ziraat Odaları Birliği de, 1972'de IFAP'a üye olmuştur.

IFAP'ın 1984'te, Hindistan'da yapılan 26. Genel Kurul Toplantısında,” <ı>Çiftçilerin ve tarım sektörünün genel ekonomi ve toplum yönünden taşıdığı önemi kamuoyuna daha iyi anlatabilmek; çiftçilerin karşı karşıya bulunduğu sorunları ortaya koyabilmek” amacıyla, bütün üye ülkelerde bir "Dünya Çiftçiler Günü"nün kutlanmasını öneresi kabul edildi. Ve IFAP'ın kuruluş günü olan 14 Mayıs'ın “Dünya Çiftçiler Günü “ olarak kutlanması kararlaştırıldı.

2004 yılı 14 Mayıs’ında ilginç bir olay yaşadım.

Yerel Tv . lere TEMA’nın “Çiftçiler Günü” basın bültenini verdiğimde hayret ve şaşkınlıkla karşılanmıştı, “ <ı>Böyle bir gün mü vardı!?”

Haber koordinatörü, biraz da alaycı bir ifadeyle muhabirine telsizle şu talimatı verdi; “<ı>Bugün çiftçiler günüymüş, pazara git ve köylülerle konuş…”

Akşam haberlerin başına oturdum, heyecanla “ <ı>Acaba köylüler ne dedi ?“ diye bekliyorum. Zira o gün aynı zamanda Eczacılar Günü’de.

Muhabir, önünde domates, biber satan amcaya soruyor; “<ı>Amca bugün 14 Mayıs, bugün size ne anlatıyor?”

Köylü, hiç duraksamasızın şu cevabı vermişti; “ <ı>Çiftçiler Günü oğlum!”

Yıl 2008.

TEMA Vakfı olarak, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde karşı karşıya bulunduğu tüm olumsuz koşullara rağmen, “Toplumumuza ekmek, aş, ekonomimize temel mal üretimini sağlayan çiftçilerimizin bayramını kutluyoruz.”

Ancak, kuraklığın etkisiyle derinleşen tarımsal üretim yetersizliğinin sofralarımızı tehdit eder hale gelmesiyle hatırlanan çiftçilerimizin sorunları her geçen gün daha da derinleşiyor. Toprağa ve suya hor bakmanın, çiftçiyi ve tarımı ekonomin, temel direği değil de yük olarak görmenin sonucu oluşan bu sorunlara, bir de yanlış müdahaleler eklenince, gıda güvenliğimiz ve toplumsal barışımız tehlikeye sürükleniyor.

Bu nedenle, Hükümetçe hazırlanmakta olan ve Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Türk Medeni Kanununda değişiklik öngören yasa tasarısı, kırsal toplumsal yapıya yanlış müdahale niteliği ile çok ciddi toplumsal ve ekonomik sorunları yaratmaya aday görmekteyiz.

<ı>“Toprak canı, can toprağı sever” diyor ya, ben de toprağı seviyorum, canım toprak istiyor; karasabanın devirdiği kara topraktan çıkan kokuyu özlüyor, yalınayak üstünde gezmek, bir meşenin gölgesinde sırtımı toprağa verip uyumak istiyorum….

 
Toplam blog
: 272
: 734
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..