- Kategori
- Gündelik Yaşam
Çıkış Noktası
ÇIKIŞ NOKTASI
Hepimiz zaman zaman hayatın akışı içinde bazı anlam arayışlarına gireriz. Bazen yaşanan bir olayla başlar bu farkındalık bazen de bilincimizle merak edip buna benzer durumları yaşamak için istekte ,harekette bulunuruz. Ama amaç bir çözüm bulmak,nedeni öğrenmektir.
Geçmiş çağlarda insanların zamanlarının çoğunu geçirdiği doğaya baktığımızda genelde daha çok kendi hayatımızdan tekamüllerden izlere rastlarız. Mesela güneşin her sabah bıkıp usanmadan doğmasından cesaretlenip, ağaçta yavrularına yiyecek bulmak zorunda kalan kuşa ,gagasıyla yiyeceği kapmış olduğunu görüp nasıl da şaşırırız. Çünkü sadece yardım istemekle bilmediği bir dünyada yapmak zorunda olduğu içgüdüsel davranışından böyle olageldiğini görüp de düşünürüz.
Yeryüzündeki tüm canlılar hayatlarında; içinde bulundukları duruma dünyaya geliş biçimlerine göre tepki verirler işte bu yüzden bir kartalın yavrusuna yiyecek götürmesi her ne kadar içgüdüselse insanın da yaşadıklarına çözüm bulma arayışı bir o kadar öğrenilmişliktir. Biz; kendimizde yolunda gitmeyen şeylerin çözümünü, kendimizden başka her yerde aramayı düstur edinmişiz ya en çok bunu fark etmek insanı farklı düşünmeye ikna edebilir. Ya birine sormak , ya başka yaşanmışlıkların aynısını uygulamak çözüm gelir ya hep. Hiç aklımıza gelmez kendimize, içimize, koşturmacamıza bakmak. Oturup sessizce beş dakika kendimizi dinelmediğimiz gerçeğiyle yüzleşiriz zihin bir an bile susmadığı için onca şeyden. Zihin saat gibi gelecekte ,geçmişte olay peşinde koşarken biz de başımıza gelenlerin çözümünü çevrede ararız çünkü böyleydi hep bu zamana gelen bizdeki durum.
Çocukluğumuzda yaşadığımız olumsuz bir durumda ağlamamız gerektiğini öğrendiğimizde etrafımızdakiler tarafından gerçekleşen isteklerimiz sonraki yıllarda artık insanlardan yardım isteyerek bir sonuca ulaşılabileceği otomatik davranışının bir ürünü değil miydi?
Etrafımızda yüzlerce örnek yaşamışızdır kaç yaşında olursak olalım ‘İnsan İnsana lazımdır’ diyen büyüklerimizin olaylar karşısında kurdukları cümleleri. Hep bir insan arar yanıbaşında insan. Kötü değildir aramak. Yoksa ne yapmak ille de bağlanmak mı birinin vicdanına. En çok da çıkış yolu aradığında. Kendi için çaresiz gördüğü olay karşısında belki de gördüğü tek çareyken kendi hem de.’ İnsanın kendine yaptığını tüm cihan bir araya gelse yapamaz’ demiş ya atalarımız. Nasıl hak vermesin insan.
En acımasız olduğumuz kişi kendimizken, en yardıma muhtaç gördüğümüz kişi yine yegane kendimizdir. En çok acıyı kendimizin çektiğini düşünürken en doğru seçimleri kendinin yaptığını söyleyen ses de de yine insanın ta kendisindendir.
Ama yine de çıkış noktasını bulmasıdır aslolan hep kendi için. Destek arar yakını olur, sevdikleri olur, varlığından mutlu olanlar olur olmayanlar olur en sonunda yine bir çıkış noktası arar insan. Bir bakar beklediği her insan onun kadar muhtaçtır kendi çıkışına. En doğru yerde ancak kendi çıkış noktasından aldığı o kuvvette olduğunu bizzat unutan yine kendisidir insanın. Geçmişe de baksa ,yaptıklarıyla şapkasını önüne koyup dürüstçe cevapladığı sorularına en savunmasız tavrı yine kendi kendisinedir insanın. Bilir insan yaptıklarını ,yapmadıklarını. Zihin sormaz geçmiş mi gelecek mi tekrarı var mı telafisi olur mu. Farketmez. Çıkış yolu kendi olmadıkça tekrar döner aynı yere. Bakar ki bu zamana kadar çıktığını sandığı her yükselti o çocukluğundaki üzüntüsü karşılığında bir armağandı. Ama araziyi tam göremediği. Uçsuz bucaksız ovaları seçemediği. Gökyüzünü sonsuz hissedemediği yerdi orası. Ta ki üzüntülerinden sonra artık hemen armağanın da gelmediğini fark edene dek. Belki de şimdi büyümüşümdür der bu sefer de insan. Yine büyümesinden emin olmayarak . Yüzleşmekte zorlanır gerçeklerle. Ama öğrenir ki o çocuğun her yaşadığı ; öğreneceği şeylermiş meğer armağan. Farkettiğinde gördüğü manzara; Sadece kendi çabalarıyla tırmanarak çıktığı ve tekrar inmeyeceğini içten içe bildiği ve gördüğü görüntüyü de zihninden bir ömür boyu istese de silemeyeceğini bilir .Bilir de unutmaz.
Mutlu günler..