- Kategori
- Güncel
Çılgın proje

Başbakan’ın uzun süredir sır gibi sakladığı çılgın proje seçim arifesinde kamu oyuyla paylaşıldı sonunda…İyi mi olacak kötü mü olacak zaman gösterir ancak konu ile ilgili birkaç cümle de ben söylemek istiyorum…
Bartın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın 2010 yılında “Sekiz Deniz Yaylası Yeni Bir Dünya” adlı kitabında bu fikri ortaya atıp kitabın imzalı bir kopyasını Başbakan’a gönderdiği söylendi. Gelgelelim Erdoğan’ın bu fikri 2009’da, bölgede yaşanan sel felaketi sonrası, projelendirmeye başladığı da söylenenler arasında. Gelgelelim, 17 Ocak 1994 tarihinde dönemin DSP Başkanı eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in yerel seçim kampanyası bünyesinde bu fikri ortaya attığı ortaya çıktı. Zaten var olan bir fikri yeni diye ortaya atmak en hafif ifade ile insanları aptal yerine koymaktır. Keşke bu projeyi hayata geçirme iradesine aday olanlar biraz da kendi projeleri olmadığını itiraf edebilecek kadar da yürekli olabilseydi…
Projenin İstanbul’a ve Türkiye’ye ne gibi yararları ve zararları olacak? Esas düşünülmesi gereken bu. Öncelikle bu tür fikirlere açık olunması gerektiğini düşünüyorum. Hayır, olmaz, yapmayalım gibi tavırlara hiç düşünmeden, ön yargılı bir şekilde girmek hiç kimseye bir katkı sağlamayacaktır.
-Kuşkusuz şehir büyüyecek ve yurtiçi ve yurtdışında daha da kuvvetli bir iş merkezi haline gelecektir. İstanbul uluslararası tanınan marka bir kent olacaktır.
- Kentin ülkenin her tarafından aldığı göç büyük bir ivme kazanacaktır. 15 milyonluk şehir 30 milyona dayanacak trafik sorunun çözülmesi imkansız hale gelecektir. Böylesi büyük bir kente su ve besin yetiştirmek iyiden iyiye zorlaşacaktır.
-Anadolu’ya yapılan yatırımlar azalacaktır. Yatırımcılar İstanbul’un nimetlerini hiçbir yere değişmeyecektir. Kaldı ki bu nimetleri başka yerlerde bulamayacaklardır. Anadolu nüfusu azalacaktır.
-Göçlerle birlikte şehirdeki toplumsal karışıklıklar ve terör eylemleri hızla artacaktır.
-Birinci dereceden deprem bölgesi olan bir yerin çok büyük ölçüde göç almasına sebep olacak bir projenin olası bir depremde sebep olacağı risk yeteri kadar düşünülmüş müdür acaba…
Star Tv muhabiri elinde mikrofon sokaklarda yürüyor ve insanlarla konuşuyor..
Muhabir : Kanal İstanbul nedir?
Vatandaş : Televizyon…
Muhabir: Kanal İstanbul nedir?
Vatandaş: Kanal?! Bilmiyorum..
Muhabir : Hani Başbakanın şu çılgın projesi…
Vatandaş : Ha evet evet televizyonda gördük.
Muhabir : Ne düşünüyorsunuz memnun musunuz iyi mi olacak sizce?
Vatandaş : Tabi ki çok iyi olacak vatana millete çok hayırlı olacak..
Muhabir : Peki projenin amacı nedir?
Vatandaş : Vallahi bilmiyorum…
Muhabir : Peki nereden geçecek bu kanal hangi denizleri bağlayacak?
Vatandaş1 : Ege ile Akdeniz..
Vatandaş2 : Trabzon…
Vatandaş3 : Karadeniz ile Ege..
Yorumlar size ait…
Ali Ağaoğlu vb. tayfa da hemen olumlu yorumlara başladılar. Pastadan birkaç dilim isteyenler kendini nasıl da belli ediyor..
Proje ile Marmara’nın temizleneceğini söyleyenler denizin kirlenmesine müsaade etmeseler ya! Bütün limanları İstanbul ve çevresine dolduracağınıza Karadeniz’i Ege’yi Akdeniz’i değerlendirseniz daha iyi olmaz mı ağalar!?
Bir de Montrö Boğazlar Sözleşmesi var ki o da apayrı bir husus..Yeni boğazın hukuki durumu ne olacak çok merak ediyorum doğrusu. Ama şu 8 buçuk yılda gördüğüm kadarıyla bunlar kanalı yaparlar sonra da babalar gibi ingilize yahudiye vb. satarlar… Projenin çok az maliyetle yapılacağı söylendi. Hükümetin yapacağı şey projeyi yabancı şirketlere yaptırıp işletim hakkını da devretmektir. Hiç bir gelir de elde edemeyiz. Kendi ülkemizde yabancıların patronluğunu iyice kabulleniriz. Umarım hainliğin bu kadarını da yapmazlar… Göreceğiz…
Velhasıl kelam benim düşüncelerim olumsuz yönde kardeşlerim.