​ Çin, Rusya ve Türkiye ilişkilerinde gözden kaçanlar nelerdir? / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '09

 
Kategori
Dünya
 

Çin, Rusya ve Türkiye ilişkilerinde gözden kaçanlar nelerdir?

Çin, Rusya ve Türkiye ilişkilerinde gözden kaçanlar nelerdir?
 

Türkler için Çin Seddi yıkılıyor. AB vizeye devam ededursun





Çin, Rusya ve Türkiye ilişkilerinde gözden kaçanlar ayrıntılar nelerdir?Geçenlerde Rusya, tarihinde ilk kez bir Türk Devlet Başkanı'nı Devlet töreniyle karşıladı. Yüzyıllardır "Ayı derisinden post moskof'tan dost olmaz" tezi, Mustafa Kemal'in Kurtuluş savaşında silahları Lenin'den aldığından beri ikinci kez Rusya Devlet Başkanı Medvedev ve Başbakan Putin liderliğinde tarihe gömülmek üzere. İslam ülkeleriyle ilişkilerini son 2-3 yıldır gittikçe artan bir ivmeyle geliştiren Rusya Federasyonu, İslam ülkelerinde artan bir sempatiyle Bush yüzünden oluşan ABD karşıtlığında, yine artan oranda en aktif güçlü süper güç olma yolunda hızla ilerliyor. Şayet Ekonomisini düzeltebilirse bunu başaracak gibi görülmekte.

Son 2-3 yılda ne oldu geçmişe şöyle bi göz atalım

*Putin, Çeçenistan'da Osmanlı Mimarisinde yapılmış büyük bir caminin açılışını yaptı, "Bu cami ile tüm Rusya federasyonu müslümanları gurur duymalı" diyerek ülke içinde birliğin betonunu attı.

*Medvedev, Kazakistan'da Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile beraber cami açılışına katıldı. İslam'a yönelik sıcak mesajlar verildi.

*Rusya Federasyonu Patriği tarihte ilk kez "Müslüman kardeşlerimizi daha iyi anlamalıyız diyerek" İslam Dünyasını Ostadoksların kardeşi ilan etti.

* İslam Ülkelerinin Suudi Arabistan'da yaptığı toplantıya Rusya Federasyonu'nu temsilen Federasyonun üyesi Tataristan Cumhurbaşkanı, tüm Rusya Federasyonu'nu temsilen katıldı.

*Putin, 'Rusya Federasyonu'nun İslam Ülkelerinin bir parçası' olduğunu ilan etti.

Bütün bunlar neden oldu? İslam Ülkelerin'de, Putin ve Rusya Federasyonu'na olan güven, Bush'un yüzünden ABD nin yerini aldı, Bush o kadar büyük yıkımlarla haçlı seferleri ilan ederek Irak'ta ve Filistinde yanlı uygulamalar yaptı ki, ABD'nin elini zayıflattı. Rusya Federasyo'nu, ikide bir ne yapacağı nereye saldıracağı belli olmayan ABD li Cumhuriyetçi Başkanların Haçlı Seferlerinden kaçışın sığınağı olu verdi ( Suriye, Yemen ve Libya'da açılacak olan Rusya Federasyonu üstleri dikkati çekmekte ).

Putin bununla da kalmadı, Medvedev'le beraber Türkiye ile zaten iyi olan ilişkileri dahada ileri düzeye çıkartma kararı aldı.

*Rusya, Türkiye'nin en önemli ticari partneri oldu. Ticaret hacmi gittikçe artmakta.

*İlk kez Devlet töreni ile Cumhurbaşkanımız Rusya'da ağırlandı,

*Daha önce hiçbir Türk Devlet Başkanı'nın veya Başbakanın ziyaret etmesine izin verilmeyen Rusya Federasyonu'nun parçası olan fakat sosyolojik, kültürel ve dini yönden kıblesi Türkiye'ye dönmüş bulunan Tataristan'a ziyarete izin verildi.

*Üstelik ilk defa Tataristan'ın Başkenti Kazan'da, Lenin ve Tolstoy'un okuduğu ünlü Kazan Üniversitesi'n de 'Türkoloji' bölümü açılmasına karar verildi, bunu Başkırtistan'ın başkenti Ufa takip edecektir. Türkiye'den gidecek öğretim üyeleri orada dersler verecek ve iki ülke arasındaki kültürel bağların tohumları, orada bulunan Türk Rus liselerinden sonra derinleşerek atılacaktır.

*Medya'nın gözünden kaçan ama "İsrail Karakuvvetleri Generalinin gözünden kaçmayan, 'van Münüt' olayından uzunca bi zaman sonra Türkiye'ye yönelik birden bire tehdit dolu saçma sapan sözlerinin nedeni ise Cumhurbaşkanı'na yapılan "Shangai Beşlisi"ne davet ve Rusya ile ilişkilerin artması endişesidir. Türkiye, Nato üyesi olduğu için bu birliğe malesef giremez. Buna yeltenmeye kalkanın sonu Menderes, Özal, Eşref Bitlis, Kahveci gibi oluverir.

Şimdi, Çin Devleti'yse, Türkiye'ye Rusya Federasyonu'nun politikalarıyla paralel siyaset uygulamakta, tarihte bütün ilkler Cumhurbaşkanı Gül'e nasip olmaktadır. Şimdi Cumhurbaşkanı Çin'in Tataristan'ı konumunda olan Uygur'a gidecek ve başkent Urumçi'yi ziyaret edecek. Bölgeyi iyi bilen biri olarak söylüyorum, Bu Türkiye, Çin ve Uygur açısından inanılmaz büyük bir olaydır. Çin'in izleyeceği bu bölgedeki şiddet yanlısı olmayan yumuşak politikalar ve bu ziyaret sayesinde hem Çin, iç huzurunu arttıracak, hem Türkiye Çin ilişkileri gelişecek. Türkiye tüm bu bölgede şayet akıllı politikalarını bu şekilde dengeyle devam ettirirse herkes için önemli ve dengeleyici Partner olacaktır.

Ne olursa olsun geleceğin yıldızları "Şangai beşlisi" olacaktır, çünkü petrol, gaz ve insan gücü burada, bu Türkiye buraya üye olsa da olacak olmasa'da. Türkiye, AB ne üye olmaz ise AB gücünü sosyal, ekonomik ve siyasal anlamda zaten tamamen kaybedecektir. Bu süre 2023-2030 arasıdır. Onlar bizi Sarkozy'nin ve Merkel'in bir takım yerlerden gelen "üye olmamızı AYRIMCILIKLI ORTAKLIK TEKLİFLERİYLE geciktirme" yönünde telkinlere rağmen 2023 te üyeliğe kabul edeceklerdir, belki biraz daha erken de olabilir, bu tamamen Türk halkında başlayacak AB İKİYÜZLÜLÜĞÜNE duyulacak kine ve bunun SOSYAL VE TİCARİ yansımalarına bağlıdır. Türkiye'nin üyeliğini ABD, İngiltere, İtalya, ispanya, Polonya isterken Almanya ve Fransa'nın istemez görünmesi ilginç ve düşündürücü aynı zamanda arkasında derin ince hesap sebep ve diyalogların olduğu izlenimini vermektedir.

Biz Batı'ya karşı yıllardır üzerimizden atamadığımız Avrupalılık kompleksinden sıyrıldığımızda, Demokratikleşme trendimizi ve endeksimizi üyelik prosedürüne bağlı olarak görmeyip özgüvenle, yeni çağın gereklerine uygun darbe izi taşımayan bir anayasa hazırladığımızda herşey bizim için çok daha güzel olacaktır.
Yeter ki özgüvenimiz olsun. Yeterki birbirimizin kafasına sırayla "Çankırı yöresinde oynanan 'horozumu kim çaldı*'oyunda olduğu gibi" darbe vurmamayı öğrenelim...


En derin saygılarımla


Ayhan Özcimbit


Horozumu kim çaldı oyunu: Çankırı'da ıslak mendille sertçe kafaya vurularak oynanan ve genellikle kel olanın pes ettiği bir oyun şekli.
 

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir

 
Toplam blog
: 722
: 3757
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..