​ Çin'de son yaşanan ekonomik gelişmeler / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Çin'de son yaşanan ekonomik gelişmeler

Çin'de son yaşanan ekonomik gelişmeler
 

Devlet Baskani Hu Jin Tao ve ABD Disisleri Bakani Hillary Clinton.


Ekonomik sıkıntıların giderek arttığı bu günlerde Çin'de bu daralmadan üzerine düşen payı almış durumda. Birçok şirket tüm dünyada yaşanan bu sıkışık durumdan etkilenirken, bazı şirketlerde işçi çıkarılması yoluna gittiler. Çin hükümeti ülke içerisindeki harcamaları arttırmak için önlem paketlerini bir bir uygulamaya koyarken devletin harcamalarını da belli oranda arttırmanın önünü açtı. Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe kona paketler de yavaş yavaş Çin ekonomisine enjekte edilmeye başlandı. Bu sayede Çin’in milyarlık nüfusuna da biraz olsun ekonomik anlamda rahatlık getirilmesi amaçlandı. Tabii ki kısa vadeden ziyade birkaç senelik bir hamle olduğu için sonuçların hemen alınması da beklenemez, bu yüzden tahminler Çin’in bu yıl en azından gerilemeden yine ekonomisini % 7 ya da bir puan fazlası olarak şekillenmiş durumda. Çin belirlediği 10 temel sektörü destekleyeceğini açıkladığı paketlerine yeni paketlerde eklenmeye devam ediyor. Bu kadar büyük bir ekonominin taze tutulması ve gerilemeden muhafaza edilmesi için Çin hükümeti tüm kaynaklarını seferber etmiş durumda, aksi halde ülkenin içine düşeceği bir ekonomik sıkıntı tüm dünyayı hiç beklemediği derecede sarsabilir. Böyle büyük çapta bir kriz senaryosunu ise dünya ekonomisinin kaldırmasının imkânı yok. Ekonomistlerin ortak görüşü ise Çin’in kalkınmasına yavaşlayaraktan da olsa devam edeceği doğrultusunda.

Çin’in başta 10 sektörde iki yıllık bir süre içerisinde kullanılacak yardım paketinin maliyeti ise yaklaşık 600 Milyar $’ ı buluyor. Bu kadar büyük bir rakamın Çin’in ekonomisini önümüzdeki zaman içerisinde ne kadar dinamik tutacağını hepimiz göreceğiz. Çinli ekonomistler Çin’den olumsuz bir tablo beklemeseler de herkesin ortak görüşü daralmanın etkisinin ne yapılırsa yapılsın önüne geçilemeyeceği yönünde. 2011 yılının sonlarına kadar hatta daha uzun süreli yaşanacak olan bu kriz için Çin’in destekleyeceği başlıca sektörler ise şunlar[1]; Makine ve Tekstil Endüstrisi, Gemi Sanayi, Otomobil ve Çelik Endüstrisi, Elektronik ve Enformasyon Endüstrisi, Petro Kimya ve Hafif Sanayi, Lojistik Endüstrisi. Bu sektörlerin yanı sıra ayrıca Çin hükümeti yardıma ihtiyaç duyan vatandaşlarını da destekleyen projeleri devreye sokmuş durumda. Tüm bunların yanı sıra alınan diğer önlemler ise; vergi kesintileri, kredi olanaklarının kolaylaştırılması vb… Çin hükümetince harcanması öngörülen bu paketin uygulama süresi ise 2 yıl olarak belirlendi. Asya’da bunlar yaşanırken dünyanın diğer ucunda da ABD’de aynı Çin gibi ekonomiyi kurtarma paketlerini devreye sokmuş durumda. ABD’nin Çin’e oranla dezavantajı ise merkez bankasındaki rezervlerinin genişliğinin bir Çin kadar olmaması. Her ne kadar rezerv olarak bir Çin olmasa da, ABD elinde bulundurduğu politik kartlarını ve dünya üzerinde ki ağırlığını bu kriz boyunca da kullanacak. Özellikle sorunlu bölgelere daha ılımlı yaklaşarak gerilmiş olan ilişkilerini yumuşatma sinyalleri veren ABD’de aslında çok doğru bir politika uyguluyor aksi halde hem ekonomik kriz hem de diğer ülkeler ile yaşanacak sürtüşmeler ABD’ye bu dönemde büyük sıkıntı yaşatabilir. ABD şu anda en büyük mücadelesini ekonomik kriz karşısında veriyor. Çin ile iyi ilişkilerin devamı da ABD için hayati önem taşıyor. ABD’nin hazine kâğıtlarını elinde tutarak bir nevi ABD’yi ekonomik olarak destekliyor ve arada oluşabilecek politik meseleler içinde elinde çok önemli bir koz bulunuyor. İki ülkede birbirinin hassas noktalarına dokunmadan aynı anda bu krizden çıkmanın planlarını da yapıyor diyebiliriz.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un geçtiğimiz günlerde Asya’ya yapmış olduğu gezinin son ayağını kapsayan iki günlük Çin durağında da yine iki ülke arasında sıcak diyaloglar kuruldu. İki ülke de birbirlerini destekleme kararları alırlarken Çin-ABD arasında yer yer yaşanan ve yakın gelecekte yaşanabilecek herhangi bir politik krizin de önüne geçilmiş oldu. Teknoloji transferinden tutunda, ekonomik işbirliğine kadar birçok konu masaya yatırıldı ve liderler olumlu ilişkilerin sürmesi yönünde görüş birliğine vardılar. Ekonomik krizi göz önüne alarak bazı 2 yıllık kısa tahminlerde bulunursak tahminlerimizi şu şekilde sıralayabiliriz.

1) ABD ile Çin arasında önümüzdeki 2 yıl içerisinde büyük bir siyasi kriz beklemiyoruz.

2) Tayvan ile Çin arasında ikili yakınlaşma giderek artarak devam edecek. Bölgede önümüzdeki 2 yıl içerisinde karşılıklı gerginliğin yaşanma olasılığı çok az.

3) Çin- Japonya ilişkilerinde olumlu hava sürecek.

4) Çin komşuları ile ilişkilerini dostluk havasında sürdürecek.

5) Çin ekonomik krizden etkilense de önümüzde ki 2 sene içerisinde bölgesinde ve dünyada daha fazla hareket kabiliyetine sahip olacak.

Çok kısa tahminlerimizde olumlu bir tablo çizdik, bunun en önemli sebebi ise ekonomik krizde Çin’in de diğer pek çok ülke gibi siyasal krizlerden uzak olmak istemesi. Kendi iç sorunları ve ekonomik sıkıntılara yeni bir sıkıntının eklenmesi demek Çin’in hedeflediği “Huzurlu Toplum” sloganına da ters düşecek. 2 yıl boyunca Çin yavaş ama emin adımlarla yoluna devam edecek gibi gözüküyor. Çin’in hızla ve kontrolsüzce kalkınmasının kendisine de büyük zararları olduğu için yavaş ve emin adımlarla yoluna ilerleyen Çin önümüzde ki dönemler de de kendinden sıkça bahsettirmeye devam edecek.

Uğur Rıfat Karlova

Ulusal Tayvan Normal Üniversitesi, Siyaset Bilimi Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi.

[1] Daha fazla bilgi için bakınız: http://news.xinhuanet.com/english/2009-02/26/content_10899531.htm

 
Toplam blog
: 180
: 4193
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

Kariyerini Uzakdoğu sahne ve televizyonlarında geliştiren  sunucu, şovmen, yazar, oyuncu Uğur Rıf..