- Kategori
- Sinema
Çingeneler Zamanı
Lumiere kardeşlerin 1896 yılında çektikleri Trenin Garaja Girişi adlı filmin perdede yansımasından bugüne tam 126 yıl geçmiş. Çingeneler Zamanı ise sinema tarihinin 92. yılında 1988 yılında çekilmiş. . Şahsi, yorumum ise şu: senaryoyu yazan, bir kültür yaratmış. Özgün ve özgür bir bilinçle yaratılmış. Üstelik yaratanın zihninde oluşturduğu gibi aynısı filme yerleşmiş. Yapay olmayan gerçek bir gerçeklik. Yaşadığımız sıradan gerçekliğin dışında farklı bir gerçek, farklı bir oluş, nesneler her an paramparça edilseler bile, filmin nesnelliği sürekli oluş halinde bozuluşa maruz kalmıyor. Ancak hikayeyi, bir taraftan simalarında ve vücutlarında yaratarak diğer taraftan yaşayan kahramanların özneleri ve öznellikleri akış içerisinde her an oluş ve bozuluş halinde. Çok dinamik olarak gerçekleşiyor film.
Bunları yazıp da Çingeneleri anlatmadan olmaz tabi.
Çingeneler Hindistan kökenli. Biliyorsunuz Hindistan'da kast sistemi var. Çingeneler en alt kastta oldukları için baskıya dayanamamış lar ve bizim Orta Asya'dan yayılmamız gibi onlar da bütün dünyaya yayılmışlar. Ama bir vatan oluşturamama mışlar. Devletsiz, topraksız ortaya yerde kalıvermişler. Sonuç olarak Çingeneler Zamanı, sinema tarihinde bütünüyle Çingeneleri anlatan ilk film olma özelliğini taşıyormuş. Oyuncuların hepsi çingenelerden oluşmuş. Ben filmin Türkiye'de gösterime girdiği zamanlarda seyretmiştim. Bu ikinci izleyişim oldu. Çok az şey hatırladım. Müziklerinin harika olduğunu seyreden bilaistisna herkes söylüyor. Aslına bakılacak olursa gerçek bir dram. Bir tiyatro hocası arkadaşım tragedya kralların, kraliçelerin başına gelen kötü şeyleri anlatır. Dram ise bizim gibi sıradan insanların trajedisidir demişti. Bence bu film dramdan öte tam bir trajedi.
Ahmet Güreşçioğlu