- Kategori
- Güncel
Çirkin Fransız

Catherine Deneuve
Catherine Deneuve' yi düşünüyorum... Dünyanın en güzel yüzlü kadınlarından, kendisine ömür boyu "Fransa' nın Güzel Yüzü" ünvanını verdiler. Ona bakınca aklınıza Fransa, Fransa denince aklınızda onun güzel yüzü canlansın diye. Peki şu an Fransa denince aklınıza o "güzel yüz" mü geliyor yoksa Fransız "palyaçosu" Sarkozy' nin komik ve çirkin suratı mı?
Saatlerce ekranın altından kırmızı bant içinde aynı yazı aktı: "FRANCE: SENATE APPROVES ARMENIAN GENOCIDE DENIAL BILL" ( Fransa: Senato Ermeni soykırımını inkar yasasını onayladı ). Ekran Türkçe yayını da olan Fransız haber kanalı Euronews' a ait. Sanki Fransa' da çok önemli, tarihi bir şey olmuş da büyük bir zafer kazanmışlar gibi veriyorlar haberi. Hani yasa tüm soykırımları kapsıyordu, hani soykırımlar arasında ayırım yapmıyordu?.. Euronews "Ermeni Soykırımı" nı gözümüze sokuyor...
Onları çok iyi anlıyorum... Fransız şovenistlerin ruhlarına, hatta genlerine işlemiş Türk ve müslüman düşmanlığı neredeyse ulusal kimliklerinin öz niteliklerinden biri haline gelmiş. Dünyanın başka hiçbir yerinde bu kadar çok şovenisti bir arada göremezsiniz. O nedenle Fransa' yı yöneten politikacılar ne zaman dara düşüp politik itibarlarını kurtarma telaşına girdiklerinde hemen "Barbar Türk", "Vahşi Müslüman" öcüsünü hortlatırlar. Bilirler ki Fransa' da bu her zaman işe yarar.
Osmanlı' nın dört bir yandan kuşatıldığı en zayıf anlarında emperyalist Fransa, ayrılıkçı Ermenileri kışkırtıp silahlandırarak çoğunluğu Kürtlerden oluşan müslüman komşularının üzerine saldı. Hatta Ermeni çetecileri yüreklendirmek için Fransız ünüforması bile giydirdi. Hesapta Doğu ve Güneydoğu Anadolu' daki demografik yapıyı hıristiyan Ermenilerin lehine çevirip kendine güvenilir bir müttefik bölge oluşturmaktı. Eğer amaçlarına ulaşsalardı belki oradaki Kürtler ve Türkler gerçek bir soykırıma uğrayacaklardı. Ama olmadı, hesapları ters tepti. Yerel halkın beklenmedik direnci ve çaresiz Osmanlı' nın teşcir ( zorunlu göç ) çözümü Ermeniler' e 1915 de büyük bir felaket yaşattı.
Bu gün politikacı kılığına girmiş Fransız "palyaçosu" kirli tarih sandığından çıkardığı Ermeni soykırımı "çamaşırını" yeniden üzerine giyiyor. Fransızlar ne diyorsa doğrudur ya, "Soykırımı inkar edene ceza vereceğim" diyerek meşhur Fransız şovenizmini okşuyor. Aslında "sefil" Fransız kendini inkar ediyor. Eğer Fransa evrensel değerlerin ana vatanı ise en temel evrensel değerlerden biri olan "insanların fikirlerini özgürce beyan etmesine" karşı nasıl yasa çıkarabiliyor?
Ama hakkını da teslim etmek lazım! Fransa nasıl ki müslüman ve Türk düşmanlığını kuşaklar boyu diri tutabildiyse artık Türkiye' de kuşaklar boyunca zihninlerde yaşayacak "Çirkin Fransız' ı" da yaratmış oldu.
70 ve 80 li yıllarda Asala teröristleri habire Türk diplomatlarını öldürürken bu cüreti Fransız desteğinden aldıkları ayan beyan ortadaydı. Ermeni teröristlerin Orly ve Esenboğa Havaalanlarında masum insanlara karşı gerçekleştirdiği katliamlarla tavan yapan Ermeni - Fransız azgınlığının bizim kuşağımızda yarattığı kızgınlık ve nefret karşılığını "Ermeni uşağı katil Fransa..." sloganında bulmuştur. Fransa parlamentosunda alınan son kararlar ise Fransızlar' ın "geleneksel" Türk düşmanlığını yeni yetişen kuşakların da bizim gibi anlamasını sağlayacaktır.
Bu açıdan bakılırsa iki halkı birbirine "düşmanlaştırma" yolunda Fransız politikacılar iyi bir iş çıkardılar denebilir;
Aferin sana Fransa...
Tevfik Ulutaş