- Kategori
- Anılar
Çirkin şansı

Ne demişler Allah çirkin şansı versin. Şİmdi çirkin ama sevimli, zeki, şanslı bir kedinin hikayesi.
Sahibi çöplükte buldu. Annesi tarafından terkedilmişti. Üstelik çok çirkindi ama gözleri çok güzeldi.
Aldılar, büyüttüler, veterinere götürdüler.
Sahibi her türlü aşısını, hatta çocuklarına bile yaptırmadığı lösemi aşısını yaptırmıştı.
Özel sağlık masrafları göğe yükselmişti, çünkü sigortası yoktu.
Şımarık bir kedi olmuştu, günde 5 öğün et yiyordu, inattı hiç bir şey yemiyordu.
Et tüketimi ailenin et tüketiminden fazlaydı, et vermediler mi başka yiyecekleri boykot edip açlık grevine gidiyordu.
Sahibi annesiz büyüdü diye her türlü kaprisine boyun eğiyordu.
Artık yaz geldi diye sahibi kediyi de alıp tatile götürmüştü.
Şımarık kedi artık sokaktan eve girmiyordu. Sadece bahçeye yiyip, içmeye geliyordu.
Kendisine bir sürü arkadaş hatta sevgili bulmuştu.
Üstüne üstlük sahibinin başına beş tane de yavru kedi musallat etmişti.
Vahşiydi ama çok iyi bir anne kedi idi. Yavrularının tabağından asla yemez, önce yavruları yer, sonra kendi tabağından yerdi.
Sevgilisine ve yavrularına çok bağlıydı ama yavruları bir kaç aylık olunca onları da fazla önemsememeye başladı, sevgilisi daha kıymetliydi.
Sevgilisini de evin bahçesine getirip karnını doyuruyordu.
Tatil bitip sahibi geri götürmek istediğinde itiraz etti, arabaya binmedi, sahibine tırnaklarını gösterdi. Sürekli sevgilisinin yanına kaçıyordu.
Evet şımarık kedi artık sahibini terketmeye karar vermiş sevgilisiyle doğada açık alanlarda olmak istiyordu. Özgürlüğün tadına varmıştı.
Aç başım, serin başım hesabı kendini doğanın kucağına atmıştı ve sevgilisiyle mutluydu.
Sibel Koçarslan