- Kategori
- Gündelik Yaşam
Çisildeme

Yağmur neredesin? (yağıyorum, farkında değil misin?). Tepelerin ardındaki karanlığa mı?. (Balkon pervazına tünemiş bir hayaletsin sen, çocuk musun çabuk söyle) çocuk?. (Gün geceye yürür bilmem. Çamaşır iplerine de yağarım ben ) Canım uçmak istiyo öylesine boşluğa doğru) Seslerle yaşıyor insan. Kulaklarım yüzüme yürüyor. (güzel böyle devam et) Mütemadiyen yürüme. (Ricat etmek büyük adam işi.) Ben öylece kalayım balkon pervazında. Uykuyu reddeden inatla, geceye doğru savurayım kendimi. (Kalk git yat işte.) Yatmıyorum.
Sabahı bekliycem inatla. (İnat etmek istediğinden değil) seviyorum oturmayı. (Böyle balkon pervazında çamaşır iplerine asılıp ellerin uyuşmasın.) Uyuşup uyuşup üşürmüyüm korkusunu seviyormuşum. (Bak oturdukça üşüyeceksin). Sen gelirsin düşünceme. (Şimdi biraz daha üşüdün) Buradan oturup bakmıştın dünyaya. (“bu evde balkon var mı ? diye” çıkıp bakmışlığın var.)
Kendimi konuşsam kendime daha ne isterim ki. (Soru işareti.) üşüyorum, ama tenim, öylesine kolay bir üşüme ki sorma gitsin. İçim çok sıcak. Çamaşır ipine tutunup elim uyuşuyor. ( kulaklarında demirin soğuğuna tutunmuş) evet Ankara’yı izliyorum.
Aşk ne fazla ne eksiktir.
Ve sancı geç saatlerde… (ben buradayım) …
Çağlar çağıldar…
Geceydi, ve yağmur yağıyordu. Kimseye sormadım (yağmur yağar, ıslanır dünya)..