- Kategori
- Gündelik Yaşam
Civcivler

güneş
Bir yumurtadan bir civciv çıktı. 15 yumurtadan 15 civciv. Ben her gün bir saat bu civcivlere bakıyorum. Karanlık çökünce annelerin kanatlarının altına girip nasıl sabahı beklediklerini görüyorum.
Güneş bir hoş çullanıyor üzerlerine.
Yeni bir yaşam başlıyor bebeciklere. Yeni bir tanıma, yeni bir korunma, yeni bir yaşama azmi görüyorum minicik bedenlerde.
Ördeğin ağzına karadut bulaşmış, bir karekteristik akustik hakim tarlaya. fasulyeler kendilerinde boy atmış, yanlarındaki sırıklara tutunurlar bir müddet sonra, sabah sisi çökmüş üzerlerine, kabaklar çiçek açmaya, kaysılar kızarmaya başladığından beri sustum kaldım...
Bir kuzgun sessizce süzülürken civcivlerin üstüne, anne hırçın bir gıdaklama ile üstüne saldırır.
Sabaha kadar bağırdı köpek, kalkıp bakmadım, kedi kadı kapmış 4 tavşan yavrusunu...
Birde öfkeliyim bugünlerde
Bir kırılganım ki öf aman kendimden bıktım.
- kendini koru oğlum!
- neden kendini koruyamıyorsun?
Anlamadığım sözlere mana veremedim. Kırılmanın ne olduğunu, korumanın ne olduğunu bilemedim, bir öfkeki yere göğe sığmadı.
Hep böyle yarım kaldı yazılarım. Hep böyle. Bir türlü sonunu getiremedim.
Uzak bir yerlerden her sozümün yağmur gibi yağıp kor asitlere dönüşmesini bekledim.
Uykum geliyor dostlarım. Çok uykum geliyor.
Bedenime hapsolmuş ruhumu serbest bırakmak istiyorum.
Bilin bakalım bana ne oldu, yakaza aleminide gene güzel kızlar gördüm.
Şimdikiler uzun bacaklı hindi yavruları gibiydiler. Karıştırır oldum artık insanlarla civcivleri.
Benim sevgilim bana düşman oldu. Bir türlü bir yer bulup koyamadım yerine kalbimi. Bir oraya bir buraya sarhoş oldu. Gıpta eder oldum gülen insanlara. Düşünmekten bizar oldum. Artık fıkra bile anlatmak istemiyorum.