- Kategori
- Blog yazarları tartışıyor!
Çobanbey mi, Kobani mi?

Bölge kaynıyor. Suriye kaynıyor; Irak kaynıyor. ..
Çıkar merkezleri petrol yüzünden bu çevreyi ellerinden bırakmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Yahudiler, Arapların dikkatini kendilerinden uzak tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Grupları, aşiretleri birbirine düşürmek için ne gelirse yapıyorlar.
Bazıları kafalarını Mezhepçiliğe takmışlar. Şunlar bizden; bunlar ötekilerden diyerek. Bu çevrenin insanlarını bölük börçük ediyorlar. Birbirlerine din uğruna, mezhep uğruna düşman ediyorlar ve savaşmaları için teşvik ediyorlar. Taraflara kim olduğu açıkça söylenmeyen dış devletlerden silah yağıyor. Amerika, Rusya, İran ve hatta Türkiye açık açık veya gizliden bazı grupları tutuyorlar, destekliyorlar ama iş deklare edilmeye gelince bundan kaçınıyorlar.
Bütün büyük ülkelerin casusları Suriye’de, Irak’ta… Bu çevrelerde cirit atıyorlar ve tarafları birbirine düşürmek için elinden geleni yapıyorlar. Araplar, Suriye’liler, Irak’lılar onlarca gruba ayrılmışlar… Hem İslami gruplarla çatışıyorlar hem birbirleriyle. Ne Suriye’de, ne de Irak’da merkezi otorite kalmamış; ordu denilen gruplar, eğitimsiz başıbozuklardan ibaret. Ufak bir zor görsünler, dağılıp, kaçıyorlar.
ABD güçleri havadan uçaklarıyla gelip, biraz IŞİD’i ve biraz da Kürt kuvvetlerin bombalıyor. Her iki tarafa da makinelı tüfek atıyorlar. Sonra da yanlışlık olmuş , diyorlar.
Suriye’deki ve Irak’taki bütün güçler birbirlerine “Allahuekber!” diye saldırıyorlar ve birbirlerini “Allahuekber” diye öldürüyorlar. Herkes de birbirini “yanlış inanç, yanlış Müslümanlık peşindeler..”diye suçluyor.
Bazı gruplarda çok sayıda yabancı ülkelerden gelmiş savaş erleri yer alıyor. Bunlar Afganistan’da, daha başka yerlerde savaşmış, artık savaşsız duramayan anormal tipler. Bunlara belli ki anormal paralar ödeniyor. Nereden geliyor bu paralar… O da belli değil.
Niye bu insanlar savaşıyor? En çok sorulan soru bu?
Petrol için mi?
Vatanlarını kurtarmak için mi?
İnançlarına sahip çıkmak için mi?
Emperyalistlere karşı direnmek için mi?
Dini kurtarmak için mi?
Macera için mi?
Para için mi?
Belki hepsi için…
Ama bazı anlaksız, cahil siyasetçilerin bu oyunlardan çıkar elde ettikleri kuşkusuz. Satılan Kürt Petrollerinin parası nasıl bölüşülüyor? Bunun cevabı ne?
Belki bazı soruların cevapları bugün verilemeyecek ama hiç verilmeyecek demek değil. Hele bu Orta-Doğu ülkeleri… İlk önce tutar yükseltir, insanı havalara çıkarır; sonra tutar yere çalar. Saddam’a ne oldu.? Sonunda bir ipin ucunda sallandı.
Siyasetçilerin bu şekilde cezalandırılması da hoş değil. Fakat bu ülkelerde oyun en radikal uçlarda oynanıyor ve intikam da çok acı bir şekilde alınıyor. Kimin gittiği, kimin geldiği hiç belli olmuyor. Demokrasi bir oyun… Tek Otorite olma hevesi bir oyun… Din , siyasetçilerin elinde bir oyun… Herkes, bu değerlerle çekinmeden oynuyorlar; sonra bir silahır ucunda hayatlarını bitiriyorlar.
Gerçek değerler yok… Sağlam bir eğitim yok… İnsanlık yok… Acıma yok… Din uğruna savaş yaptıklarını söyleyenlerin kadınlara karşı gösterdikleri tecavüzler insanın kanını donduruyor.
Zalimlik, kötülük, insafsızlık … Bütün bu teröristlerin kanında var. Nereden kaynaklanıyor bu. Devletlerin adaletsizliğinden… İnsanlar, önce Devletin adaletsizliğine başkaldırıyorlar. Sonra insan grupları kendi adaletini kendi gerçekleştirmeye başladığı an… Ne adalet kalıyor, ne Devlet, nede güvenlik… Herkes silahlanıyor; herkes birbirini öldürmeye başlıyor.
Her şey merkezi otoritenin çökmesiyle başlıyor. Merkezi otoritenin çökmesinin nedeni ise, adalet sisteminin çökmesi… İnsanlar adalete güvenmezlerse, hakime, savcıya, polise, askere güvenmezlerse, kime güvenecekler…
Herkes ayağa kalkıyor… Kıyama duruyor… Ondan sonra vur Allah vur… Ne zamana kadar… Biri gelip “DUR!” diyene kadar… Bu dur diyecek olan kimdir?
Kimdir? Kendi kendime soruyorum… Çeşitli yanıtları var ama tümü de doğru yanıtlar değil. Bakalım tarih ne gösterir… Göreceğiz.