​ Çocuğun çilesi: Boşanma / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '17

 
Kategori
Güncel
 

Çocuğun çilesi: Boşanma

Çocuğun çilesi: Boşanma
 

Boşanmalar gibi daha birçok konu var ki, ne yapılıp edilse de sanki çare bulunamayacak çok ağır dert yükü bir vaziyet çıkıyor karşımıza. Neresinden baksak zor, çaresi de hem var hem yok, çok zor. Dünyanın her yerinde insanlar hareket halinde. Her insan kıpır kıpır, dur durak bilmiyor. "Taş yerinde ağırdır." atasözümüze uyarak yaşayan insan sayısı hızla azalıyor. Uçakların binlercesi inip, binlercesi kalkıyor. Yolculuk halinde insan ve insanlık. Yola çıkan insan, hayallerini elde etmek için yola çıkıyor, bu hayalleri arasında düşünmediklerini de yaşıyor haliyle. Günümüz insanı bedenindeki yüreğine sahip çıkamıyor; aklı ile iradesi güçbirliği yapamıyor.

Tam bir şaşkınlık var.

Hız ve haz çağı da desek, iletişim çağı da desek, kolayca öfkelenişlerin yaşandığı zaman da desek, tahammülün neredeyse yokolduğu bir garip dönem de desek... hepsi de doğru!.. Doğru olmasına doğru da, yaşanan hayatlar ne kadar doğru?!.. Bu boşanma çilesine çare bulunamayacak mı?

Ordinaryus Profesör Doktor Hıfzı Veldet Velidedeoğlu kitabını da yazmıştı: "Ailenin Çilesi Boşanma" ismiyle... Çok yıllar önceydi ve o zamanalar boşanmalar yok denecek kadar azdı.

Çile ki ne çile!..

Hele de aile ayrılığı yaşayanların çilesi!..

Anne ve babası ayrılan; bu acıyı yaşayan çocukların hepsi için kocaman bir şehir kurabilsem, o çocukların hepsini bağrıma bassam, oyunlar oynasam, resimler yapsak hep birlikte, kitaplar yazsak, sebze-meyve yetiştirsek ve yetişkin hale geldiklerinde de güzel yuvalar kursalar, bu güzel yuvalarını ölünceye kadar ağız tadıyla yaşatsalar... Ne güzel bir ütopyadır değil mi?

Ey anneler ve babalar!..

Madem ki boşanıyorsunuz, madem ki boşanmayı da bir marifet sayıyorsunuz hiç değilse, çocuklarınız, büyüyüp yetişinceye, iş,ekmek sahibi olup evleninceye kadar kendinizi evlatlarınıza adayın. Yani hemen sevgiliymiş, birlikte yaşamakmış veya da evlatlarınızın onayını almadan evlenmekmiş filan gibi menfi adımlar atmayın... Hiç değilse boşandıktan sonra artık kavga etmeyin, kötülemeyin birbirinizi, maddi zorluklara atmayın kendinizi; erdemli ve faziletli bir hal ile yaşayın ve yaşatın çocuklarınızı da...

Ve bu konuda bugün (01.072017) basında (Sözcü Gazetesi, CNN, Yeniçağ Gazetesi ve başka gazete ve haber siteleri) çıkan üzücü, sarsıcı ve bir o kadar da düşündürücü haberi okuyalım:

“Her 5 dakikada bir boşandık!..

İşsizlik, hayat pahalılığı ve krizler evlilikleri tehdit ediyor. 15 yılda evlilikler yüzde 15.4 yükselirken boşanan çift sayısı ise yüzde 32.4 artış gösterdi

Türkiye Kamu-Sen'in 2002-2016 yıllarında gerçekleşen evlenme ve boşanmalara dönük yaptığı araştırmadan ilginç sonuçlar çıktı. Evlenenlerin sayısının azaldığı, boşanmaların ise arttığı belirlendi. Ekonomik krizlerin etkilerinin ortadan kalktığı süreçte dünya evine giren çift sayısında artış görüldü.

2008 yılında evlilik sayısı 641 bin 973'e ulaştı. Boşanma rakamları ise en düşük 2004'te 91 bin 22 olarak kayıtlara geçti. Boşanma sayısındaki en yüksek rakam 2015'te gündeme geldi. O yıl 131 bin 830 çift ayrıldı.

EVLİLİKLER DE AZALDI

2008'de yaşanan ekonomik krizle birlikte evlenen çift sayısı 2009'da 591 bin 742'ye geriledi. Aynı dönemde boşanan çift sayısı ise 114 bin 162'ye yükseldi. 2016'da 594 bin 493 evlilik, 126 bin 164 ise boşanma gerçekleşti. Geçen yılki evlilik ve boşanma rakamlarının 2015'e göre azaldığı saptandı.

Araştırmada, 2002'ye göre nüfusun artmasına karşın 2016'daki evlenme sayısının nüfus artış hızına yetişememesi dikkat çekti. 2002'de boşanan bir çifte karşılık 5.3 çift evlenirken, bu oran 2006'da 6.8'e kadar yükseldi. Ancak, 2016'da her bir boşanan çifte karşılık yalnızca 4.7 evlilik gerçekleşti.

2002-2016 yıllarındaki rakamların ayrıntılı analizi işsizlik, hayat pahalılığı gibi ekonomik sebeplerin evlilikleri ciddi biçimde etkilediğini ortaya koydu. 15 yıllık dönemde evlenme sayısı yüzde 15.4, boşanan çift sayısı ise yüzde 32.4 artış gösterdi. Evliliklerin en yüksek olduğu 2008'de her 5 dakikada 6.1 çift yuva kurdu. 0.93 çift ise evliliklerini sonlandırdı. 2016'da ise, her 5 dakikada evlenen çift satısı 5.6'ya düştü, boşanan çift sayısı da 1.2 oldu.

Araştırmayı değerlendiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ekonomik sıkıntıların aile kavramının büyük yara almasına yol açtığını belirterek “Aile kavramı, ciddi bir sarsılma içinde… Özellikle ekonomik sorunların baş gösterdiği yıllarda boşanma sayılarının artması, 2008 sonrasında ekonomide yolunda gitmeyen gelişmeler yaşandığının sosyolojik olarak da ispatıdır. Genç çiftlerimizin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, boşanma ile sonuçlanan aile içi huzursuzluklara yol açmaktadır. Bir süredir toplumsal dokumuzun hızla bozulduğu aşikardır'' dedi.

İşsizlik ve yoksulluk etkiliyor

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Bizi bir arada ve ayakta tutan aile kavramımız büyük yara alıyor” dedi. Koncuk, araştırmanın yeni evlilikler ve aile birliğinin korunması bakımından ekonominin birincil derecede önem arz ettiğini gösterdiğini belirtti. Boşanmaların yıllık bazda yüzde 20'ye ulaştığını belirten Koncuk, “Mutsuz ve sonu kötü biten evliliklerin temelinde ise ekonomik sıkıntılar, işsizlik ve yoksulluk olduğunu görerek buna göre tedbir alınması gerekiyor” dedi.”

...

Şimdilerde boşanma hadisesi sanki bir marifetmiş gibi bir hal aldı. "Allah katındaki en sevimsiz helal:Boşanmak."(Hadis.Ebu Davut,talak.) Türk Milleti ne oldu sana, neler oldu sana böyle?!.. Ulu ve dualı Türk Milleti, "titreyip" kendine gelmeyecek misin?!.. Müslüman Türk Milleti, senin için hayırlı olanlar belli, hayırlıca yaşama iradesine tutunmayacak mısın?!.. Tek tek insanlar, milletler, devletler ve en nihayetinde insanlık günbegün tükenirken, sen de mi tükeneceksin?!. Bize ne lazım, kimler lazım biliyor musunuz? Olağanüstü kahramanlar lazım: Kendisi dosdoğru yaşayan ve her birimizi bıkmadan,usanmadan dosdoğru yaşamaya çekebilecekler lazım.

Anne ve babası ayrılmış çilekeş çocuklar!..

Dilerim son bulsun bu çile...

Ve sizleri bağrına basacak, öz evlatları gibi koruyup kollayacaklar çağalsın, varolsun her şartta böyle güzel insanlar...

 
Toplam blog
: 323
: 2029
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..