- Kategori
- Eğitim
Çocuğun eğitiminde öğretmenin etkisi var mıdır?

Okul, eğitim yeri değil, öğrenim görme yeridir.
Açık bir şekilde ifade edilirse, eğitimde öğretmeninin etkisi denildiği gibi yoktur.
Peki, neden yoktur?
Okula başlayan çocuk, öğrenmeye, bilgi edinmeye gelmektedir. Eğitilmeye değil...
Çocuk, okula başladığı gün ailesinde ve çevresinde; oturmasını, kalkmasını, konuşmasını, diğer insanlarla ilişkilerin kapsamını, kişisel temizliği dahil tüm davranışları ve doğru uygulamalarını öğrenmiştir. Daha doğrusu öğrenmiş olmalıdır.
Neticesinde okula başlayan bir çocuğun eğitimi ve eğitilebilir özelliği zayıflamıştır.
Öğretmenin öğretim görevi ile anne-babanın eğitim görevi karıştırılmamalıdır.
...
Kaliteli mobilya bilinmektedir ki, Ceviz ağacından -kaliteli, işlenebilir ağaçlardan- üretilmektedir.
Dünyanın en iyi mobilya ustasının dahi, mobilya yapımına uygun olmayan -Kavak benzeri - ağaçlardan nitelikli bir mobilya yapabilme yeteneği bulunmamaktadır.
Kavak ağacının kerestesi bilindiği gibi işlenmeye, güneşe ve neme dayanıklı değildir. Bu ağaçlardan mobilya üretilmesi durumunda, Mobilyalar kısa bir süre içerisinde -ağacın karakterinden dolayı- şekil değiştirecek, bozulacaktır.
Bu örneği, iyi eğitilmemiş veya yanlış eğitilmiş insanlara uyarlayabiliriz.
Öğrenimi için kişinin bilgiyi özümsemesine alt yapısı uygun olmalıdır.
...
Eğitimde başarısızlığın temelinde, biz anne ve babaların, çocuk eğitimi için kendimizi yeteri kadar donanımlı, bilgili hale getirmememiz yatmaktadır. Ve bir başarısızlık sonrasında da işin kolayına kaçarak, çocuğumuzun başarısızlığının sorumluluğunu, okuluna, öğretmenine atarak başlıyoruz avazımız çıktığı kadar bağırmaya;
-"Hiç sormayınız, bizim çocuk şanssız! Öğretmeni iyi çıkmadı, o yüzden başaramadı, "
-Tabii ya… Ne demezsin!iz Öğretmen Karpuz misalidir! Seçmesini iyi bilmek lazım, seçmesini bilmezsen maazallah, Kabak Çıkar! Kabak!
-Biz, evimizde çocuğumuzu doğumu ile birlikte onu yaşama hazırlamayalım, evde kavgayı, huzursuzluğu eksik etmeyelim, çocuğa huzurlu bir ortam sağlamayalım, yıllarca televizyonun başında oturarak üstelik tüm davranışlarımızla çocuklarımıza kötü örnek olalım, sonrada başlayalım sızlanmaya;
-"Memlekette öğretmen de kalmamış, kalanları da, çocuğu okuldan soğutuyor!"
-İşin en kolayı nedir? Suçu, sorumluluğu başkasında aramak!
Okulda, bizim eğitilmemiş çocuğumuza ne yapacak, elleri öpülesi öğretmenlerimiz?
Çocuğun bilmediklerini mi ona öğretecek, yoksa eğitilme yaşı geçtikten sonra onu mu eğitecek?
...
Yaşama hazırlanmayan bir (çocuk) öğrenci, öğretmeninin verdiği bilgileri, hangi mantık kurgusu içerisinde değerlendirecek, ve yaşamında kullanacağı temel bilgileri nereden alacaktır?
Okulunda mı, evinde mi?
" Elbette, evinde, ailesinde."
" Okulda" Deniliyorsa,
O zaman şu soruya açık olarak cevap verilebilmelidir;
Neden bir sınıfta başarılı olanların yüzdesi, beş veya on seviyesinde kalmaktadır?
Madem, eğitimde, okul ve öğretmen birinci dereceden etken, ailenin, ebeveynlerinin çocuğa verdiklerinin çokta önemi yok...
Düşük eğitim ve öğrenim kalitesi nasıl izah edilecektir?
...
Çocuğun başarısızlığında temel etken;
-"Ebeyveynlerdir...
-"Aaa... Olur mu dersine çalışmayan çocuklardır."
-"Hiç değil! Onlara okulu, bilgiyi sevdirmeyen öğretmenleridir.."
Resim:www.memursen.org.tr'den alınmıştır.