Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
425
 

Çocuğunuz size benzemiyor

Yeni tanıştığınız bir aile evinize misafir gelmiş, çocuğunuz da ‘hoş geldiniz’ diyor, ellerini öpüyor, veya ergenlik çağındaki oğlunuz ya da kızınız aynı şeyi yapıp, odasına doğru yürürken, misafir kadın çocuğun da duyacağı bir sesle,

“Aman da maşallah!, çocuğunuz kocaman olmuş, Allah bağışlasın, amaaa!”

‘Amaa!’ da ne şimdi? diye düşünmeye başlayacağınız anda arkası geliyor sözün,

“Hiçte size benzemiyor. Ne anneden, ne de babadan almış… İnsan biraz anne, babaya benzer değil mi?”

Allah Allah lafa bak şimdi…

Gülümsüyorsunuz, ama kadının ağzındaki sözü kocası alıyor,

“Haklısın valla.. Anne kısa, baba kısa çocuğa bak selvi gibi maşallah. Hem de çok yakışıklı – çocuk kız ise tabi ki güzel deniyor-

Sizin sesiniz çıkmıyor, susuyorsunuz ve sadece gülümsüyorsunuz. Ne de olsa misafiriniz çocuğunuzu övüyor.

Misafiriniz devam ediyor;

“Çok da terbiyeli yani. Baksana gelip ellerimizi öptü, ‘hoşgeldiniz’ dedi, nerde şimdi bunun gibi çocuk, çoğu yabani yetişiyor, bilgisayar başından kalkıp bir hoş geldin demez mi adam, eve gelenlere, vallahi bizimkiler demiyor. Nasıl çocuk bunlar anlamıyorum..”

Sizin sesiniz yine çıkmıyor, sadece gülümseyip çayınızı yudumluyorsunuz, eşiniz mutfağa geçiyor, bir şeyler getirmek için.

Sözü adamın karısı alıyor yeniden;

“Yok anam yok, sizin çocuklarınız bir başka. Karneleri de çok iyiymiş, kime çekmişler acaba? Akıllı bunlar akıllı…”

‘Kime çekecek tabiî ki bana’ diyemiyorsunuz, eşinize ayıp olacak, ‘eşime çekmiş’ deseniz, kendinizi zekası kıt biri yerine koyacaksınız, olmayacak.

Araya başkalarını sıkıştırmak zorunda kalıyor, dedeye, amcaya, dayıya ya da halaya veya teyzeye benzediklerini söylemeye çalışıyorsunuz.

Kadın devam ediyor...

“İnşallah hep böyle gider, sonları da iyi olur inşallah..”

Siz de onlarla birlikte ‘inşallah’ deyip, onaylıyorsunuz konuyu değiştirmek ister bir tavırla ama devamını getiriyor sevgili misafirleriniz,

“Allah, çocuklarımıza sağlık afiyet versin, onların yokluğunu bizlere göstermesin, ama bu zamanda da çok dikkat etmek lazım canım, her şey oluyor dünyada, baksanıza bu gün gazetede okudum, adam canı gibi sevdiği oğlunun kendinden olmadığını yirmi yıl sonra öğrenmiş. Meğersem çocuk hastanede yanlışlıkla başka çocukla değiştirilmiş, ne kadar acı bir olay değil mi, yirmi yıl sonra oğlunun başkasının çocuğu olduğunu öğrenmiş adam..”

Araya kocası giriyor,

“O da bir şey mi, bizim şirkette çalışan adam, bir nedenden dolayı tahlil yaptırıyor ve tesadüfen kısır olduğunu öğreniyor… Ve bu adamın iki oğlu bir kızı var.. Anlayın artık…Ne günlere kaldık.. Zaman çok kötü çok..”

Eşiniz mutfaktan dönüyor, siz ister istemez ona dikkatle bakıyorsunuz, kafanızda hiç istemediğiniz sorular, konunun ilk açıldığı sözler;

“Bu çocuk size hiç benzemiyor…”

Gel de bu sohbetten zevk al, misafirler geleli daha birkaç dakika olmuş, konu nereden nereye atlamış…

Sonra konu değişiyor ama sizin surat aynı, kafada aynı sorular;

“Ne demek istedi şimdi bunlar?”

Aslında onlar hiç bir şey demek istemedi size, sadece böyle bir sohbeti bu şekilde başlatıp, daldan dala konup, moralinizi bozacak zincirler ekleyen öyle cahil insanlar var ki, onların yaptığına sadece ‘B..k yemenin Arapçası deniyor…

Siz siz olun böyle bir sohbet açmayın, kimsenin çocuğunu birilerine benzetmeye ya da hiç benzetmemeye kalkmayın…

Durduk yere …

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hele birde yabanci ile evlenenlerin cocuklarinin yazinizdaki kisiliklerle karsilasmamasi umuduyla . Tabi anne baba ile de ...

Nursen 
 28.08.2007 13:32
 

Çocuklar gelince gündeme, Halil Cibran (İranlı şair) Gelir aklıma; Çocuklar, Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil, Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları. Sizin aracılığınızla geldiler, ama sizden gelmediler Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil. Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil. Çünkü ruhlar yarındadır, Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz. Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları Kendiniz gibi olmaya zorlamayın. Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur. Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar. Okçunun önünde kıvançla eğilin Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever...

Latif 
 28.08.2007 13:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 75
Ort. okunma sayısı
: 1461
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. 28 yıllık g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster