​ Çocuklar "İnan"mış! Galatasaray 3-2 Beşiktaş / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '12

 
Kategori
Futbol
 

Çocuklar "İnan"mış! Galatasaray 3-2 Beşiktaş

Çocuklar "İnan"mış! Galatasaray 3-2 Beşiktaş
 

Spor Toto Süper Lig'in 28.haftası bir derbiye ev sahipliği yaptı. Galatasaray Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'da Beşiktaş'ı ağırladı.  Felipe Melo ve Johan Elmander(2)'in attığı gollerle sahadan galip ayrılan sarı kırmızılılar, en yakın rakibi Fenerbahçe'yle arasındaki puan farkını 9'a çıkararak liderliğini sürdürdü.

Öncelikle taraftarla başlamak istiyorum. Galatasaray taraftarı mükemmeldi. Bundan bahsetmeden geçemeyeceğim. ultrAslan, harika bir koreografiyle tribündeydi. Maç boyunca verdikleri tepkilerle, tezahüratlarıyla takımları için itici güç oldular. Galibiyette çok büyük bir payları olduğunu düşünüyorum, en başta onları tebrik ediyorum.

Maça gelirsek, derbinin adına yakışır bir oyun vardı sahada. Futbola doyduğumuz akşamlardan biriydi. Kesinlikle çok çekişmeliydi, mücadele doluydu ve örnek içeriyordu. Gerek Galatasaray'ın, gerek Beşiktaş'ın, birazdan anlatacağım sebeplerle, en azından bana çok fazla şey gösterdiği bir maçtı. O yüzden beklediğimize değen, bol gollü, müthiş bir maç izledik.

Değerlendirmeme misafir ekip Beşiktaş'la başlamalıyım. Fernandes'in yokluğu pas trafiğini ister istemez etkiliyordu. Bununla beraber, maçın ilk yarısında sakatlanan Egemen var tabii. Bu ikiliğinin yokluğu neler kaybettirdi? Fernandes'in olmayışında, bana göre Quaresma da çok etkili bir futbol ortaya koyamadı. Almeida çoğunlukla istediği topları alamadı. Beşiktaş orta sahası o varken olduğu kadar kuvvetli değildi. Egemen sakatlandığında, yerine giren Sydney'in hatalar yaptığını gördük. Özellikle Felipe Melo'nun attığı golü izlerseniz, rakibini kaçırdığını göreceksiniz.

Beşiktaş savunması, rakibine iyi dirense de, çaresiz kaldığı anlar vardı. Yenilen ilk golde stoperlerin anlaşmazlığı gibi... Genel olarak iyi bir çizgide durarak rakiplerinin ofsayta kalmasına sebep oldular. Ama orta sahayı topla iyi buluşturabildiklerini ve beklerini atağa katabildiklerini düşünmüyorum. Beşiktaş orta sahasına gelirsek, Ernst gibi bir gerçek var. Bence çok çalışkandı, sahanın en iyi isimlerinden biriydi. Hücum hattında daha fazla pas yapmaları gerekiyordu. Kanatlara daha fazla top indirmeliydiler ki bunu yaptıkları zaman, Galatasaray beklerini zorladıklarını gördük. Bir de, Semih'in üstüne gitmekle onun kuvvetini azalttılar, bu da akıllıca bir hamleydi. Carvalhal, Mustafa Pektemek'i oyuna sürdü, oyunun gidişatını değiştirdi. Ama yine de, İsmail'i alıp Mustafa'yı oyuna sokmasını çok da akıl karı bulmadım, bana göre cürretkardı. 

Bununla beraber, Beşiktaş'ın golleri attıktan sonra geriye yüklenmesi, ileride az adam bırakması da bir hataydı. Aynı zamanda, hücuma çıkan oyuncuların geri dönüp savunmasına yardım edememesi de... Tabii bunda yoğun maç trafiğinin de etkisi var ama biraz daha direnmeleri gerekiyordu. Galatasaray orta sahasının ve savunmasının maçtan düştüğü anda daha fazla pozisyona girerek, belki de goller bulabilirlerdi ama olmadı.

Galatasaray'a gelirsek... Öncelikle başlığımda belirttiğim Selçuk İnan'dan bahsetmek istiyorum. Sadece durup onu izlemek istedim bir an maçta. Belki de geldiğinden beri sahadaki en iyi performansını sergiledi. İnanılmaz paslar attı. Özellikle Eboue'yi topla müthiş buluşturdu. Attığı uzun paslar harikaydı. Aklıyla oynayan bir futbolcu olduğunu gösterdi. Melo'ya yaptığı asist, son golden önce Cenk'in önündeki topu alması... Tam bir mücadele örneğiydi. Bana göre sahanın en iyisiydi.

Sarı kırmızılıların savunması zaman zaman aksadı. Eboue maçın ikinci yarısında geri dönüşlerde zorlandı ama atağa verdiği destekler inanılmazdı, ilk goldeki hırsı... Semih, kendi kalesine gol atmasına rağmen bence büyük bir psikolojik savaş verdi maç boyunca ve her şeye rağmen iyi olduğunu düşünüyorum. Ujfalusi, alışıldık Ujfalusi. Hakan Balta da sol taraftan çok iyi destek verdi hücuma ama savunmada biraz daha dikkatli olması gerekiyordu, yenen iki gol de onun tarafındaki kanattan gelen toplardandı.

Orta sahada Selçuk'tan bahsettik, Melo'dan da bahsetmeliyiz. Takımı ateşleyen bir yapısı var. Ve bu bence her şeye yeterli. Kendini çok fazla göstermese de, bir anda çıkıp kahraman olabiliyor. Emre Çolak bu akşam sahada neredeyse hiç yoktu. Engin Baytar'ı yine faullerdeki abartılı hareketleri dışında, çok beğendim. Canını dişine takarak oynayan futbolcular her zaman takdire değerdir. Hücum hattında, Necati ve Elmander... Necati rakip takım defansını sürekli oyaladı ve çok yordu. Aynı şeyi Elmander için de söyleyebiliriz. Rolleri değişerek oynadılar, siyah beyazlıların kafasını karıştırdılar. 

Takım olarak iyi oynayan bir Galatasaray vardı. Bireysel performansları değil de, takım oyununu ortaya çıkardı sarı kırmızılılar. Ön alandaki baskıları olsun, paslaşmaları olsun... Ama orta sahada bir yerden sonra oyundan düşmemeleri gerekiyor ve savunmaya çabuk dönerek riskli alanı kalabalık tutmaları gerekiyor. Ayrıca, kanat oyuncularının beklere daha fazla yardımcı olması gerek. Bunları başardığına çok daha iyi bir takım görebiliriz sahada. Yine de, son dakikaya kadar koşan ve mücadeleyi bırakmayan bir takım olmaları, izleyenlere seyir zevki vermesi açısından harika. 

Her iki takımı da mücadelelerinden dolayı tebrik ediyorum... Başarılar diliyorum...

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 313
: 1350
Kayıt tarihi
: 21.03.07
 
 

1996'nın ilkbaharının dünyaya getirdiği birçok çocuktan biriyim. Milliyet Blog'da yazmaya yaşım h..