- Kategori
- Çocuk Psikolojisi
Çocuklarımız

Geçen gün işyerimde otururken oğlumun okuduğu lisenin müdür yardımcısı aradı. “Oğlunuz okulun önünde birileriyle kavga etmiş...” dedi. Gerisin duyamadım... Beynim karıncalandı... Kulaklarım uğuldadı... Televizyon haberlerinde izlediğim liseli gençlerin kavgaları geldi gözümün önüne. Çekilen bıçaklar, kovalamacalar, alt alta üst üste kavgalar... Taksiye atladığım gibi soluğu okulda aldım. Neyse ki korktuğum başıma gelmedi. Oğluma birkaç gün rapor alarak olayın soğumasını, gençlerin sağlıklı düşünerek hatalarını anlamaları bekledim. Düşündüğüm gibi de oldu ve olay tatlıya bağlandı.
Gençlere neyi paylaşamadıklarını sorduğunuzda, mantıklı bir gerekçe bile söylemiyorlar... Birçoğu hoşgörünün, sevginin, saygının, arkadaşlığın, paylaşmanın ne olduğu bilmiyor. Okumayan, sorgulamayan, marka düşkünü, özentili, sabırsız, her istediğini elde etmeye çalışan, emeğin ne olduğundan haberi olamayan, oburca tüketen bir gençlik yetişiyor. Görsel medya çocukların beyinlerini kameralı cep telefonlarıyla, atari ve bilgisayar oyunlarıyla yıkayarak kitaplardan uzak tutmaya çalışıyor. Çocuklar kanunları, güvenlik güçlerini yok sayan mafya filmleriyle besleniyorlar. Kimlere ve hangi sisteme hizmet ettiği bilinen bazı televizyon kanalları gençleri elimizden aldı. Artık onlara gücümüz yetmiyor, sözümüz geçmiyor
Galiba bu yanlışta bizlerinde payı var. Onlara hep yalan söyledik. Okuttuğumuz fantastik kitaplarla dünyayı hep farklı gösterdik. Gerçek olaylardan yola çıkılarak yazılan öyküleri, romanları okumalarını pek istemedik. Üzülmesinler diye tarlalarda, atölyelerde, inşaatlarda köle gibi çalıştırılan, fabrikalarda kolları, bacakları kopan çocukların öykülerini, yazmadık, (yazdırmadılar) okutmadık. Gerçeklerle yüz yüze geldiklerinde yaşadıkları dünyanın, kitaplarda anlatılanlardan çok farklı olduğunu söylüyorlar. Haklılar... Hâlâ onlara yalan söylüyoruz. Onları hâlâ bulutların, çalı süpürgesinin üzerinde uçuruyoruz. H. Potter’a özenerek uçmaya çalışan kaç çocuk hayatını kaybetti biliyor musunuz? “Kurtlar Vadisi” dizisindeki başkaraktere özenerek çete kuran, arkadaşlarını döven, haraç isteyen kaç ortaokul ve lise öğrencisi var tahmin edebiliyor musunuz?
Peki, bu konuda neler yapılıyor? Hiç... Sadece seyrediyoruz... Ne yapacaksak biran önce başlamalıyız. Sayın yetkililer kıpırdayın artık. Durdurun televizyonlardaki aile yapımıza, kültürümüze uymayan rezil programları ve filmleri de, hiç olmazsa yarınları kurtaralım. Henüz geç kalmış sayılmayız.
Bugünkü yazıma, rahmetli şair-yazar Rıfat Ilgaz’ın ‘Çocuklarınız İçin’ adlı şiirinden alıntı yaparak son vermek istiyorum.
Ah uzak görüşlü yetkililer,
Bıraksanız da büyük sorunları bir yana,
Biraz da ulusunuz için…
Halkınız için konuşsanız
Çocuklarınız için…
Kökleri kuruyup gitmeden!
Turgut ERBEK / Kars Haber Gazetesi