- Kategori
- Bebek - Çocuk
Çocukların Cinsel Oyunları !..

Anne ve babaların, çocukların cinsel oyunları karşısındaki tutumları nasıl olmalıdır?..
Bu, belki de cinsel eğitimin en önemli sorunlarından biridir, çünkü her çocuk ya arkadaşlarıyla ya da aile içerisindeki diğer çocuklarla "evcilik" ve "doktorculuk" türünden, belirli bir cinsel içeriği olan oyunlar oynayacaktır.
Gerçekte, çocukların "anne", "baba" ya da "doktor" rollerini üstlendiği bu oyunların hiç biri yetişkinlerin anladıkları anlamda "cinsel" değildir. Bu anlamda cinsellik esas olarak ergenlik döneminde ortaya çıkar. Şüphesiz, bu oyunların gerisinde bir merak ve bu merakın da altında belirli bir cinsel dürtü yatmaktadır; hatta bunların çocuğa bir haz verdiği de gözlenebilmektedir. Lâkin bu cinselliğin ve hazzın niteliği, yetişkin cinselliğinden çok farklıdır.
Peki nedir çocukları cinsel oyunlar oynamaya iten?.. Birincisi, karşı cinsin anatomisini daha yakından görme isteğidir. Bu merak, karşı cinsten bir kardeşi olmayan çocuklarda daha da güçlüdür. Diğer yandan, toplumun bu tür konulardaki olumsuz ve yasaklayıcı tavrı, bu oyunların çocuk için daha da çekici ve zevkli olmasına yol açmaktadır. Böylece meraka ikinci bir etken daha eklenmektedir; "yasak meyvenin çekiciliği". İşte bu yasaklama, cinsel oyunlara zevkli bir gerilim ve heyecan katmaktadır.
Bu tür oyunlar çocuklar için tehlikeli ya da zararlı olabilir mi?.. Bu konuda, çocukların yaşlarına, aralarındaki yakınlık ya da akrabalık ilişkisine ve oyunların niteliğine göre farklı cevap ve görüşler bulunmaktadır. Ancak sorunun çok basit olmadığı da açıktır. Bir yanda, bu tür oyunların anne-babalar tarafından çok şiddetli ve sert bir biçimde yasaklanması veya cezalandırılması halinde, çocukta sonradan cinsel yaşamında ve evlilik ilişkisinde bir yığın soruna yol açabilecek bir cinsel tutukluğun belirme olasılığı vardır. Lâkin diğer yanda da, ilk cinsel oyunlardan başlayarak son derece özgür büyüyen bir çocuğun cinsel bakımdan henüz pek özgürleşmemiş bir toplum içerisinde sonradan dışlanması, hatta cezalandırılması olasılığı yatmaktadır...
Gerçekten de sorun toplumsaldır; eğer toplumun kendisi, sözgelimi Polinezyalılar ya da Eskimolar gibi özgür bir cinsel ahlâka sahipse, çocuk cinselliği ile yetişkin cinselliği arasında bir çatışma çıkmayacak, insanlar çocukluğun masum cinsel araştırmalarından yetişkinlerin gerçek anlamda cinsel ilişkilerine doğal ve dengeli bir şekilde geçeceklerdir. Buna karşılık, cinsel bakımdan sınırlayıcı bir ahlâka dayalı toplumlarda, çocukların cinsel oyunları da değişik bir gözle görülecek, hatta sonradan bu tür oyunları oynamış kimselerin kendilerinde de suçluluk duygusu uyandıracaktır.
Anne ve babaların, çocuklarının cinsel oyunları karşısında benimsemeleri gereken tutumu birkaç noktada toplamak gerekirse...
1) Herşeyden evvel, cinsel oyun adı verilen şeylerin gerçekte yetişkinlerin kullandıkları anlamda "cinsel" olmadığını mutlaka anlamak gerekir. Bir başka deyişle, anne-babanın kendi cinsel önyargı ve rahatsızlıklarının çocuğa aktarılmaması gerekir.
2) Her çocukta merakın güçlü bir dürtü olduğunu, hatta gelişmenin bir meraka bağlı olduğunu da anlamak gerekir. Bu nedenle cinsel merakın anne ya da baba tarafından mümkün olduğu kadar erken yaşta ve mümkün olduğunca açık bir anlatımla giderilmesi zorunludur. Kız çocukta penis eksikliğinden dolayı bir "yarım kalmışlık" duygusunun uyandırılmamasına dikkat etmelidir... Ona kendisinin de bir "organı" olduğu, ama bu organın biraz daha farklı olduğu anlatılmalıdır.
3) Diğer yandan, çocuğa dış dünyada ve toplumda çıplaklık konusunda evdekinden oldukça farklı, hatta sınırlayıcı bir tutumun bulunduğu da anlatılmalıdır. Fakat bunu yaparken çocukta bir korku ya da utanç duygusunun belirmemesi için de çalışılmalıdır.
4) Sorulan bütün sorular mümkün olduğunca açık ve tam olarak cevaplandırılmalı, bununla da yetinmeyerek resimli kitap ve benzerleri yoluyla, konu çocuğun gözünde somutlandırılmalıdır.
5) Eğer çocuklar sadece evcilik ya da doktorculuk gibi oyunlar oynuyorlarsa, fazla sert ve telaşlı görünmeden onları başka oyunlara çekmek yerinde olacaktır.
6) En önemlisi de, cinsel oyunlar oynarken görülen çocuklara sert bir tepki göstermekten veya alay etmekten kesinlikle kaçınılmalıdır.