- Kategori
- Bebek - Çocuk
Çocuklarla yaşamak
Ben ülkem geleneklerine göre oldukça geç bir yaşta evlendim, 38. Dolayısı ile geç sayılabilecek yaşta çocuklarım oldu. İki taneler, Emre ve Melis. Allah onları ve tüm çocuklarımızı bizlere bağışlasın.
Genç yaşta çocuk sahibi olmak nasıl bir şey hiç bilemiyeceğim ama belli bir yaştan sonra çocuğun ne demek olduğunu, onlarsız geçmiş, dolu dolu yaşanmış sanılan hayatın ne denli boş yaşanmış olduğunu biliyorum. Evde olmadıkları kısacık bir sürede bile tüm mekanın ne denli boş ve ruhsuz olduğunu hissediyorum. Gürültü patırtı, şamata, yaramazlık, huysuzluk, neşe ve sevinçlerini, her şeylerini o kadar seviyorum ki...
Belli bir yaştan sonra çocuk sahibi olmanın en büyük avantajı, çocuğun gerçek değerini bilmek olmalı diye düşünüyorum. Yarınlara bakışın, mirasın, sana emanet bırakılmış yaşamının devamlılığı, ruhunun özgürleşmesi, hayallerin, hayattan aldığın derslerin en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken varlığın ve bu böyle sürüp giderken bir çocuğa ne kadar çok sorumluluk yüklediğinin farkına varıveriyorsun birdenbire.
O sadece bir çocuk, kendi hayatını yaşayacak, benzer hataları ve diğerlerini yapacak, kendine göre doğruları bulacak. Bazen bulamayacak, belli bir yaşam sürecek ve çocuğu olduğunda da o da benzer hayaller kuracak. Ve sonra yine aynı döngü ve yine aynısı, sürüp gidecek.
Hangi yaşta olursa olsun çocuk sahibi olmak dünyanın en güzel şeyi. Bu keyfi gereksiz beklentiler, düzenlemeler, sık boğaz etmelerle bozmamalı. Hem ana baba olarak biz hemde çocuk olarak onların bu güzelliği doyasıya yaşamasına imkan verilmeli, diye düşünüyorum.