Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '09

 
Kategori
Psikoloji
 

Çocukluk

Çocukluk
 

Çocukluk; aşılması gereken bir engeldir. Buna benzer bir söz okumuştum. Kimin olduğunu hatırlamıyorum ama çok doğru olduğunu düşünüyorum.

Çocukluk deyince hepimizin aklına masumiyet gelir, bir gün bu masumluğun bütün hayatımızı etkileyeceğini veya kâbusa çevireceğini hiç düşünmeyiz. Nasıl bir sorunumuz olursa olsun temeli çocuklukta atılmıştır. O masum dediğimiz çocukluk yıllarında. Demek ki o kadar masum değil.

Çocukluk çağları; kendimizin farkında olmadığımız, bilinçli aklımızın henüz gelişmediği ve her şeyi direkt kopyaladığımız bir dönem. Belki de o yüzden o çağlarda genelde mutluyuzdur. Farkında olmamak mutluluktur.

Ne zaman ki büyür, bilincimiz devreye girer ve hayatta bir takım sorunlar yaşamaya başlarız o zaman anlarız çocukluğun bize neler yaptığını. “Çocukluk etme” deyimi belki de buradan gelmiştir. Çocukluk etmenin bedeli çok ağır olabiliyor çünkü.

Çocukluk dönemi en güzel çağlarımızdır ama her güzel şeyin bir bedeli vardır. Bu bedeli hayatımızın geri kalan kısmında öderiz. Hatta çocuklukta yaşadığımız travmaları atlatamadan geçer gider ömrümüz. Tabi o zaman neyin travma olup, bedelinin ne olacağını bilmediğimiz için mutlu mesut eğleniriz. Çocukluk işte.

Bazen çocukluğun evrenin insana yüklediği bir program olduğunu düşünüyorum. O dönemde kayıt edilen her bilgi; daha sonraki hayatımızda karşımıza bir problem olarak çıkıyor. Sanki bütün hayatımızı o programı çözmek ve anlamını bulmak için yaşıyormuşuz gibi geliyor. Geçmişe dönüp suçlu arasak ve suçluları bulsak bile, pek de işimize yaradığı söylenemez. O zaman suçlu aramak boşuna, olduğu gibi kabul edip anlamını bulmak gerekiyor. “Bunları yaşamış olmamın bir sebebi olmalı” diye düşünüyor insan.

Saklambaç gibi; çocukluğumuza saklanmış olan hayatımızın amacını bulmaya çalışıyoruz. Şanslı olanlar çabuk buluyor ve hayatını daha anlamlı sürdürüyor, şanssız ya da beceriksiz olanlar ise ömür boyu uğraşıp duruyor.

Tam tersini düşünecek olursak; hayat nasıl olurdu acaba? Yani bilinçli ve farkında olarak başlasaydık hayata, yaşamak daha mı sıkıcı olurdu?

 
Toplam blog
: 117
: 2437
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..