​ Çok geç olmadan... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Çok geç olmadan...

Çok geç olmadan...
 

O değil de;

Televizyonda sabah sabah kaç kanal gezdim bilmiyorum. Gördüklerimin içinde en iyisi Karadeniz bölgesine ait olduğunu zannettiğim görüntülerdi. Gençler vardı, eğleniyordu. Bi’ tanesi tuluma benzer bi’ şey çalıyordu. Baktım bi’ süre. Oldukça keyifli görünüyordu.
 
O değil de;
 
Hakkını yememek lazım, basketbol oynayan kızlar vardı. O da keyifliydi. Aklıma 93'lü yıllarda Süreyya Plajı sahilinde izlediğim Beach Volley geldi. ‘Kızgın kumlardan serin sulara’ misali…
 
O değil de;
 
Başka bi’ kanalda tezgahın üstünde bi’ dolu tabak çanak vardı. Ve çocuklarını bağrına basmış anne edasıyla tabakların başında duran bir kadın,
 
Şimdi na’pıyorsunuz! Hemen bizi arıyorsunuz… diyordu… Zannımca; Ebru’nun tabiriyle, ‘antin, kuntin’ bir yarışma ve hediye olarak tabak çanak veriliyordu…
 
O değil de;
 
Hande Yener’i gördüm. El çabukluğu ile hemen kanal değiştirdim…
 
O değil de;
 
Siyasiler konuşuyordu. Hep aynı şarkıları söylüyorlardı… İçimden, ‘bunları gerçekten inanarak mı söylüyorlar’ diye geçirdim…. Hatta daha ileri gittim ve ‘dinleyenler bunları gerçekten inanarak mı dinliyorlar’ diye de geçirdim…
 
O değil de;
 
Yabancı müzik çıktı kanalın birinde. Müzikten ziyade görsellik ön plandaydı. Ruhum daraldı… 
 
O değil de;
 
Devletin yapması gerekenleri, kim olduğu tam anlaşılmayan program sunucusu bir kadın   yapmaya çalışıyordu. ‘İyilerin dostu, zalimlerin korkulu rüyası’ kıvamında… 
 
Başka bir kanala geçtim, sunucu kadın değişti ama kıvam aynı kıvam. Burada da kadının biri  vatan kurtarmaya soyunmuştu… TV’deki bu işlere neden hep kadınlar bakar ki diye düşünmeden de edemedim…
 
O değil de;
 
Bi’ de top koşturanlar vardı.  Bir haftayı geçti mi bilmem de gazetelerde haber bültenlerinin hep en üst sırasında futbol vardı. O arada ne önemli haberler geldi geçti. Ölenler, öldürülenler, yararlananlar, terör, açlık… Hepsi de futbola yenik düştü… Medyada hiçbiri rağbet bulmadı…
 
Dün bir haber okudum, yanında görseller vardı. Yabancı bi’ futbol takımıydı. Adamın biri diğer futbolcudan topu alabilmek için adamı resmen eziyordu. Adam yazık çaresiz yerde yatıyor, bir taraftan topa sahip çıkmaya çalışıyor bir taraftan da acılar içinde kıvranıyordu.
 
Haberin devamı o aptal hareketleri yapan futbolcunun ceza almadığı yönündeydi.
 
Görüntülere baktım da, futboldan anlamam ama o gördüklerim futbol falan değildi. Yani eğer futbol bir sporsa o gördüklerim spor değildi. Resmen bir çeşit terördü. Herkesin gözü önünde yaşanan ve kimsenin müdahalede bulunmadığı bir terör! 
 
O değil de;
 
Bazen herşeye uzaktan bakıyorum. Gördüğüm herşey insanların bilinçaltına çalışılmış gibi. Herkes, sadece beni izle, bana odaklan diyor. Hatta ‘herşey yalan, tek gerçek benim’ diyor.  
 
Yaşanan, bilinen ne kadar olumsuzluk varsa hepsinin üzerine kat kat boya çekilmiş gibi. Ya da insanların üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi. Somut şeyleri çöpe atıp soyut şeylerle cebelleşip duruyoruz. Herkes sanki rüyada gibi ya da hipnoz olmuş gibi... 
 
Bazen insanları sarsarak uyandırmak istiyorum!
 
Çok geç olmadan…
 
O değil de;
 
İyi bayramlar...
 
Toplam blog
: 1929
: 661
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..