- Kategori
- Deneme
Çömeleni köpek ısırmaz…

Çömeleni köpek ısırmaz derler. Gerçek payı var mı bilmesem de, o kadar çok duydum ki bu lafı. Dahası kim denemiş olabilir ki böyle bir şeyi..? Benimkisi de laf… Zulmün karşısında hiçbir direnç göstermeksizin çömelmek, çoğunluğun belirgin reflekslerinden biri değil midir..? Zulüm daha harekete geçerken bilir ki; dişlerini gösterdiği anda büyük çoğunluk çömelecektir. Zaten bundan cüret bulur, bundan alır gücünü.
Diğer yanda, zulmün karşısında da, köpeğin karşısında da çömelen bir insanlık. Sahi bir bağlantı kurmak mümkün müdür bu ikisinin arasında..? Ve dik duran insanın formülünü yaratmak zulmün karşısında…
Köpek besleyen bir dostum var. O’na sordum; “doğru, çömeldiğin zaman saldırmaz” dedi. “Yerden taş almak için eğildiğini düşünüyor olabilir mi..?” diye sordum. Öyle olsa sakinleşmeyip daha çok hiddetleneceğini söyledi. Şöyle açıkladı köpeğin saldırmama nedenini: “Çömelmek, küçülmektir. O’nun büyüklüğünü ve gücünü kabul etmektir. Gücünü kabul edip, karşısında eğildiğin için saldırmaz.”
Doğrusu, açıklama gayet güzel olmakla beraber benim aklıma pek yatmamıştı. Köpeklerin felsefeye bu kadar düşkün olabileceğine pek ihtimal vermiyordum. Üstelik bu açıklama köpeğin değil de, zulüm karşısında çömelen insanlığın duygularını anlatıyor gibiydi.
İnsanın çömelmesiyle, köpeğin sakinleşmesi arasında nasıl bir bağlantı olabilirdi ki..? Bir hayli düşünmem gerekti ama sonunda doğru cevabı bulduğumu zannediyorum.
Köpek hangi dürtüyle saldırıyor olursa olsun, karşısındaki insanın çömelmesi, aslında hiç beklemediği ve kendisini şaşırtan bir durum. Bu hareketi, kendisinin de her gün defalarca yaptığı bir eylem olarak değerlendirip, insanın fizyolojik bir ihtiyacını gidermekte olduğunu düşünüyor. Birdenbire, başlangıçtaki saldırı dürtüsünden daha önemli, daha cazip bir ödül ihtimaliyle karşı karşıya kalıyor. İnsanın fizyolojik ihtiyacını gidermesi, köpek için cazip bir ziyafet demek. Sakinleşip, ağzı sulanarak bu ziyafete hazırlıyor hayvan kendisini.
Diğer tez kadar hoş gelmese de kulağa, doğruya arıyor, bulabildiğim yegane sonucu yazıyorum. Benim için sonucun itici olup olmaması değil, zulüm ile ilişkisi önemli.
Köpek saldırırken, insandan çömelmek gibi bir beklentisi olmadığı gibi onun şaşırtan bir durumdur bu. Oysa insani değerlere saldırırken zulüm, en önemli beklentisi insanlığın köpek karşısında yaptığını onun karşısında yaparak sinip, çömelmesidir. Yani çok daha planlıdır ve köpek kadar masum değildir zulüm. Doğaldır ki, beklentileri de o kadar ufak değil.
Köpek gibi zulmün karşısında da tarihsel bir refleksle çömelmeye alışan kitleler ise artık anlamalıdır ki; dört ayaklılar karşısında işe yarıyor olsa bile, zulmü caydırmanın yolu onun karşısında dik durmaktır, çömelmek değil…