- Kategori
- İlişkiler
Çözülemeyen kadınlar... Çözülemeyen adamlar...

Dilerim senin aşkın da senin gözlerini kamaştırır... Tıpkı bu iki sevgiliyi kendinden geçirdiği gibi...
" Aşkı kim yönetir? " başlıklı yazısına gönderdiğim yoruma, verdiği cevabın sonunu " Erkek kadını çözemez, kadın da erkeği..." diye bitiriyordu; sevgili Didem Kandemir. Gördüğün gibi Didem hanımın kurduğu bu cümle, bu akşamki yazımın da ilham kaynağı oldu güzel okuyucum.
Gerçekte de durum böyle midir sence de? Erkek kadını, kadın da erkeği çözemez mi? Hem de çok istese de...
Bence... Adamına bağlı ve de kadınına; bu sorunun cevabı.
Erkeğinin karşısında çözümsüz bir çapraz bulmaca gibi durmayı seven kadınları, ben de bilirim de!... İstekli, iştahlı, arzulu ve dahi tutkulu bir adamın önünde, çapraz bulmacası da, kendi de çaresiz kalır ve teslim olur; eninde sonunda kadının... Tabi bu en çok da, beyaz atlı prensin de ne kadar kararlı olduğuna bağlıdır; eninde sonunda. Öyle değil mi sence de?
Ya da bir adamı kafasına koyan kararlı, ihtiraslı, ne istediğini bilen, erkeğine göz koyan, gönül veren bir kadına; hangi adam? Hangi silahıyla karşı koyabilir ki? Öylesine tutkulu bir kadın, engel tanır mı sanırsınız siz yoksa?
Sizi tüm benliğimle temin ederim ki, seven bir kadın, biraz da şansı yaver gidip, esas oğlanın da hafiften ona meyli varsa eğer... Adamı kolayca çözecektir. Hem de çorap söküğü gibi! bence.
Aynı durum kararlı bir aşk çocuğu, ateşli bir aşk adamı için de geçerli değil midir sizce de? Bir kadın onu ölümüne isteyen bir adam karşısında ne kadar direnebilir ki? Hele de hafiften onunda gönlü varsa; bu uslanmaz, ateşli aşk çocuğunda. Ya da sakin ama kararlı, tutkulu ve ne istediğini bilen bir adam karşısında.
Yeterli irade, acıcık pozitif elektrik, biraz ruhta, biraz da kafada ortaklık söz konusuysa; hele bir de ten uyumu varsa; bu ikili arasında...
Ortalıkta ne çapraz bulmaca!, ne de çözülememiş adam ya da kadın kalır! Benden söylemesi canımcım!
Peki bunca anlattıklarıma rağmen, bunca insan neden mutsuz? Neden boynu bükük bir mutsuzluk içinde sence? Bitmez bir özlemle yüreğinde; dolanır da dolanır; bir başına ya da kendi halinde... Neden? Neden acaba?
Hani " Her şeyin bir vakti, bir saati vardır! " derler ya; halk arasında... Demek ki vakit tamam değil... Ya da saat durmuştur belki!... Kim bilir? Aşk bu... Bir tek çalımıyla, gelir her şeyi altüst ediverir!...
Sence de öyle değil mi, benim güzel kardeşim?
Not: Yazıdaki görsel www.cumhuriyet.com.tr adresinden alınmıştır.