​ Cumhur İttifakı Denkleminde Saadet Partisinin Konumu / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '18

 
Kategori
Güncel
 

Cumhur İttifakı Denkleminde Saadet Partisinin Konumu

Cumhur İttifakı Denkleminde Saadet Partisinin Konumu
 

Türkiye 15 Nisan referandumuyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi şeklinde adlandırılan başkanlık sistemine geçti. Bundan böyle iktidar olabilmek, yani başkanlığı kazanabilmek için geçerli oyların yarıdan “1” fazlasını almak gerekiyor. Bu da hali hazırda çok parçalı siyasi yapıda ittifakları zorunlu kılıyor.

2019 seçimi için ilk ittifak oluştu. AKP, MHP ve BBP’nin yer aldığı ittifak Saadet Partisi’ni de bünyesine katarak tüm milliyetçi-muhafazakar toplum kesimlerini kavrayabilme ve kalan kesimleri de CHP-HDP ekseninde mümkünse karşı cephe haline getirme, İyi Parti’yi o cephenin dümen suyunda gibi gösterme ve öyle algılanmalarını sağlama çabasında. Bu çabalar başarıya ulaşırsa, oluşacak ayrışma (ve hatta bu duruma cepheleşme demek dahi mümkün) neticesinde Cumhur İttifakı seçimi daha ilk turda rahat ve açık ara kazanmayı garantileme olanağına kavuşabilecek.

Saadet Partisi, güleç yüzü, yumuşak ses tonu, hak, hukuk, adalet, vicdan vurgulu  ve ayrıştırıcı olmaktan ziyade birleştirici söylemleriyle bu ittifaka mesafeli durarak hesapları bozuyor gibi görünüyor.

İttifakın bu partiyi bünyesine katma çabaları ve ısrarları ise sürüyor.

Türk siyasi yaşamında ayrışmadan çok birleşmeye, cepheleşmeden çok el ele tutuşmaya, kavgadan çok barışa ihtiyacımızın olduğunu düşündüğümüz günümüz koşullarında Saadet Partisi’nin ve lideri sn. Temel Karamollaoğlu’nun bu birleştirici ve kaynaştırıcı yaklaşımının dostluk, kardeşlik ve birlik duygusunu yükselten tutumlarını takdirle karşılayanlardanız. Memleketin seçim hesapları uğruna kabak gibi ortadan ikiye bölünerek cepheleşmesinin son derece sakıncalı olduğunu düşünüyoruz.

Ancak, iyimserliğimizde ihtiyatı da elden bırakamıyoruz.

Türk siyasi tarihinde geçmişte ve yakın geçmişte örneklerine pek sık rastlandığı üzere, “dün dündür bugün bugündür” prensibiyle dün ak dediğine bugün kara deme veya bunun tam tersi durumlara düşülmesinde hiçbir beis görmeme ve bu durumlara düşülmesinden asla ve kat’a arlanmama durumlarından kaynaklanan yaşam deneyimlerimiz, Saadet Partisi ve onun sempatik lideri sn. Temel Karamollaoğlu’nun bugün sergilediği duruşun  devam edip etmeyeceğine dair kesin bir kanaate varmamıza mani oluyor.

İster istemez aklımıza, “Saadet Partisi acaba samimi duruş mu sergiliyor, yoksa daha çok taviz koparabilmek adına sıkı pazarlık mı yürütüyor” sorusunun çengelini takıveriyor.

Hiç mi kimseye güvenimiz kalmamış ve artık paranoya derecesine varmış bu evhamlarımızın sorumlusu biz miyiz?

 

Kenan IŞIK

 
Toplam blog
: 432
: 2964
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..