- Kategori
- Güncel
Cumhur'un Bayramı'na engel olmak Faşizm'e giden yol mudur?

Cumhur’un Bayramı’na engel olmak Faşizm’e giden yol mudur?
“Cumhuriyet Bayramı” ‘Cumhur’un elinde tuttuğu ‘egemenliğin’ kutlanmasıdır.
“Cumhur” ‘halk’tır;’ ‘halk’ın ta kendisidir.
Yahya Kemal BEYATLIşöyle der ‘Cumhur’ için: “Cumhur’a muhalefet kuvveihatadandır yani, ‘halkın tuttuğu bir davaya karşı çıkılmaz.”
‘Cumhur’un bayramı ‘Cumhuriyet’i ‘Cumhur’ gönlünce kutlamalıdır.
Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın amacı nedir?
‘Baskı düzeni’ kurmayı amaçlayan bir ‘anlayış’ mıdır?
Yani Cumhur’un Bayramı’na engel olmak ‘faşizm’e giden yol mudur?
Başbakan ERDOĞAN, ana muhalefet partisi Lideri Kemal KILIÇDAROĞLU’na yükleniyor, hızını alamıyor medya dünyasına yöneliyor; olmuyor, ‘öfkesini’ köşe yazarlarından çıkarmaya çalışıyor.
Cumhuriyet’in 29 Ekim 1923 Gecesi Saat: 20:30 ilanı üzerine Ulus’un duyduğu içten sevince katılmaktan çekinenler de olmuştur.
Mustafa KEMAL Cumhuriyet’in ilanına muhalefet eden bir bölüm ‘halk’ın ve ‘medya’nın’ tepkilerini ’Nutuk’ta dile getirmiştir.
Cumhuriyet’in ilanı dönemin ‘medya’sı tarafından ‘bilinçsiz’ ve ‘ölçüsüz’ bir şekilde eleştirilmesi karşısında ‘karizma’sı ve ‘tek lider olma’ özelliğine rağmen, Mustafa KEMAL, ‘sağduyu’sunu kaybetmemiş, ‘soğukkanlılığını’ yitirmemiştir.
Örneğin: ‘Yaşasın Cumhuriyet’ başlığı altındaki yazılar bile Cumhuriyet’in ‘kuruluş’ ve ‘duyuruluş’ yönteminin ‘sıkboğaza’ getirilmiş olmasının ‘sav’ı kutlamalara gölge düşürmüştür.
Cumhuriyet’in ilanını Meclis’in alkışlarla kabul etmesi, Ulus’un top atışları ile kutlanması eleştiriliyor; “Cumhuriyet’ ‘alkış’ ile ‘dua’ ile ‘şenlik’ ve ‘donanma’ ile yaşamaz.” ‘anlayışı’ medyanın ağırlıklı konusu olmuştur.
Dönemin medyasını oluşturan ‘İstanbul Basını’ haber, yorum ve köşe yazılarında ‘azı gemiye almış,’Mustafa Kemal’e ‘hakaret’ çizgisine kadar ulaşmıştır.
İstanbul Basını, Amerika Birleşik Devletleri’ne(ABD)‘bağımsızlık’ kazandıran George WASHINGTON’un, çiftliğine nasıl çekildiğini örnek gösteriyordu.
Amerikan Meclisi hiçbir ‘lider’i göz önüne almadan, yalnız ‘halk’ın çıkarlarına öncelik tanımış, altı yılda ABD Anayasası’nı hazırlamış, WASHINGTON ‘Başkanlık’ koltuğuna sonra oturmuştur
Kendilerine “Cumhuriyetçiyim” diyen grup dahi rejimin önem ve değerini küçük düşürme fırsatını kollamıştır.
Bu yazıları yazanın amacı, Cumhuriyet’i halka sevdirmek mi, yoksa bunun put gibi tapılacak bir şey olmadığını anlatmak mıydı?
Cumhuriyet bize rejim değişikliği ile birlikte ‘düşünce değişikliği’ de getiriyor mu?
Mustafa Kemal, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin ilanı ile muhalefet ve özellikle İstanbul medyasının ‘sınırsız’ ve ‘sorumsuz’ eleştirilerine genellikle ‘hoşgörü’ ve ‘sorumluluk bilinci’ ile yanıt vermemeyi tercih etmiştir.
Günümüzde son ERDOĞAN Hükümeti tarafından Cumhuriyet Bayramlarında Cumhur’un egemenliği elinden alınmış, ‘protokol’e devredilmiştir.
Tüm ülkede Cumhuriyet Bayramı kutlamaları amacıyla alanlara inen Cumhurların engellenmesi karşısında Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL;
“HERKES BAYRAMINI İSTEDİĞİ GİBİ KUTLAMALIDIR.” ifadesinde ‘Cumhura olan ‘saygıyı’ özetlemektedir.