- Kategori
- Güncel
Cumhuriyet tarihinde bir ilk!

Kaynak: İnternet
Benim yaş dönemim ve üstündekilerin hayret ettikleri siyasi dildeki amiyanelik on üç yıldır çıtasını yükselttikçe yükseltiyor; her seferinde “Yok artık, bundan fazlası olmaz!” diye düşünürken, bizleri şaşırtmaya devam ediyor!
(İşin en vahim tarafı, bu yıllar içinde kişiliklerini bulmaya çalışan ergenler, gençler ve hatta çocuklar için öyle alışıldık, bilindik ve doğal kabul edilen bir örnekleme oluyor ki; televizyonun sürekli açık olduğu bir evde büyüyen bir bebeğin ilk konuşması muhtemelen “Eyyy anneee!” olacaktır! )
Şaşırmakla kalmayıp, gel zaman-git zaman bazı konuşmalara referans göstereceğiz, bazı düşüncelere karşı çıkacağız derken, el mahkum, aynı dili kullanmaya başladık!
Dilin amiyaneliği ile birlikte dini referansları da yazılarımıza katar olduk!...
Yanlışları göstermek uğruna...
******
Lakin, bitmek-tükenmek bilmeyen bir şey var; adını koymakta zorlanıyorum; her geçen gün katlanıyor, çoğalıyor!
Hangi birine yetişeceğini bilmiyorsun; yaklaşanı da yakan bir şey üstelik!
******
Benim yaş dönemim ve üstündekiler gayet iyi bilirler ki siyasetin usturuplu bir dili vardı; bir de edebi...
Siyasetin de bir ağırlığı vardı; kimse kimseye bel altı vuruşu yapmaz, hakaret ve tehdit etmezdi!
Hele ki seçmen olan vatandaşa “Hakaret etmek” kimsenin haddine değildi!
******
Vatandaşın yemediği hakaret, uğramadığı zulüm kalmadı; aç vatandaştan alınan vergiler, SGK katkı payları, iletişim vergileri falan da kesmediği için aklınıza ne gelirse ücretlendirilirken pırlanta KDV’den muaf tutularak, süt, ekmek gibi gıda maddelerinden de öncelikli ve gerekli mal kapsamına alındı!
Bunlar bildiğimiz şeyler; yeni olan bir şey yok!
Yeni olan şu: Bir cumhurbaşkanı kimselerden habersiz yaptırttığı imarsız sarayının hiçbir klozeti altın değil değil diye ana muhalefet partisine kafa tutuyor!
Bir yıldır yazılan tanesi bin lira olan altın varaklı su bardakları için sesini çıkarmamışken, şimdi kükrüyor ve diyor ki: Hadi kanıtlasın! Kanıtlarsa görevimden vaz geçerim; peki o vazgeçer mi?
Hey allahım!
Sen kalk cumhurbaşkanı ol, imar konusunu geç, altın klozet ile kafa tut!
Valla, hiçbir başbakan, cumhurbaşkanı bu günlere dek “Bide” ile, “Klozet” ile gündeme gelmemişti!
“Cumhuriyet tarihinde bir ilk!” diye manşetten verilen haberleri çok seven eski başbakan, yeni cumhurbaşkanı için bu haber kaçmış muhtemelen, ancak kendisi gayet güzel anımsatmış!
******
Siyasette “Tehdit” olayını da cumhuriyet tarihinde ilk kez gördük; hem de cumhurbaşkanı tarafından!
Bakın, “Cumhuriyet tarihinde ilk kez”, flaş, flaşın flaşı bi durumdur; es geçmeyelim arkadaşlar!
“O adam bedelini çok ağır ödeyecek!”
Can Dündar’a ne olacak?
******
Kafan rahat etsin istiyorsan yalan söyleme derler; kime ne demiştim diye hatırlamak zorunda kalmazsın!
Allah aşkına; MİT o kadar çaresiz mi ki güya yardım için Türkmenler’e gönderdiği tırlara sahip çıkamayacak?
Tırların hamule senedine, yani konşimentosuna, yalan beyanda bulunacak?
Üstelik de, konunun ilk ayyuka çıktığı zamanda apar-topar birileri içeri alınacak, yetmeyip basın yasağı konulacak, ve... Bingo!
“Ayy şekerim, biz bu fakir aileye yardım ediyorduk, bilinsin de istemiyorduk; o nedenle elimde çorba tası gördüğünde yalan söyledim; kedilere götürüyorum dedim, valla bak, allah inandırsın, şimdi itiraf ediyorum!” tarzında beyanatta bulunulacak!
Ayol, o iş o kadar masum olsa “Eyyy” diye gürleyen şahsiyet şimşeklerini neden yetkililere salsın ki?
Aynen, bugün yapıldığı gibi, “Eyy vatandaş! İyilik peşindeyiz!” diye bağırmaz mıydı sanırsınız!
******
Valla, bugüne kadar hiçbir siyasinin bu kadar vatandaşa hakaret ettiğine tanık olmadım! Hiçbir vatandaşın da bu hakaret karşısında sus-pus olduğuna da rastlamadım!
Siyaset; vatandaşın tercihini kullanacağı bir platformdu; siyasi partiler edepleri-adapları ile birlikte vatandaşlara kendilerini seçmeleri konusunda telkinlerde bulunurlardı.
Başbakan ve cumhurbaşkanı kendi görevleriyle ilgilenir, parti işlerini partililere bırakırdı...
******
Sahiden de Türkiye Cumhuriyeti’nde bir ilktir; Tayyip Bey, başbakanken de parti liderliğinden vazgeçmedi, cumhurbaşkanıyken de...
Vatandaşı bu kadar açlığa, işsizliğe, umutsuzluğa ittikten sonra hala alkış beklemek de kensine özgü!
Diyor ki; ekonomimiz tıkırında!
İnsan dumura uğruyor; sahi buna mı inanıyor yoksa böyle dediğinde inanların olacağını mı sanıyor?
Hayır yani; cumhuriyet tarihinde yine ilk kez yaşanan bir olay var da...
Bir kutlamada havai fişekler patlatılmıştı; parası “çerez” bile değerinde değildir, olsa olsa üç-beş bin falan; ama gündüz patlatmayalardı iyiydi!
Görgüsüzlükten ziyade bilgisizlik olarak kayıtlara geçti!
https://twitter.com/Gulgunkaraoglu
gulgun_2006@hotmail.com