​ Cumhuriyetin ilk 15 yılı her yönden en parlak dönem idi. Dr.Ali Topçubaşı / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Cumhuriyetin ilk 15 yılı her yönden en parlak dönem idi. Dr.Ali Topçubaşı

Dersim isyanı ile Cumhuriyet in kurucularına yönelişin ardından,  Ulu önderin Nutuk unun yasaklanması içinde malum çevrelerin başlattığı ısınma turları hız tanımadan devam etmektedir.Koskoca imparatorluğun kaybedilmesinin ardından, onda 1 ölçeğindeki anadoluyu da Türklere yar etmemeye kararlı emperyalist güçler ve ona yardakçılık edip, Amerikan ve ingiliz sömürgeciliğini tarihte hiç esaret altında olmamış iki ulustan biri olan bu ulusu , dışarıdan yönlendirmeyle zayıflatmaya çaılışmaktadırlar. İlk önceleri kurtuluş savaşının yalnızca iman gücü ile kazanıldığını belirterek, Mustafa Kemalin etkisini zayıflatamaya veya görmemezliğe getirilmeye çalışılmıştır. Kurtuluş savaşına kadar topraklarının yüzde 90ını kaybederken iman gücü yok muydu ki,  Dünyadaki herkezin imrendiği Musta Kemalin etkisini  toplum gözünde zayıflatarak , ülkenin çimentosunu ortadan kaldıralım. O zaman koskoca Türkiye cumhuriyetinin bakanına, İsviçre gibi bir ülkenin savcısının soruşturma açmasının önüne geçemezsiniz. Cumhuriyetin kurulmasının ertesinde,  zamanın süper gücü İngilterenin Atatürk karşısındaki saygısı dünya tarafından bilinmektedir. Yine, Avrupayı kasıp kavuran İtalyanın lideri Mussolinin Hatay ve çevresinin kendilerine bırakılması küstahlığını göstermesi üzerine Ulu önderin çizmeyi ayaklarımın altına almayım haykırışını ve İtalya nın çarketmesini unutmamız lazımdır.

Atatürkün askeri, politik dehasının yanında, müthiş bir ekonomi dehası da vardır. Kurtuluş savaşınında etkisi ile yetişmiş insan gücünü kaybeden Türkiye, olağanüstü bir kalkınma başarısı göstermiştir. Yeterli doğal kaynağı, insan gücü ve sermayesi de olmamasına rağmen, sonraki dönemlerin hiçbirinde yanına bile yaklaşılamayacak bie gelişme trendi içinde olmuştur.

Türkiye 1923-1938 döneminde ortalama yüzde 7.8 büyüyerek son 89 yılın en parlak dönemini yaşamıştır. Yüzde -2 enflasyona ve 1929 yılına kadar osmanlı borçlarını ödeyerek gerçekleşen büyüme bugüne kadar sürdürülebilseydi, toplam milli gelirimiz  muasır medeniyet diye cumhuriyetin başlangıcında hedef gösterilen  tüm AB ülkelerini geçerek 5 trilyon doları aşacak, ABD den sonra ikinci süper güc olunacaktı.

Cumhuriyetin ilk 15 yılında;  yetişmiş insan kaynağı kurtuluş savaşında büyük ölçüde azalmasına karşın,  gerçekleşen bu göz kamaştırıcı büyüme, ne yazık ki bügüne kadar sürdürülememiştir. 1938-50 döneminde  ortalama yüzde 13.5 enflasyonla,yüzde 1.2e  inen büyüme, 1950-60 menderes döneminde yüzde 10.1 enflasyon ile, yüzde 6.3 büyüme gerçekleştirerek ikinci en hızlı büyümenin gerçekleştiği dönem olmuştur. 1960-1970 döneminde yüzde 5.9 enflasyon ile büyüme yüzde 5.5e düşmüştür. 1971-80 doneminde 1974 petrol şokunun da etkisi ile enflasyon ortalama yüzde 35lerde olurken, büyüme de yüzde 4.5 lere inmiştir.1980  lerden günümüze çeşitli krizlere maruz kalan ekonomi yüzde 50leri aşan enflasyon ve yüzde 4 lerin aşagısına inen büyüme ile karşı karşıya kalmıştır.

2001 yılında  Derviş ile uygullamaya giren güçlu ekononomik program, tek partinin avantajı ve programa sahip olması ile 2007 yılına kadar ekonomiyi olumsuz dış etmenlerden korumayı başarmıştır. Bu donemde yüzde 6 yı aşan büyüme, ihracatın 136 milyar dolara, ithalatın 241 milyar dolara ulaşması, ekonomiyi dünya ölçeğine ulaşmasına neden olmuştur.Dünyanın 16. cı  büyük ekonomisi olan ülkemiz aynı zamanda dış şoklara da açık hale gelmiştir.

Ülkemizin 1923 yılından günümüze olan gelişmesini daha iyi anlayabilmek için;  o günün süper gucu kabul edilen ingiltere ile karşılaştıralım.1923 yılında Türkiyenin toplam milli geliri 565 milyon dolar iken ,ingiltere nin 11 484 milyon dolar olduğunu hatırlatalım.Yani; Cumhuriyetimizin ilk yılında toplam milli gelirimiz ingiltere nin 20 de birinden daha aşağı duzeyde idi. İngiltere ; yaklaşık 85 yılda toplam milli gelirini 241 kat artırırken, 2011  yılı milli gelirimizin  satın alma gücüne göre  1 trilyon 3 milyar dolar  tahminine gore 1773 kat arttırma başarısını göstermiştir.Yani ,Türkiye aynı dönemde ingiltereden  7 kat tan fazla  hızlı büyümüştür.

Cumhuriyetin ilk yıllarında , Almanya, Fransa, İngiltere ve italya ortalamasının 10da birinden aşağıda olan ortalama toplam  gelirimiz,2011 yılında 1/3 düzeyini aştığını  hatırlatalım. 2011 itibari ile bu 4 ülkenin toplam milli geliri 10340 milyar dolar, yani ortalama olarak 2 trilyon 585 milyar dolar iken, ülkemizin 1 trilyon 3 milyar  dolar olmasının beklendiğini unutmayalım. Türkiye; hep kendisi icin ulaşılmaz hedef olarak gösterilen italya yı 20 yıl içinde, Fransayı 24 yılda ve Almanyayı da 30 yıl içinde geçeceğini son 6 yıldaki söz konusu ülkelerin projeksyonlarından anlaşılmaktadır.

Cumhuriyeti hep aşağılayarak ikinci cumhuriyet gibi numaralandırarak, Büyük Atatürkün açtığı muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma amacımıza, ancak Cumhriyetin ilk yıllarındaki heyecanı duyarak daha çabuk ulaşırız. Unutmayalım ki cumhuriyetin ilk 15 yılındaki büyümeyi ülkemiz  devam ettirebilseydi, petrolü, doğal gazı dışarıdan  döviz ile alan Türkiye, dünyanın süper gücü olacaktı. Cumhuriyetin temellerini oyarsak,  petrol , doğal gazı gibi ürünlere sahip olmasına karşın, hicbir ekonomik başarısı olmayan komşu ülkelerden çok kötü durumda olacağımız da gerçekdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Yaklaşık Afganistan durumunda olan düzeyimiz, yine aynı düzeylerde olacağımız aşikardı.
 

 
Toplam blog
: 76
: 635
Kayıt tarihi
: 07.06.11
 
 

Ekonomi doktorası yaptım. İyi derecede İngilizce, orta derecede Almanca biliyorum. Ülkemizde kdv ..