- Kategori
- Siyaset
ÇYDD Göz Altında(!)

ÇYDD şimdi daha çok göz altında. Ama sizin alışkın olduğunuz tarzda değil..
Dünkü olanlardan ve Bilim kadını Türkan Saylan’ın Genel Başkanlığını yaptığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne Türkiye Cumhuriyetine yakışmayan bir tarz ile yapılan baskınlarla, bilgisayarlarına ve birçok evraka el konulması, bu dernekten burs alacak olan binlerce öğrencinin, bundan sonraki burs alabilmelerini de tehlikeye soktu.
Dünkü baskın ve operasyonların yankıları şiddetiyle devam ederken, onlarca rektör ve öğretim görevlisinin gözaltına alınmadı manidardır. Zira, bu insanların neredeyse tamamı 10. Cumhurbaşkanı Sezer tarafından göreve atanmış ve Atatürkçü, Laik duruşları ile bilinen, bu düşünceyi savunan insanlar. İşin ilginç tarafı, bu öğretim görevlileri ve rektörler gözaltına alınırken Yök’ten bir açıklama yapılmaması, özellikle üniversite ve bilim çevrelerini de tedirgin ediyor olsa gerek.
Bu insanların hemen hemen hepsi bilim adamı. Tek ortak yanları bu değil. Gerek söylemlerinde, gerekse hakkında yazılanlar içinde “Atatürkçü” kişilikleri ön plana çıkartılıyor. Kendileri de bunu her daim dile getiriyorlar. Operasyon haberlerini okurken, bu gözaltına alınanların söylediği sözlerden alıntılar yapmış bazı basın organları. Bakın bu kişiler nerler demişler. Örneğin;
“.. burası Kasımpaşa Cumhuriyeti değil, Türkiye Cumhuriyeti…”
“Türkiye’de ki bütün İmam Hatipler’den mezun olan İmam ve hatiplerin %15’i kadar ihtiyaç varken, geri kalanlar lüzumsuzdur. Dolayısı ile bütün İmam Hatipler kapatılmalıdır. “
“Üniversitelerde türban olmamalı”
“Bu gidişle Türkiye 10-15 yıla kadar bölünür”
Daha çok şey söylemişler. Bunlar dava dosyalarına ve iddianameye girer mi bilmiyorum ama şu son iki gündür, yapılanların haksız olduğu ve bunun Atatürkçü düşünceye karşı yapıldığı kanısı artık daha güncel ve kanı olmaktan ziyade ortak bir düşünce olarak açık açık ifade ediliyor.
Dün bu konuda ik yazımı yazarken “ÇYDD derneğinin bilgisayarlarına el konuldu. Türkan Saylan da belk gözaltına alınacak. Peki burs alacak kızlar, öğrenciler ne olacak. Belki burs alanlar da göz altına alınır” diye yazmıştım ama sonra bu satırı yazıdan çıkartmıştım.
Ama sanki bunu hissetmişim gibi, bugün ÇYDD’den burs alan 3 öğrencinin de gözaltına alındığı haberi internet gazetelerine düştü. Bu öğrencilerden biri hukuk, diğerleri mühendislik fakültesinde ÇYDD bursu ile okuyan öğrenciler. Neden gözaltına alındılar acaba ?
Prof. Dr. Saylan’ın evinden alınanlar arasında, AK Parti’nin kapatılması istemiyle açılan davanın iddianamesinin de bulunduğu ifade ediliyor. Peki bu suç mu ? Bunu otoritelere sormak lazım ama, ben yanlış bilmiyorsam, bu dokuman uzun süre internet sitelerinde dolaştı ve herkesin kendi bilgisayarına indirebileceği bir evrak halindeydi. Yoksa yanlış mı hatırlıyorum…
Önümüzdeki günler de neler olacak, neler yaşanacak hep birlikte göreceğiz. Fakat bugün, benim de çok beğendiğim, taktir ettiğim ve izlemekten sonsuz keyif aldığım ünlü tiyatro sanatçısı Genco Erkal’ın çok onurlu davranışı olan aldığı para ödülünü ÇYDD’ye bağışlaması aslında bir mesajdır. Ama bugün Sayın Türkan Saylan hasta yatağından “ derneğe bağış yağıyor” açıklamasını yapması da bir o kadar güzel ve sevindiricidir.
ÇYDD bursları “kardelen” projesi ile bu ülkenin hangi köşesinden olursa olsun, nerede yaşarsa yaşan, maddi gücü olmayan ailelerin özellikle kız çocuklarını ve özellikle bu ülkenin güney, doğu ve güneydoğu’daki fakir ailelerin kız çocuklarını eğitmeye, okutmaya ve bu ülkeye kazandırmayı amaç edinmiş burslardır. Bugün itibari ile on bilerce çocuk bu burslardan yararlanmış ve eğitimlerine devam etmişler. Geçmiş senelerde bu burs ile okuyan ve okumaya devam eden insanlar, şimdilerde belki bilim adamı, belki öğretmen, belki doktor oldular. Demek ki, dernek doğru bir iş yapıyor ve doğru yolda gidiyor. O zaman insanların bağışlarını bu derneğe yapmaları kadar doğal ve doğru bir davranış karşısında ancak ceketler iliklenir.
Kendilerini bu ülkeye, topluma ve aydınlığa adamış bu insanlara en kısa zamanda hak ettikleri değer verilecektir, verilmelidir. Ama henüz bir suça ortaklık ettikleri ispatlanmamışken, bir suçları sabit olmadığından “suçlu” ve “şüpheli” ilan edilmeleri de bu ülkenin ayıbıdır.
Bugün yüz binlerin, milyonların da Türkan Saylan’a “yanınızdayız, arkanızdayız” demeleri de bu toplumun bu insanlara ve Atatürk Türkiyesi’ne bir saygısı ve duruşudur.