​ Dağa kaçtım ~~ Bayramda Girit’teydik (Bölüm 1) / Gezi Rehberleri / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '12

 
Kategori
Gezi Rehberleri
 

Dağa kaçtım ~~ Bayramda Girit’teydik (Bölüm 1)

Dağa kaçtım ~~ Bayramda Girit’teydik (Bölüm 1)
 

Kandiye limanı


26-29 Ekim 2012

İbrahim Fidanoğlu

Dostluğun ve Düşmanlığın Adası; Girit

Girit, pek çoğumuzun geçmişinde yer alan öyküleriyle yüreğimizi titreten bir coğrafyadır aslında. En azından bir romanda ya da bir anı kitabında okuduklarımızla tanışmışızdır bu topraklarla. İki farklı halkın yüzlerce yıl birlikte yaşayıp daha sonraları kanlı bıçaklı düşman oluşudur aslında bu topraklardaki saklı öykülerde anlatılanlar.

 

Heraklion (Kandiye) Limanı

Heraklion (Kandiye) Limanı

 Bir “Cihan” İmparatorluğu’nun çöküşü esnasında; Anadolu’da yaşanan Küçük Asya Felaketi ile derinleşen ve en sonunda mübadelede her iki yakadan insanların yurtlarından koparılmasına ve gittikleri topraklarda bir anlamda kendilerini “iki kere yabancı”(1) hissetmelerine yol açacak bu süreç, her iki tarafın mağdurlarında nesiller boyu silinmeyecek izler bıraktı. Çekilen acılar, yapılan çileli yolculuklar öykü, roman ve anı oldu; kitaplara yansıdı. Savaşın çocuklarının çektiği acılar, böylece kendilerinden sonra gelecek nesillere ders niteliği taşıyacak bir boyuta ulaştı.

Politikanın girdabında olmayacak yerlere sürüklenen bu acılı kuşakların yaşadıklarından, her iki toplumun çocuklarının alacağı büyük dersler var. En az bin yıllık ortak tarihleri; birbirleri ile iç içe geçmiş kültürleri ve yemeklerine kadar uzanan sosyal yaşamlarındaki benzer alışkanlıklar, bu iki toplumu aslında dostluğa mahkûm etmiş bile denilebilir. Ama ne yazık ki; dünyanın ağa babalarının her zaman bu “büyük insanlığı” tuzağa düşürmek için kurnazca planları bulunuyor. Bize düşen ise; aklımızı ve tarih bilincimizi kullanarak, bu hinoğlu hin tuzaklara bir daha düşmemek olsa gerek.

 

Kostas’ın büyükannesinin Ayvalık’tan getirdiği Meryemana İkonası

Kostas’ın büyükannesinin Ayvalık’tan getirdiği Meryemana İkonası

 

Akdeniz’in ortasındaki Girit Adası’nın Batı ucundaki Hanya’ya geldiğimizde, biz de herkes gibi Eski Liman’a doğru yürüdük. Sofoklis Venizelos Meydanı’ndaki Kapalı Çarşı civarında bulunan bütün yollar, neredeyse rıhtıma çıkıyordu. Restorasyonu süren Roma – Bizans döneminden kalma surların hemen önünden limana paralel ilerleyen Karaoli Dimitriou Caddesi’nde meşhur Hanya bıçakçıları vardı. Biraz onlara bakalım dedik. Yoldan merdivenlerle ulaşılan ve ilk bakışta çıkmaz bir sokak izlenimi veren sokakta adamın biri, yerdeki yaprakları süpürüyordu. Dikkatimi çekti; sokağa girdim. Biraz ilerleyince adam beni fark etti ve gülümsedi; gayri ihtiyari adama Türkçe “Merhaba” dedim. Bunun üzerine adam da bana Türkçe yanıt verdi. İsmi Kostas’dı.

 

Kandiye Limanı’ndaki Venedik Kalesi “Kules” duvarlarında yer alan Venedik Aslanı

Kandiye Limanı’ndaki Venedik Kalesi “Kules” duvarlarında yer alan Venedik Aslanı

Kostas, eczacı idi ve yıllarca Danimarka’da çalışmıştı. Şimdi doğduğu topraklara Danimarkalı eşi ile birlikte geri dönmüş ve büyüklerinden yadigâr; sokak arasındaki iki katlı, bahçeli evinde pansiyonculuk yapıyordu. İzmir’den geldiğimizi öğrenince, heyecanla bizi içeri davet etti; eşiyle tanıştırdı ve ilk olarak hemen kapının girişindeki soldaki duvara asılı duran ve Ayvalıklı büyük annesinden kalma Meryemana ikonasını gösterdi. Anneannesi, mübadelede onu Ayvalık’tan getirmişti. Kostas’ın, Ayvalık dedikçe gözleri parlıyordu. Bize dostlukla; ilgimizi çekebilecek ya da hoşumuza gidebilecek bir şeyler gösterebilmek için, içi içine sığmıyordu. Evin arka bahçesine çıkardı bizleri ve Venedik döneminden kalma duvar parçalarını gösterdi. Sokağın biraz ilerisinde, yine kendi ailesinden kalma bir yıkıklığa götürdü ve Venedik döneminden kalma bir alınlık parçası ile Osmanlı ve Venedik döneminden kalma duvarları gösterdi. Orayı da restore ettirip pansiyon yapacağını anlattı. Kostas, bu sırada biraz Türkçe, biraz İngilizce arada bir de Yunanca; karmaşık bir dil kullanıyordu. Bu durum bizi de heyecanlandırmıştı. Dar zamanda anı paylaştık Kostas’la… Zamanımız kısıtlıydı; ancak belki de bizim için Girit’te geçirdiğimiz en ilginç, en dostça zamanlardı; o anlar. Bu, bizim sadece tesadüfen rastladığımız bir andı Hanya’da…

 
Toplam blog
: 140
: 882
Kayıt tarihi
: 02.09.12
 
 

  Ben ve iki eski dostum; bilgi dağarcığımızı doldurabilmek ve şehrin keşmekeşinden uzaklaşab..