​ Dağa kaçtım ~~ Bozdağ üzerinden Artemis yolculukları 2 / Gezi Rehberleri / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '14

 
Kategori
Gezi Rehberleri
 

Dağa kaçtım ~~ Bozdağ üzerinden Artemis yolculukları 2

Dağa kaçtım ~~ Bozdağ üzerinden Artemis yolculukları 2
 

Günlüce


Ama esas çekici olan rota; meşelerle kaplı bir coğrafyada toprak bir yolu takiben yapılacak yaklaşık 10 km.lik bir yolculukla yazları bir yaylak işlevi gören Çamyayla’da soluklanmak; sonra yola devamla yine bir yaklaşık 10 km.lik yolculukla; Küçük Menderes Ovası’na hâkim bembeyaz çıplak tepesi ile topografyanın egemeni Keltepe’ye ulaşmaktır. Ama bu mümkün müdür; bizim için İlkbahar’a kalmış bir potansiyel denemedir şimdilik…

Ovada sonbahar, Subatan Yaylası'nda kış

 

 Subatan Yaylası; küçük bir köyde olan her şey var.

 

Yeniköy’ü arkamızda bırakarak asfaltı takip etmek, bizim için kolay olanıydı. Camisi, tarımsal alanları ve yazlık yayla evleriyle neredeyse bir küçük bir köy görünümündeki Subatan Yaylası, Yeniköy’den sonra ulaştığımız ilk yerleşim oldu. Yayla, çevresindeki tepelere doğru yayılan kavaklıklar, kestanelikler ve meşelikler içinde renkten renge bürünmüş bir bitki örtüsüyle, sonbaharın bütün güzelliklerini ziyaretçilerine sunar gibiydi. Salihli’de; ovadaki ılık havadan burada eser yoktu; hava resmen kışa dönmüştü. Köy kahvehanesinde yanan sobanın başında toplaşıp sıcacık çaylarımızı içtik. 

 

 Subatan Yaylası'ndan bir köşe

 

Yaylada dikkat çekecek ölçüde eli yüzü düzgün çok sayıda ev vardı. Sonradan öğrendik ki; Subatan Yaylası; meraklıları için, özel bir “enerji” alanına sahip olmasıyla meşhur bir mekânmış. Bolivya’da böyle bir enerji alanına sahip büyük bir kaya kütlesine götürmüşlerdi bir keresinde. İlk anda asla hissedilemeyecek bir farkındalıktı orada yaşanan. Anlaşıldığı kadarıyla bütün bunların hepsi, kadim Hint ve diğer Uzak Doğu felsefi yaklaşımlarına dayandırılan, meditasyonla desteklenen ve her şeyin aslının enerji olduğu düşüncesine dayanan bir yaşam biçimi olarak öne çıkıyor. Bir anlamda Einstein kadar yeni, diğer taraftan kadim zamanlara kadar uzanan inanç sistemlerinden etkilenecek kadar eski bir sentez… 

 

 Subatan'ın içinden geçen karayolu; yaylanın merkezi gibi

 

Subatan Yaylası’nda buna neden olarak gösterilen faktörler ise şunlar olmalı; çevreden yalıtılmış hissini veren yüksek konumu, doğanın kendi sesi dışındaki sessizlik ve sakinliği, tertemiz havası ve suyu, bir de yaylaya adını veren bir mağaranın içinden galerilere doğru akıp kaybolan gizemli bir suyun varlığı… Büyük olasılıkla kalkerli bir tabakanın erimesiyle ortaya çıkan düdenin, 160 metrelik bir derinliğe kadar indiği; mağaranın içinde yer alan galerilerde yer yer suyun biriktiği göletlerin bulunduğu, ancak düdenin nerede ve ne şekilde sonlandığına dair bir bilginin mevcut olmadığı söyleniyor. Bu özelliği ile Subatan Yaylası, meditasyonla uğraşanların ilgi alanı haline gelmiş son yıllarda. 

 

 

Keldağ

 

Subatan Yaylası’nı arkamızda bırakıp, Bozdağ’ın kıvrımlarını birer birer dönerek eski Hypaipa, sonraki Dabbey ve en yeni ismiyle Günlüce Köyü’ne doğru inmeye başladık. Karşımızda ihtişamlı duruşuyla Keldağ, Kuzey Batı yönünde yapraklarını dökmüş kavaklıklar arasında Ovacık Yaylası ve Çakıcı’nın türlü dillerde seslendirilen isyanını konu alan ezgiler… Değerli Hocamız Şükrü Tül’ün, doğanın sessizliğini yırtarcasına dinlettiği; Ege’nin iki yakasında neredeyse bir kült haline gelmiş Çakıcı Efe üstüne dillendirilmiş isyan ezgilerinin, Kaystros (Küçük Menderes) Ovası’na karşı böyle bir topografyadaki etkileyiciliği tartışılmazdı. Meditasyon gibi dinleti bitince, yılan gibi kıvrılıp giden ve dağı yalayarak aşağılara doğru sarkan yoldan Hypaipa’nın küçük bir tepe üstünde yer alan akropolüne ulaştık.

 

 Hypaipa yolunda Ovacık Yaylası

 

Küçük Menderes kırsalında Sardeis’in gölgesinde kalmış bir kent olmakla birlikte, İ.S. 17’de meydana gelen büyük İzmir depreminde hasardan etkilenen Hypaipa’nin, Roma sayesinde kentin yeniden imarı ile önemli bir konuma yükseldiği söylenebilir. Artemis Anaitis inancının Roma yıllarında da sürdüğüne dair bilgiler de var öte yandan. Kent, Hellenistik dönemde şimdiki Günlüce’nin hemen üstünde yer alan tepelik alanda kuruluymuş. Bu tepenin eteklerinde; 19.yy.da tüm oturma sıraları ve yapısal diğer malzemesi tüketilmiş, ovaya nazır bir tiyatronun izleri olabilecek cavea’sının dayandığı küçük duvar izleri hala seçilebiliyor. Tapınağa dair hiçbir iz yok ortalıkta. Roma döneminde tepeden daha aşağılara sarkan ve ovaya inen yerleşimlerden, tam üstünde yer alan bugünkü Günlüce Köyü nedeniyle pek haber alınamıyor; evlerin duvarlarındaki yapı taşı olarak kullanılmış birkaç mimari mermer parçadan başka. Bunların en önemlisi ise; köyün meydanındaki kahvehanenin önünde yer alan ve çeşme yalağı olarak kullanılan bir mimari parça; belki de Artemis Anaitis Tapınağı’nın önemli bir yapı bileşeni; kim bilir?

 

Hypaipa; akropol ve önündeki düzlük alan

 

Bizans döneminde ise; Efes Piskoposluğu’na bağlı bir yerleşim olarak dikkat çeken Hypaipa’nın bu döneme dair en önemli hatırası, Efes’te yaralanan patriğin tedavi için getirildiği Hypaipa civarındaki bir manastırda (Agios Theodoros Manastırı) hayatını kaybedip buralara gömülmesi. 

 

Hypaipa; tiyatronun yerleştiği sırttaki duvar parçaları

 

 Hypaipa; tiyatrodan bugüne kalan

 

Türkmenlerin bölgeye gelişi ve Aydınoğulları’nın bölgede bir güç odağı olarak ortaya çıkışı ile birlikte Hypaipa, o günlerde artık Tapay’dır. Acaba Birgi’deki Aydınoğlu Mehmet Bey Camisi’nin meydana bakan duvarındaki aslan heykeli Hypaipa ile kurulan bir ilişkinin bugüne uzanan delili midir; bilinmez? 

Devam edecek

Yazı ve fotoğrafların tümü için:  http://dagakactim.blogspot.com/2013/12/bozdag-uzerinden-artemis-yolculuklari.html                                                                                                                                                    

Yazan ve fotoğraflayan: İbrahim Fidanoğlu

Düzenleyen: MYC

 
Toplam blog
: 140
: 882
Kayıt tarihi
: 02.09.12
 
 

  Ben ve iki eski dostum; bilgi dağarcığımızı doldurabilmek ve şehrin keşmekeşinden uzaklaşab..