- Kategori
- Dünya
Dağlar yerinden sökülüp denizlere dökülür

Görsel alıntı
İnsan manevi duygularla derinden derine düşündüğünde doğduğu, yaşadığı ve dönüşü olmayan yolculuğa çıkacağı zaman için sevinmeli.
Dünya hayatının sona ereceği günde İlahi güç emriyle zuhur edecek o korkutucu ve ürkütücü olayları bizler görmeyeceğiz.
Bizden sonra gelenler, onlardan sonra gelenler ve kıyamet gününü yaşayanlar daha mı şansız.
Dünyadaki yaşamımızda geçen her gün bizi o hesap gününe biraz daha yakınlaştırır. Geçen her saat, her dakika, hatta her saniye ölüme, yeniden dirilişe ve hesaba doğru atılmış yeni bir adımdır.
Birçok insan Dünya’nın sonundan çok korkar çünkü o gün her şeyin biteceği anlamına gelir. Nasıl veya ne zaman gerçekleşeceği ve yaşanacağı bilinmezliğini korusa da, günümüz insanlarının muhtemel görüş ve düşüncelerinden aşağıda yazılanlar öne çıkar.
Bir süper yanardağın püskürmesi, Dev bir yıldızın patlaması, Ölümcül bir hastalığın yayılması,
Nükleer savaş, Küresel iklim değişikliği, Güneşin ölümü ve Bilgisayarların kontrolü ele alması.
Kuran’da bu konuları kapsayan ayetler sırasıyla:
1-Nebe Sursi-38, 2- Zümer Suresi, 69, 3- Enbiya Suresi,47, 4- Kehf Suresi,21, 5-Fussilet Süresi,19,22, 6- Casiye Suresi,26, 7- Harş, 18, 19 Suresi.
Öyle bir gün gelecek ki ( kıyamet günü ) hiçbir tabiat kanunu artık geçerli olmayacak. Yerin üstünde olduğu gibi denizlerin altında da sarsıntılar meydana gelecek. O günün sarsıntısı bu günlerin sarsıntısına benzemez.
Denizler taşır ve şimdiki deniz dalgalarıyla (tsunami) kıyaslanmayacak derecede tüm yeryüzünü kaplayacak. Gökyüzünü, yeryüzünü, denizleri ve insanları bir tutan hassas dengeler yok olacak.
Allah’ın kusursuz inşa ettiği dünya düzeni yine Allah’ın emriyle yok olacak. Yer altındaki sıcaklık havayı ısıtacak.Meydana gelen sıcaklık nedeniyle buzullar eriyecek. Bu olay da su seviyesinin yükselmesine neden olacak.
Yıkılmayan, delinmeyen, çökmeyen hiçbir dağ yerinde kalmayacak. Dünyanın yüzde 70. 8’ini suların oluşması, yüzde 29. 2’ sini karaların oluşması o günlerin bir nişanesi mi?
Böylece dağlar tüm çukurları doldurup yerin dümdüz olmasına, dağlardan kopan parçalar denizleri doldurup denizlerin taşmasına neden olacak.
Gök cisimleri ve uzay içinde dağılma zamanı başlayacak. Gökyüzü, Ay, Güneş, Yıldızlar ve gezegenler o gün parçalanıp yok olacaklar. O gün bu dehşeti görenler sığınacak yer arayacaklar. Lakin çabaları nafile gidecek yer, sığınacak liman bulunmaz.
Güneş ve Ay yörüngelerinden çıkar, Yıldızlar ve gök cisimleri yere dökülür. Dünya ve dünyadaki hayat artık sona ermiş demektir. Dağlar uykudan uyanacak görülenlerden çok farklı püskürtmeler meydana gelecek.
Evet, bizim zamanımızın insanları kıyamet gününü göremeyecek, bu nedenle de acaba daha mı şanslıyız. Ne çare ki insanoğlu çok sevdiği süslü gelin dünyasından kopamıyor, o esas dünyanın yüce divanını düşünemiyor
Allah, büyük bir düzen içinde yarattığı yaşamı, bilemediğimiz bir vakitte tüm düzeniyle birlikte sona erdirecektir.
Varlığından şüphe duymadan kıyamet gününe iman etmek, insanı kendisi için çok daha olumlu ve kazançlı bir sonuca götürecektir.
Zira dünyada harcadığı çabaların "boş bir çaba" olduğunu kıyamet saati ile anlayan bir insanın pişmanlığı, çok şiddetli bir pişmanlıktır.
Kıyamet saati ve sonrasındaki yaşam, insanlarını bekleyen en önemli gerçeklerdir. Bu nedenle uğruna yaşanması ve çaba harcanması gereken tek gerçek ” Allah rızasıdır
Kuran da bildirildiği üzere, O gün her şey Yüce Allah'ın sonsuz gücüne ve yüksek şanına uygun olarak yaratılmıştır. Hesabın gerçekleştirilmesi için ruh ve melekler saflar halinde dizilirler.
O hesap anında, insanlar arasında adaletle hükmedilecek ve konuşacak kişi sadece doğruyu söyleyebilecektir. Yalan ve beyhude dünyanın yüce divanı gibi değil. Doğruyu söylemeyenlerin kulakları ve gözleri şahitlik yapacak.
Orada yalan, hile, inkâr, zengin, fakir olmaz. Orada insanı savunacak Avukat bulunmaz. Fetocu hâkim, savcı, komutanların kaçacağı liman Yunanistan, Almanya, Amerika yok.
Rabbimiz bu durumu Kuran'da yukarıda yazılı ayetlerde şöyle haber vermiştir:
"De ki: "Allah sizi diriltiyor, sonra sizi öldürüyor, sonra kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirip- toplayacaktır. Ancak insanların çoğu bilmezler."
"Yer, Rabbinin nuruyla parıldadı, (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahitler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.
"Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. ( Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
Eyvah ki eyvah!
Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiçbir nefis hiçbir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak Biz yeteriz."
Âdem’den bu yana yaşamış tüm toplumların bir arada olacağı bir ortamda sorgulamadaki düzen, hesaptaki titizlik, Yüce Allah’ın büyüklüğünü ve sonsuz adaletini bize gösterecektir.
Bu dünyada bir ayrıcalık olarak görülen mevki, makam, güç, katlar, yatlar, para, altın, mal, mülk esas yüce divanda hiçbir şey ifade etmeyecektir.
Orada sadece günah ile sevap tartılacaktır. Oradaki terazi bu han ve yalan dünyanın terazisine benzemez. Gözler ve kulaklar şahitlik yapacak.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN