​ Daha dur bakalım, sırada “Hıyarcı” var… / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '11

 
Kategori
Siyaset
 

Daha dur bakalım, sırada “Hıyarcı” var…

Daha dur bakalım, sırada “Hıyarcı” var…
 

Ayrığımız bitti, kuyruğumuz kaldı…

Her rengi boyadık, fıstığı yeşil kaldı…

Benzer deyimleri çoğaltabiliriz. Bu deyimler, esası bırakıp da teferruata bakmalar için kullanılır. Şimdi de teferruattan bir konu gündemde. TRT, meclis yayınlarını kaldırmış mı, azaltmış mı nedir, muhalefet veryansın ediyor.

Muhalefetin bu konudaki muhalefetine, başbakandan yine “İnci” gibi bir yanıt geldi.

Başbakan, grup toplantıları ile meclisin yasama faaliyetinin TRT 3 kanalından naklen yayınlanmasına “Şov yapıyorlar” diye bakıyor, “Konuşacaksanız, birçok konuşacak yer var, çıkın meydanlara konuşun” diyor…

Buna “Komedi” diye bakarak gülsek mi, yoksa kafamızı ellerimizin arasına alıp düşünsek mi?

Elbette AKP Bursa Milletvekili Hüseyin ÇELİK’in düşünmesi gerekmiyor. O, başbakana dokunmanın bile “İbadet” olduğunu savunuyor, başbakanın ağzından çıkan her söz de elbette “Ayet” ayarındadır diye düşünüyordur.

Daha durun, bunda ne var ki?

Bu günler, millet olarak yaşadığımız “Cicim ayları” gibi, gelecek günlere bakın daha neler olacak.

Yeni yılın ilk günlerinden beri, çeşitli zamanlarda yazdık “Gelecek günlerde ekonomide yaşayacağımız olumsuzluklara hazırlıklı olun bakın daha ne durumlara düşeceğiz” dedik…

“Kürt açılımı” “Demokratik açılım” benzeri gibi söylemler ve “Yeni anayasa” teranelerinin sonuçlarını da seçimden sonra daha belirgin olarak yaşayacağımızı da yazdık, söyledik durduk…

Önce şu TRT’nin meclisteki yasama faaliyetleri ile grup toplantılarını yayınlamasından vazgeçilmesinden başlayalım…
Doğru… İşin cılkını çıkartıp “Şov” yapıyorlardı. Ama Allah var, en iyi şovu da gurup toplantısı ile meclis kürsüsünden başbakanı kendisi yapmıyor muydu?

Yasama çalışması “Canlı” yayınlanıyor diye Sabri (Ergül) Abi, “Deyyusu Ekber” diye pankart açmamış mıydı? Hatta bir milletvekili içtüzükteki kıyafet kuralına uyuyorum diye kravatını beline bağlayıp kürsüye çıkmamış mıydı?

Evet, bunların hepsini de yaşadık ve gördük…

Ancak, bunların hiç birinin “TRT Meclis” kanalının sonlandırılmasına veya sınırlandırılmasına gerekçe olarak gösterilemez. Katılıyorum, elbette bu bir çeşit “Sesi kısma” operasyonudur.

Başbakan, hemen her ortamda konuşuyor ve üstelik sizlerin sözlerine de cevap vermekten ötürü yoruluyor da. En kestirme yolu, muhalefetin konuşmalarını etrafa duyurmamak cevap vermek zorunda kalmamak. Bunu da yapıyor işte…

Hatta… Bırakın sesinizi kısmayı, o…unuzu bile kesecek ileride. Siz “Muhalefet “ olarak oturup bir mum yakın da derdinize yanın…

Muhalefet olarak bırakın TV’de canlı yayını mayını…

O “Mayın” ki, bundan sonraki yürüyeceğimiz tüm yollara döşenmiş vaziyette, o yolları kazaya uğramadan nasıl geçeceğiz?

İktidarın “Parmak sayısı” 330’un üzerinde değil, bu anlamda “Yasama” konusunda sorunları var. Hoş, istediği yasaları “Caaart” diye geçirebilecek güçte. Ama iş “Anayasa” yapmaya veya değiştirmeye gelince bir ortak bulması gerekiyor yanına. O da zor olmasa gerek. İmralı ile yapılan pazarlıklarda “Başarı(!)” sağlanırsa, hiç değilse halk oylamasının yolu açılır.

Ya da…

Hiç olmadık yerde “Koltuk değneği” olan bir MHP var zaten…

Diğer taraftan…

Gümbür gümbür geliyor…

Sormuşlardı bana bir televizyon programında da “Bugün yaşadığımız ekonomik sorunlar ‘Erikçi’ misali, arkadan ‘Hıyarcı’ geliyor” demiştim…

Siz sanmayın o seyyar “Hıyarcı”nın tablasındaki hıyarlar Çengelköy hıyarı. Bu hıyarcı, hormonlu hıyar satıyor, durduğu yerde de uzayıp kalınlaşanından…

TV Meclis yayınlarının kaldırılması veya sınırlandırılması, bunların yanında “Nohut denesi” gibi kalır…

21 TEMMUZ 2011
İBRAHİM PEKBAY

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..