- Kategori
- Spor
Daum Fenerbahçe için hâlâ önemli bir şanstır!

Fenerbahçe’de şu an yapılması gereken en son şey teknik direktörün gönderilip yerine bir başkasının getirilmesidir.
Açıkçası bu tartışmalar bize çok da yabancı gelmiyor; benim bildiğim otuz küsur yıldır her benzer başarısızlık döneminin ardından biraz da gündemi başka tarafa kaydırmak için bu teknik direktör, başkan, yönetim değişikliklerine gitmiştir.
Bütün bu değişimlerden sonra elde kalan tek şey istikrarsızlık ve kalıcı olmayan başarılar olmuştur.
Parreira’nın gidişine izin verilmemeliydi. Löw gönderilmemeliydi. I. Daum dönemi sona ermemeliydi; Zico’nun ortada bırakılması tam anlamıyla bir vefasızlıktı.
Bütün bunlar Fenerbahçe’nin herşeye yeni baştan başlamasına neden oldu.
Oysa sorun teknik direktörde değil; Fenerbahçe takımının yönetiminde, futbolcuyu sorumsuz gören anlayışında, yönetim ile futbol takımı arasında organik bir bağın bir türlü kurulamamasındaydı.
Dün konuya farklı bir tarafından yaklaşmıştık, Fenerbahçe’nin önemli bir eksikliği de lider özellikli, takıma sahip çıkacak futbolculara sahip olamamasıydı.
Bugün Fenerbahçe içinde, Galatasaray nasıl teknik direktörsüz başarılı oldu, biz de bunu deneyebiliriz şeklinde bir düşünce varsa bu çok büyük bir yanılgıdan öte bir şey değildir. Çünkü Fenerbahçe böyle bir organizmaya sahip değildir; takımın içinde Brezilyalılar bile ortak paydada buluşamıyor. Açıkçası Alex’in Fenerbahçe’yi sahiplendiği gibi Santos, Baroni ve Vederson’un aynı hissi paylaşmadığını tahmin ediyorum.
Alex gol attığında taraftarına koşuyor; Santos ise saha içinde olmayan, kulübede oturan arkadaşı ile kucaklaşıyor. Takım 2-0 gerideyken gol attğında deli gibi seviniyor; oysa sorun Santos’un gol atması değil, Fenerbahçe’nin maçı kaybediyor oluşudur.
Daum’u eleştirmek başka bir şeydir, “Daum gitsin Aykut Kocaman gelsin” demek bambaşka şeylerdir.
Daum çok büyük bir form düşüklüğü yaşıyor doğru ancak bu Fenerbahçe’nin neredeyse bütün futbol takımının içinde bulunduğundan daha kötü bir durum değildir.
Güiza’nın İ.B.B maçında nasıl mücadele ettiğini hep beraber izledik. Önceki hafta taraftarın yanlış tutumu eleştirildi. Oysa belki de o taraftar verebileceği en şiddetli tepki ile futbolcunun aklını başına getirmiştir. Haliyle biz de şu soruyu sorduk; “hangi Güiza’nın gerçek olduğuna inanacağız?”
Aynı soru Daum için de geçerlidir.
Daum Fenerbahçe tarihinin en çok puan toplayan teknik direktörlerinden biridir. Ayrıca Fenerbahçe’nin son beş yıldır oynadığı ve Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale taşıyan taktiğinin de sahibidir.
Daum’u Anelka kenarda otururken Nobre’yi neden oynatıyor olduğunu en ağır şekliyle eleştirebilirsiniz. Ancak elindeki bütün silahları sakatlanmışken çaresizlikten yaptığı oyuncu seçimleri ile ilgili olarak ancak “Hocam saçmalıyorsun” diyebilirsiniz, doğrusu da budur.
Fenerbahçe liderin topu topu 5 puan gerisine düşmüştür ve ancak bir avantaj kullanımı sorunu vardır. Ligin bitimine 5 hafta kala bile 5 puanlık bir fark önemli değildir. Benzer pratikleri fazlasıyla yaşadık. Hem Fenerbahçe geriden geldi şampiyon oldu hem de bizzat kendi elindekini rakibine teslim etti.
Fenerbahçe’nin şu an yapması gereken şey bir gelecek planlaması değil, günceldir ve mevcut şartlar dahilinde nasıl başarılı olacağına kafa yorulmasıdır.
En başta da Daum’a destek çıkılmalıdır.
Sn. Yılmaz Vural Fenerbahçe teknik direktörü için “yalakalık” yapıyor demiş. Doğruluğunu bilemeyiz, gazetedeki habere göre yorumluyoruz, Fenerbahçe’nin böyle yorumlara karşı sessiz kalmaması gerekir.
Daum’un Türkiye’deki başarıları ortadadır. Ne Rijkaard'ın ne de Daum’un kendisini ayrıca kanıtlama ihtiyacı yoktur.
Açıkçası onun yaşanılan her başarısızlıktan sonra kendisine uzatılan mikrofonlara sırt çevirmemesini taktirle izliyorum. Türkiye’de benzerlerini sıklıkla gördüğümüz gibi kameralardan kaçmıyor; sorumluluklarını reddetmiyor. Kavga çıkarmıyor.
Yılmaz Vural’ın Fenerbahçe’ye karşı populist üstünlüğü dışında bugüne kadar bir başarısından söz etmek mümkün müdür? Şampiyonluktan söz etmiyorum; Bülent Uygun’un, Ertuğrul Sağlam’ın, hatta Tolunay Kafkas’ın yaptığı şeye birazcık olsun yaklaşabilmiş midir?
Biraz profesyonel olan bir kişi, bir takımın başındayken, Milli Takımı çalıştırmak, büyük takımlarıdan birine geçmek için olur olmaz böyle demeçler vermez, elindeki şansı sonuna kadar kullanmak için çaba harcar.
Daum Fenerbahçe’nin içine düştüğü şu mevcut durumda en büyük şanstır. Böylesi bir başarısız seri varken düşünebiliyor musunuz Fenerbahçe’nin başına Yılmaz Vural olduğunu?
Fenerbahçe yönetimi, Daum’u tartışmayı veya ona alternatif geliştirmeyi bir kenara bırakıp, en önemlisi maç arası soyunma odasına inip tehditler savurmadan, futbolcularıyla yakın ilişki kurarak, takımın lige konsantrasyonu için teknik direktöre yardımcı olmalıdır. Bütün takımın aynı hedefe kilitlenmesini sağlamaktır.
Daum sorumlu olabilir; ancak bu onun yalnız bırakılması şeklinde formüle edilmemelidir.
Daum ile Aykut Kocaman karşılaştırmasına gitmek de Fenerbahçe’deki gelecek planlamasının ortadan kaldırılması demektir.
Daum’u eleştirmeye de destek olmaya da devam...
Uzay Gökerman