​ Değerli Piyanistimiz Verda Erman'ı kaybettik. / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '14

 
Kategori
Güncel
 

Değerli Piyanistimiz Verda Erman'ı kaybettik.

Değerli Piyanistimiz Verda Erman'ı kaybettik.
 

Bir az önce aldığım bir haber bir anda mutsuzluğa sürükledi beni. Gözlerimden akan yaşa engel olamadan sizlerle paylaşmak istedim duygularımı.

Paris'te yaşayan çok değerli piyanistimiz Verda Erman Hanım iki ay önce yakalandığı kan kanserine yenik düşmüş ve vefat etmişti aldığım habere göre.

1944 yılında doğan ve 1957 yılında Olağanüstü Yetenekli Çocuklar Yasası ile Paris'e Konservatuar okumaya giden Verda Erman büyük başarılara imza atmış bir sanatçımızdı.1971 Yılında Devlet Snatçısı olan Verda Hanım Şilili diplomat Rone Zapata ile evli ve iki kız çocuk annesi idi.

Yukarda yazdığım bütün bu bilgiler heryerde Verda Erman ile ilgili okuyabileceğiniz bilgiler. Oysa ben 1997 yılında tanıma şerefine nail olduğum bu eşsiz hanımefendi ile ilgili çok güzel anılara sahibim. Ben ve kemancı kızım Burcu Göker.

1997 yılı. Paris'e yeni gelmişiz. Burcu Paris Konservatuarı'nda okumaya başlamış, yaşı küçük olduğu için Fransa Hükümetinin isteği ile ben de annesi sıfatıyla onunla birlikte yaşıyorum Paris'te.

Şehre, okula, Fransızca diline, Ülkeye intibak etmekle uğraşırken bir gün öğretmenimiz Prof.Sylvie Gazeau bizi bir Türk piyanist hanımla tanıştıracağını ve onun evine devetli olduğumuzu söyledi. Tamamen yabancı olduğumuz bir şehirde bu bizim için büyük bir olaydı.

İşte o gün biz Verda Erman'la tanıştık. Tanışmakla kalmadık, Verda hanımın piyanoda, Burcu'nun kemanla verdiği bir konseri dinledik Verda Erman'ın salonunda çay içtik beraberce, bana poğaça tarifi verdi. Paris'te dereotunu nereden alabileceğimi söyedi.

İşte o gün bana Verda Hanım'ın söylediği bir söz ondan sonraki yaşamıma ışık tuttu. Ben Paris'te sıkılıyorum, kimseyi tanımıyorum deyince bana o her zaman ki zarif sözleri ile 'Bizim annelerimiz, Suna'nın, İdil'in anneleri çok zorluk çektiler. Manyetolu telefon vardı, Türkiye'yi arayamazdık. Babalarımızı senede bir kere görürdük. Uçak yoktu, trenle üç günde giderdik İstanbul'a. Herşeyden önce mektup bir ayda gelirdi. Siz otomatik telefon var,uçak var ve eşiniz her ay geliyor. Bizim annelerimizin çektiklerini düşünüp mutlu olun.'Demişti .

Bu sözler benim bundan sonra sıkıntı çekiyorum dememi engelledi.

Gene o gün Verda Erman'ın bir sözü bana büyük bir görev yükledi. Verda Hanım  'Hep bizleri yazdı herkes, ama annelerimizin, babalarımızın neler çektiğini, neler düşündüğünü kimse yazmadı. Sizden ricam bu konuyu dile getirin. 'Diye bana unutamıyacağım bir görev verdi.

İşte o gün ona verdiğim söz üzerine blogumu yazmaya, yazılarımda Burcu'nun sanat eğitimi sırasında yaşadıklarımı anlatmaya başladım.

O günden sonra Paris'te başımız her sıkıştığında sığındığımız bir liman oldu Verda Hanım. Burcu üzerindeki emeklerini unutamam.

Kendisine Tanrıdan rahmet, değerli ailesine sabır diliyorum. Mekanı cennet olsun.

 
Toplam blog
: 826
: 1068
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..