- Kategori
- Kişisel Gelişim
Değişim Sanatı
Değişim insanoğlunun yaradılış programında bulunan tekamül ihtiyacından doğan bir gerçekliktir. Evren her geçen gün hızla değişmekte ve buna paralel olarak onun küçük bir minyatürü olan insan da sürekli bir değişimle karşı karşıya kalmaktadır. Anne rahmine düştüğümüz anda başlar değişim yolculuğumuz.?Doğumumuzdan sonra da günden güne gerçekleşen fiziksel gelişim ve değişimimiz bir yana hayatımızda dönüm noktası olarak nitelendirebileceğimiz büyük ve ani değişimler de yaşarız. Çocukluktan okul çağına ve ergenliğe geçiş, evlenme, anne baba olma, ? Meslek sahibi olma, boşanma, sevdiğimiz birini kaybetme, meslek değiştirme, taşınma, memleket değiştirme, yaşlanma, emeklilik vs…? Bunların bir kısmı mutluluk verici değişimler olmakla birlikte, bir kısmı sancılıdır. En başta bilmemiz gereken; bütün bunların yaşamımızın bir parçası olduğunu kabullenmek ve güzel gelişmeler yanında bizi üzen, zorlayan olaylara da aynı bakış açısıyla “ hoş geldin” diyerek hayatımıza kabul etmektir. “Her gecenin bir sabahı vardır” veya “Her doğum sancılı olur” mantığını benimseyerek ileriye umutla bakabildiğimiz sürece hayatımızla ve kendimizle barışık oluruz. ? Bütün bunların bilincinde olsak bile bazen hazırlıksız yakalanırız; tıkandığımızı, kilitlendiğimizi hissederiz. Boşlukta salınırız. Geçmişin hayaletleri ve gelecek endişesi içerisinde gelgitler yaşarken an’ı yaşamayı unuturuz. Aslında bütün sır burada gizlidir. An’ı hakkıyla yaşayamadığımız sürece güzel bir gelecek tasavvur edemeyiz. Bugünümüzü hazırlayan geçmişimiz ise de, onu şekillendiren geleceğimizdir aslında. Gelecek önümüzde uçsuz bucaksız, tehlikelerle ve engebelerle dolu bir vadi şeklinde uzandığı müddetçe bugünümüzü de yapılandırmamız imkânsızdır.? Hayatımızda ki en ufak değişim bizi endişelendirir. Geleceğimizin belirsizliği yüzünden An’ımızı hakkıyla yaşayamadığımız ve kendi hayatımızdan tatmin olmadığımız halde korkarız değişiklikten. Çünkü kendimizi zorlamak ve rahat bölgemizden çıkmak istemeyiz.?Yaşamımızı bir masaya yatırıp kocaman bir yelpaze gibi açarak, tüm dönemleriyle, tüm alanlarıyla müşahede etmek ve büyük resmi görmek istemeyiz. Ya da yaşamımızı bir oyun hamuru misali elimize alarak biçimlendirmek, onunla oynamak, şekle sokmaya çalışmak ve ortaya çıkacak türlü şekil alternatiflerini seyre dalıp keyfini çıkarmaktan kaçınırız.?Biz kimiz? Nerede duruyoruz? Nereye gidiyoruz? Ne istiyoruz? Yaşam amacımız nedir? Bu soruları sormak zor gelir. Kaç kişi hayatında gerçekten yüksek sesle kendine bu soruları sordu? Çoğumuz sormadık, soramadık. Neden mi? Eğer bu sorulara cevap versek kendimiz ile ilgili farkındalık yaratacağız. Kendimizin farkında olursak ne olacak? Tabii ki eyleme geçmek zorunda kalacağız. Farkındalık eylemi gerektirir çünkü. Bize gözlerimizi kapatıp üç maymunu oynamak daha kolay bir seçenek gibi gelir çoğu zaman. Mevcut durumdan kadar şikayetçi olursak olalım rahat bölgemizden çıkmak istemeyiz.?Başlangıçta değişim derken kastettiğim, yaşamanın ve insan olmanın getirdiği doğal değişimlerdi. Okula başlamak, ergen olmak, meslek edinmek, evlenmek, ebeveyn olmak, yaşlanmak vs…
Bu kaçınılmaz değişimlerle nasıl baş eder, yeni durumumuza nasıl uyum sağlarız? İşte bu noktada başka bir değişim devreye giriyor. Bilinçli değişim. Yeni ortama uyum sağlamak, alışkanlıklarımızı değiştirmek, çevremizi değiştirmek, bazı düşünce kalıplarımızı değiştirmek vs. gibi… ? Hayatımızı bir ameliyat masasına yatırıp neşterlemek, tıkanan damarları açmak, hastalıklı bölgeleri kesip atmak ve yepyeni bir insan yaratmak… Bu, hepimizin elindedir aslında. Hayatı bize veren yaratan onu en iyi şekilde kullanıp değerlendirmemizi ve geliştirmemizi ister. Gerektiğinde, işe yaramaz hale geldiğimizde müdahale edip değişiklik yaratmamızı bekler. ? Peki, bu farkındalığa nasıl varacağız? Kendimize doğru soruları nasıl soracağız? Kendi değerlerimizin, isteklerimizin ve en önemlisi yapabileceklerimizin bilincine ne şekilde ulaşacağız?
Bu noktada çağımızın en yeni uzmanlık alanlarından biri olan Yaşam Koçluğu devreye giriyor.? YAŞAM KOÇU; insanın değişimlere en kolay şekilde ayak uydurması, yeni değişimlere karar vermesi, ( ki bu sefer değişim bizim tarafımızdan bilinçli yapılacağı için korkutucu ve endişe verici olmayacak) sahip olduğu kaynak ve yeteneklerin farkındalığını oluşturması, esneklik kazanması, uygun hedef ve stratejileri geliştirerek yaşamına bilinçli olarak yön vermesi yolunda ona yol arkadaşlığı yapan ve ayna tutan bir DEĞİŞİM MİMARIDIR.? Yaşam koçunun en büyük faydası da yaşamınızı nasıl yöneteceğinizi gösterdikten sonra size kendinizin koçu olabilme yeteneğini kazandırmasıdır. Diğer uzmanlık dallarında pek rastlayamayacağınız bir özelliktir bu. Mesela, bir doktora gidip tedavi olduktan sonra artık doktor olmazsınız, ya da bir hukukçuya gittiğinizde bundan sonra tüm hukuk işlerimi kendim halledebilirim diyemezsiniz, bir öğretmenden özel ders almakla artık ben öğretmen oldum diyemezsiniz.? Yaşam koçu, bizim değişim yolculuğumuzda önümüzde değil, her zaman yanımızda yer alan kişidir. Bize bizi tanıtır, yaşama sanatını öğretir ve bize biz’i armağan eder. Bundan sonra artık kendi kendimizin koçu olur ve kendi kanatlarımızla uçmaya devam ederiz. Kendimizle birlikte çevremize de ışık tutar, ayna oluruz.?
?BUKET ÖZEN Yaşam Koçu