- Kategori
- Deneme
Değişimin ayak sesleri

Piyanonun bütün tuşlarındaki farklı notalar gibi hayatın çizgisinde asılı kalan ağacın her yaprağındaki renklerin farklı tonu…
Tek tek düşerken yapraklar,
Tuşlar eşliğinde dökülürken notalar, yeni bir kimliğin var oluş sürecini yavaş yavaş izliyor hayat.
Sessizce yaklaşan fırtınanın ardından getirdiği yıkım karşısında geride kalanların halinin yankısı bir ayna misali her yerde görünmeye başladıkça değişimin ayak sesleri sarıyor yaşamı…
Piyanodaki bütün tuşlar farklı notalara ses verirken hepsinin aynı notaya eşlik etmesi olasılığı varlığını kanıtlayamamışken, hayatın fırtınanın ardından bıraktığı armağanların herkes için aynı olması ihtimali nasıl imkansız olandan var olmayı başarabilir ki?
Değişim yavaş yavaş gelirken, hayatın akışı içinde durağan noktayı bulma çabası içinde kalanların umutlarına gölge yapan ağaç misali, farklı tonlarda renk renk yaprakların düşüşü karşısında hayat, değişimi kabul etme zorunda bulur kendini…
Piyanonun bütün tuşlarındaki farklı nota gibi her sesin ayrı bir hikayesi dökülürken ve yankı bulurken doğanın nazarında, her şeyin aynı olması olasılığı var olamıyorken , değişimi kabul etme gücünü gösterebilmek…
Değişen tarafta olabilme farkındalığını yaratabilmekten ve kendi iç dünyanda onun için uygun ortamı oluşturabilmekten , aynı olandan uzaklaşma arzunun dışarı çıkmasından başka nedir ki…
Değişimin ayak seslerini işitebilmek, müziğin ritmine adapte olmak ve kendini o ritme kaptırabilmek gibi…
Duyabilmeyi denemek, başarısızlıkla olsa bile sonucu, denemeyi bilmek, aynılaşma olgusunu kırarak değişim için izin vermek demek…
Piyanonun bütün tuşlarından dökülen notalar aynı sese hayat verseydi, o zaman o tuşa ihtiyaç duyulur muydu?
Farklı bir tuş, farklı bir nota ve farklı bir ses…
Değişimin ayak seslerini duyabilmek, aynılaşmaktan uzaklaşabilmeyi başarmak ve onu reddedebilme cesaretini yaratabilmekten, ona sıkıca tutunabilmekten başka hangi yolu gösterebilir ki….