- Kategori
- Üniversiteler
Dekanın kızı

lale salınışlı
Bana acı biraz dekanın kızı. Yanımdan geçerken saçlarını savurma. Çınlayan topuklarının sesi kaldırımda uzaklaşırken geride başımı döndüren hafif dağ çiçeği kokularını bırakıp gitme. Bir karşılaşmamızda bir an dur; yüzüme bak. Umutsuzca yoluna çıkan kirli sakallı, esmer genç benim. Gözlerimin içine bak ve gülümse. Ne olur dekanın kızı, bu bahar biraz umut ver bana.
Biraz da kaygılarımı ilet babana; her on öğrenciye bir ''sivil'' düşecek neredeyse. Sesimizi, soluğumuzu izliyorlar. Korku ve yılgınlık saçarak bizleri sindirmeye çabalamasınlar. Öğrenci hakları, onun da ötesinde insan hakları yok mu?
Hiç sesimizi çıkaramayız mı biz dekanın kızı? Üniversiteler özerk değil diye, bilim ve araştırma özgürlüğü yok diye, uygulanan eğitim ve öğretim sistemi ezberci, nakilci, yaşamdan kopuk diye bağıramaz mıyız? YÖK' ün çağdışı uygulamalarını, baş edemediğimiz öğretim giderlerini, harçları protesto edemez miyiz? Kuzu gibi mi olmamızı istiyorlar gelecekte koyun gibi gütmek için bizleri...
Derdimiz çok sümbül kokulu lale salınışlı sevdiğim. Sana bir ulaşabilsem, söyleyecek sözüm çok.. Çoğu kez simitle beslendiğimi bilemezsin sabahları ve akşamları. Biraz solgun yüzüm, gözlerimin ışığı da kırık. Ne zaman yanından geçsem, ne yapsam varlığımı sezdiremiyorum sana belki de bu yüzden. Yeteri kadar spor yapamıyorum. Kitap okumaya, ders çalışmaya gücüm kalmıyor. Sinemaya, tiyatroya, resim sergilerine, müzik dinletilerine de gidemiyorum parasızlıktan. Bir şiir yazıyorum çoktandır senin için yalnızca. Sana boynu bükük dizelerimi yollamak istiyorum.
Söyle babana, o da rektörüne söylesin; korkmasınlar bu kadar gençlikten. Sen de biraz yüzüme bak, bir umut ver bu bahar dekanın kızı.