- Kategori
- Lojistik / Taşımacılık
Demiryolları Cumhuriyetin çelik kollarıdır

Vagon ile taşımacılık ilk olarak 1550’li yıllarda Almanya’da kullanılmaya başlanmıştı. Ağaçtan yapılmış raylar üzerinde atlar tarafından çekilmekte olan tek bir vagon, o dönemde Avrupa’da maden işletmelerinde yaygınlaşacaktı. İskoç mucit James Watt tarafından 1774 yılında geliştirilen buhar motoru ile, demiryolu çağına doğru geçiş başladı. Buhar makinası kendisine önceleri tarımda ve sanayide kullanım alanı buldu. 1804 yılına gelindiğinde İngiliz Richard Trevithick buhar makinesine tekerlek takıp raylar üzerinde hareketini sağlayarak ilk lokomotifi geliştirdi. 1807 yılında İngiltere’de Swansea - Mumbles hattında ilk yolcu treni denemesi yapıldı. Yolculuk amacıyla kullanılan ilk gerçek demiryolu hattı da İngiltere'de 1825 yılında açıldı. Bunu, 1828 yılında Fransa'daki demiryolunun açılışı izledi. Trenler kısa süre içinde dünyanın birçok ülkesinde yaygınlaşacaktı. 1835 yılında açılan Brüksel - Malines hattı Belçika'nın ilk demiryolu hattıydı. Amerika Birleşik Devletleri'nin doğu ve batı uçlarını birleştiren hat ise 1869 yılında yapıldı. Kızılderililerin deyimiyle "demir at", artık ülkeyi bir baştan ötekine geçebilecekti.
Osmanlı topraklarındaki ilk demiryolu hattı olan 130 km'lik İzmir - Aydın hattının yapımına da yine o dönemlerde, bundan tam 150 yıl önce, 1856 yılında bir İngiliz şirketi tarafından başlandı. Osmanlılar tarafından demiryolu yapma ayrıcalığı sağlanan İngiliz, Fransız ve Almanlar ülkenin değişik yerlerinde demiryolu yapmaya başladılar. Kar etme güvencesi ve demiryolunun 20 km çevresindeki maden ocaklarının işletilmesi ayrıcalığı bu işi onlar açısından son derece çekici hale getirmekteydi. Osmanlı toprakları içerisinde yapılan toplam 8.619 km demiryolu hattının yaklaşık 4000 km’lik bölümü, Cumhuriyetin ilanı ile şimdiki ulusal sınırlarımız içinde kaldı.
Cumhuriyetin kurulması ile birlikte demiryolu yapımı, ana stratejilerden birisi olarak benimsendi. Demiryollarının ülkenin ekonomik geleceğine çok büyük katkılar sağlayacağı inancıyla İkinci Dünya Savaşının başladığı yıla kadar, yani sadece 17 yıl içerisinde ülkede 3.208 km yeni demiryolu hattı yapıldı. 30 Ağustos 1930'da demiryolunun Sivas'a ulaşması nedeniyle yapılan törende Hariciye Şefi Op. Doktor M. Necdet Bey "Demiryolu Cumhuriyetin çelik koludur.” diyordu. Bu arada, ülkedeki demiryollarının yapımında çok önemli bir yeri olan Nuri Demirağ'a soyadını Atatürk bizzat kendisi verdi.
1950’lerden sonraki hükümetler karayolu yapımına ağırlık vererek demiryolu ağını ikinci plana attılar. Son 50 yılda yapılan hat uzunluğunun yalnızca 872 km olduğuna bakılırsa bu net olarak görülebilir. Dünyanın en büyük demiryolu ağına sahip ülkesi ABD’de toplam 200 bin km demiryolu hattı vardır. Bu ülkeyi Rusya, Çin, Kanada ve Hindistan izlemektedir. Yüzölçümü ülkemizin yirmide biri olan İsviçre’de bile 11.500 km’lik demiryolu hattı olduğu düşünülürse, Türkiye toprakları üzerindeki ve yaklaşık yarısı da Osmanlı’dan kalan 8.697 km’lik toplam demiryolu hattının yetersizliği açıkça ortaya çıkmaktadır.
(Dipnot : 24 Ocak 1933'te Kütahya Tren İstasyonu'nda çekilmiş bu fotoğrafta Atatürk, kendisine verilen dilekçeleri inceliyor. Vatandaşa "Ananı da al git lan!" demiyor.)