​ Demokrasi ve laiklik - 2 / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '08

 
Kategori
Siyaset
 

Demokrasi ve laiklik - 2

Demokrasi ve laiklik - 2

Şu laikliği bir yere oturtamadık gitti... Herkes tarafından kabul gören bir "laiklik" tanımını bir türlü yapamadık.

"Demokrasi" ile olan ilgisini ise yıllardır, hatta Cumhuriyetin kurulmasından bu yana kuramıyoruz. Aynen "Tavuk mu yumurtadan çıkar, ymurta mı tavuktan" bilmecesi gibi.

Kimileri diyor ki, "laiklik demokrasinin temelidir"; bir başkası da, "hayır, laiklik, demokrasinin içinde zaten mevcuttur"

Anayasamızın, "Cumhuriyetin nitelikler" başlığı altındaki 2. Maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin, ".... demokratik, laik ve sosyal" bir hukuk devleti olduğunu yazmasına rağmen, kimi kişiler ve gruplar(özellikle bürokratik elit), Anayasamızda öngörülen bu sıralamayı ya da önceliği, laiklik ve demokrasiye karşı olan tutumları gereği değiştirmekte ve "demokrasi" yerine "laikliğe" öncelik vermektedirler.

Bu gibi kişi ve gruplar, konu ile ilgili konuşmalarında "Demokratik Türkiye" yerine çoğunlukla "Laik Türkiye" demektedirler.

Bu neden böyle olmaktadır?

Özellikle soyut sözcüklerde, anlam ve kavram (sözcüklere yüklenen içerik) boyutları zaman içinde genişlemekte ve karmaşık bir durum almaktadır.

"Laik ya da laiklik" ve "demokrasi" sözcükleri de, günlük yaşamımızın siyasal ve sosyal alanında, üzerinde fazla durmadan çokça kullanılan soyut sözcüklerdendir.

Bu nedenle de, bu sözcüklere, kişiden kişiye, kullanıldığı yer ve zamana göre farklı şekillerde anlam yüklenmekte ve yüklenen bu anlamlarda yine aynı nedenle farklı şekilde algılanmaktadır.

Peki, bunun nedeni ne?

Bunun başlıca nedeni de, kişilerin bilgi azlığı ya da çokluğuna dayanan düşünce ve yorum farklılıklarının, kavramalara verdikleri anlamlara yansımasıdır.

Kişilerin uğraş alanları, bilgi birikimleri, anlama yetenekleri, politik ve ideolojik eğilimleri, sosyal ve kültürel görüşü, dine bağlılığı ya da karşı olan tavrı.... gibi pek çok faktör, laiklik ve demokrasi konusunda anlam birlikteliğine ya da en azından benzer benzer yaklaşımlara varılmasını güçleştirmektedir.

Ayrıca, bir sözcük veya kavrama çok çeşitli anlamlar yükleyince onun tanımlanamaz hale gelmesi de doğaldır.

Öte yandan, bu iki kavram üzerinde yapılan tartışmaların ve ortaya konan tezlerin, bilimsellik ve politikanın birbirini etkilemesiyle, yapay olarak gündeme getirildiğini söylemek de mümkündür. Çok boyutlu ve karmaşık bu iki olgunun, gerçeklerinin ötesindeki ideolojik hedeflerini de gözden ırak tutmamalıdır.

Bunda, kişisel değerlendirmeler kadar uluslararası ilişkilerin artması ve teknolojideki baş döndürücü hız karşısında, yeniden ulusal kimliği canlandırmak isteyen toplumsal dalgalanmalar da etkindir. Günlük dilde, çokça kullanılan bu iki sözcüğün, bilimin onlara vermek istediği anlamlardan tümüyle başka, hatta zıt anlamlar kazanması da bu ilişkilerin sonucudur.

Bazı kavramların içinin boşaltılması ve boşalan yerin başka anlamlarla doldurulması, yirmi ve yirmibirinci yüzyılın yarattığı kavram kargaşasının bir sonucudur.

Bloğumu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın, AKP'yi kapatmak için açtığı davaya getirerek sonlandırmak istiyorum.

Başsavcı, AKP'yi "laiklik karşıtlığı eylemlerin odak noktası" olarak suçlarken, acaba hangi laiklik tanımından yola çıkmıştır?

AKP de, kendine göre bir laiklik tanımı yapmış ve savunmasını bu laiklik tanımı üzerine oturtmuştur.

Şimdi doğru olan hangi laiklik tanımı hangisidir? Başsavcınınki mi, yoksa AKP'nin savunmasında yaptığı laiklik tanımı mı?

Buna kim karar verecek?

Anayasa Mahkemesi... Peki, Anayasa mahkemesi hangi laiklik tanımını esas alacak?

Belli değil. Belki Anayasa Mahkemesi de, kendine özgü bir laiklik tanımı yapacak ve kararında yaptığı tanımı esas alacaktır.

Ya Anayasa Mahkemeleri üyeleri arasında da farklı laiklik tanımları yapılırsa ne olacak?

Ağzınızdan çıkan sözcükleri duyar gibi oluyorum...

- Ne olacak, elinin körü olacak.

Böyle denmemesi için Anayasa Mahkemesi kararını, "demokratik ilkeler" üzerine oturtmalıdır.

cdenizkent

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..