- Kategori
- Eğitim
Denetimde yaşanan sorunlara dair...
Denetim örgütler için hayati öneme sahip bir işlevdir. Denetim yönetime bağlı bir işlevdir. Denetimin yönetime bağlı olmasının doğal bir sonucu olarak denetim yönetimin istediği doğrultuda çalışmak zorundadır. Denetimin etkililiği veya etkisizliği tamamen yönetime bağlı bir durumdur. Yönetim denetim işlevini etkili de kullanabilir, etkisiz bir araç haline de getirebilir. Denetimin yönetime bağlı olması, denetimin üzerine düşen rolleri yönetimin yaklaşımına bağlı olarak yerine getireceği anlamına gelmektedir. Denetime bir eleştiri getirilecekse öncelikle yönetime eleştiri getirilmesi gerekmektedir. Yönetime rağmen denetimin kendine göre işlevler tesis edip bu işlevleri gerçekleştirmesini beklemek örgütsel yapıyı tanımamak anlamına gelir.
Denetimin yaptığı çalışmaları değerlendirme, denetimin işlevlerini yerine getirme düzeyi konusunda karar verme, denetime hedefler gösterme, gösterilen hedeflere yaklaşma dereceleri konusunda değerlendirmeler yapıp denetime geri dönüt verme gibi iş ve işlemlerin hemen tamamı yönetim tarafından yerine getirilmesi gereken rol ve işlevlerdir.
Eğitim sistemimiz içinde bu anlamda denetime bakıldığında önemli sorunların varlığı ile karşılaşılmaktadır. Eğitim sistemimiz içinde ikili bir denetim yapısı söz konusudur. Yöneticilerin yerine getirdiği denetim işlevi dışındaki denetim görevi bakanlık merkez teşkilatındaki bakanlık müfettişleri ile illerde milli eğitim müdürlükleri bünyesindeki eğitim müfettişlikleri tarafından yerine getirilmektedir.
Eğitim sisteminde yer alan bu denetim yapısına bakıldığında bakanlık müfettişlerinin çalışma sisteminin neredeyse yönetimden tamamen bağımsız bir durumu varken illerdeki eğitim müfettişlerinin ise tamamen il milli eğitim müdürlüklerinin güdümünde olmaları gibi bir durumla karşılaşılmaktadır. Merkez teşkilatındaki denetim birimi neredeyse tamamen yönetimden ayrı bir durumda gibi işlemektedir. Bakanlık merkez teşkilatında yer alan bakanlık müfettişleri doğrudan bakana bağlı olarak çalışmaktadırlar. Ancak yönetim sistemimiz içinde bilindiği gibi bakanlar siyasi bir kişilik durumunda yer almakta olup meclis, parti ve parti teşkilatları, bakanlık gibi çok geniş alanlarla ilgilenmek zorunda kaldığı gibi siyasal, kurumsal, yasal ve daha diğer pek çok işlevi de yerine getirmeye çalışırken bakanlık merkez teşkilatına bağlı olarak iş görecek olan denetim birimiyle gerektiği gibi ilgilenebilmesi imkansızdır. Merkez teşkilatı bünyesinde yer alan teftiş kurulu başkanlığının inceleme, soruşturma, denetim ve rehberlik gibi görevlerini layıkıyla yerine getiriyor mu getirmiyor mu gibi bir çalışmayı bakanın yapmasını beklemek, denetimin işlevlerini ne düzeyde yerine getirdiğini görüp gözetmek, denetime yeni hedefler göstermek gibi bir işlevi yerine getirebilmesi mümkün değildir. Bakanın yardımcısı durumundaki müsteşar veya müsteşar yardımcıları denetime bu konuda bir yol göstermesini beklemek de aynı bakanınki gibi mümkün değildir. Bakanlık merkez teşkilatı devasa yapısı ile eğitimle ilgili hemen bir çok işlevi yerine getirmeye çalışırken bu karmaşa içinde bir çok alanı ihmal etmekte, bir çok bölümü kendi haline bırakmak zorunda kalmaktadır. İhmal edilen, kendi haline bırakılan alanlardan birisi hatta başta geleni de bakanlık merkez teşkilatındaki denetim birimidir. Denetim birimindeki görevlilerin mevzuat uygulamaları, eğitim sisteminin alt düzeylerine kadar inen görev alanlarının karmaşıklığı, denetim elemanına sistemimiz içinde atfedilen imaj bir araya geldiğinde yönetim birimlerindekiler çoğu zaman denetim biriminin işine karışmama yoluna gitmektedirler. Bu ilgisizlik o düzeye gelmiştir ki alınacak müfettişlerin seçimi, yetiştirilmesi tamamen merkez teşkilatının denetim biriminin inisiyatifindedir. Bu durum denetim biriminin kendi içinde hiyerarşik bir yapı oluşturmasına, kurumsal kültürü kendine göre oluşturup geliştirmesine, diğer birimlerden kendini yalıtmasına yol açmaktadır. Oysa denetim yönetim adına işlev gerçekleştirmektedir. Bu nedenle de yönetim tarafından yakından izlenmesi gereken bir alandır.
İl Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı olarak çalışan eğitim müfettişleri ise kendilerine yasal düzenlemelerle verilmiş olan inceleme, soruşturma, araştırma, rehberlik ve denetim işlevlerini il milli eğitim müdürlüklerine rağmen gerçekleştirmeye çalışmaktadır. İl milli eğitim müdürlükleri eğitim müfettişliklerinin çalışma düzenlerine sürekli müdahale etme imkanına sahip durumdadırlar. Bu bağlılık denetim biriminin tamamen il milli eğitim müdürünün bakış açısına göre işlemesine neden olmaktadır. İl düzeyinde eğitim öğretime yönelik alınacak kararların mevzuata uygunluk durumunun il düzeyindeki denetim birimleri tarafından yakından takip edilebilmesi mümkün değildir. Zira denetim biriminin yazdığı rapor, teklif ve öneriler tamamen il milli eğitim müdürünün onayına, uygun görmesine bağlıdır. Tespit edilen bir uygunsuz durum, yapılan bir inceleme, soruşturmada ortaya çıkan hususların sonuçlanabilmesi yine tamamen milli eğitim müdürünün kişisel anlayışına, değerlendirmesine bağlıdır. İl milli eğitim müdürlüklerinin denetim işlevini istedikleri gibi kullanma gibi bir durumda olması denetimin sağlıklı işlemesinin önünde önemli bir engel olarak durmaktadır.
Eğitim sistemimiz içinde var olan bu ikili yapıdaki bu çarpık işleyiş denetimi işlevsiz, yararsız, verimsiz dolayısıyla da gereksiz bir duruma getirmiş gibi görünmektedir. Bu durum denetim açısından olduğu kadar yönetim ve eğitim sistemi açısından da olumsuz sonuçlar ortaya koymaktadır.
Olması gereken ise denetime gerçek işlevini yüklemekle ortaya çıkacaktır. Denetim yönetim adına sistemde var olan sorunlu alanları ortaya çıkarma, bunlara çözüm önerileri getirme, sistemde yapılması gereken düzenlemeler, düzeltmeler konusunda yönetime yol gösterme şekline dönüşmesi gerekir. Denetim işlevi sistemin her alanına hakim olduğu, sorunlara en yakın noktalara kadar ulaşabildiği, sisteme bütünsel bir şekilde bakabilme şansına sahip olduğu, kurumlar arası farklı uygulamaları yakından görebildiği, her kurumu içinde bulunduğu şartları dikkate alarak görebilme şansına sahip olduğu için yönetim açısından çok önemli bir işlevdir. İnsan vücudundaki sinirlerin gördüğü görevi örgütlerde denetim görmektedir. Ancak bu görevin gerektiği gibi yerine getirilebilmesi öncelikle yapısal değişme ve düzenlemelerin yapılmasına, ardından uygun işlevler yüklenmesine, daha sonra kendine yönetim tarafından hedefler gösterilmesine ve en sonunda da gösterilen hedefler doğrultusunda işleyip işlemediği konusunda geri dönütler verilmesiyle bir bakıma denetimin de değerlendirilmesine bağlıdır. Tüm bunların yapılması ise ancak yönetime bağlı bir durumdur.
Uygulamada yaşanan sorunlara bakıldığında denetim işlevine Bakanlık Merkez Teşkilatının tam bir ilgisizlik içinde bulunduğu söylenebilir. Merkezde bulunan denetim biriminin işleyişi merkez teftiş kuruluna havale edilmişken taşradaki denetim biriminin işleyişi il milli eğitim müdürlüklerine havale edilmiş gibi görünmektedir. Özellikle taşra teşkilatlarındaki denetim birimleri merkezin hemen hiç ilgi alanına girmez bir durumdadır. Taşrada görev yapan denetim elemanlarının günün ihtiyaçlarına göre yetiştirilmesi, seçme sisteminin etkililiğine dair bir değerlendirme, seçilenlerin etkin bir şekilde ve yakından takip edilmesi, denetimin işlevlerine yönelik geri dönüt verilmesi, sistemin sorunları ve çözümleri konusunda ihtiyaç duyulan çalışmaların neler olduğu gibi hususlarla ilgili olarak hemen hiçbir çalışma yapılmamaktadır denebilir. Bu yönüyle taşra denetim birimleri tam bir başıboşluk, kendi haline bırakılmışlıkla karşı karşıyadır. Bu yaklaşım taşra denetim birimlerinin zamanla etkisizleşmesine, verimsizleşmesine, belki yozlaşmasına neden olmaktadır. Merkezde bulunan denetim birimleri bu yönüyle taşradaki denetim birimlerine göre daha şanslı olarak görülse de merkezde de benzer bir ilgisizlik söz konusudur denebilir.
Denetimle ilgili acilen önlem alınması gerektiği apaçık ortada durmaktadır. Bu alanda yapılacak çalışmalar hem yönetime, hem eğitim sisteminin bütününe yönelik olacağı için bir an önce duyarlı, etkili, verimli bir denetimin kurulmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Soru, görüş ve değerlendirmeleriniz için….
Ali Hikmet Demir
ahdiron4@hotmail.com