- Kategori
- Deneme
Deniz, üstü gök ve altı...

yasıma...
İşte yeni bir gün
işte yeniden doğmuş güneş
Bugün nazlı güneş,
bulutların ardına sığınıyor,
mahçup, masum bir çocuk gibi..
bulutlar şanslı bugün
güneş en önce onlara bırakıyor umutlarını
ve ben izliyorum sadece izliyorum
caddeleri izliyorum, insanları izliyorum
çocukları...
kimisi parkta oynuyor
kimisi evde yemek yemem diye ağlıyor
kimisi ekmek parası kazanmaktan bahsediyor gururla...
abla/abi denilecek çocuklar olduğunu görüyorum.
Denizi görüyorum sonra penceremden
izliyorum onu ve
hayatta işte deniz gibi
denizin suçu yok, o şeffaf o renksiz
ve ne renkse gökyüzü onu yansıtıyor sadece
bazen mavi, bazen siyah, bazen turuncu..
ne renkse gök denizin suyu da o renk...
tıpkı biz gibi, tıpkı hayatlarımız gibi
çünkü; ne renkse yüreğim, ne renkse beynim
aynada görüdüğüm kişi de hayatım da işte o renk.
herkes, her şey şeffaf, ben ne renksem her şey o renk
Hiç suçu yok yani denizin
gök ne renkse onun rengi de o renk
bir de altındaki dünyası...
Yosunluysa örneğin veya altın rengi kumlar varsa veya çöplerle doluysa
değişir suyun rengi
yani suçu yok denizin
ALTI neyse bir de ÜSTÜ
İşte onun suyu da o renk
Yani neyse gerçek inancın, o cümlelerinin altındaki
hem geçmişinden gelen hem geleceğine giden
yani renkse inancın ve ne renkse umudun...
HAYATIN DA İŞTE O RENK
GÖZLERİN O RENK
ÇÜNKÜ, SUÇU YOK HAYATIN O ŞEFFAF
SEN NE RENKSEN İŞTE O DA O RENK...
"SERAP BAROL KORKMAZ"