Deniz Baykal'a mektup yazdım.. / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '09

 
Kategori
Siyaset
 

Deniz Baykal'a mektup yazdım..

Deniz Baykal'a mektup yazdım..
 

Bakın Deniz Baykal, kendisine yazdığım mektubu size gösteriyor:))


BEN DE, CHP LİDERİ DENİZ BAYKAL'A MEKTUP YAZDIM... VE YANIT DA ALDIM


Bu bloğu, ünlü piyanistimiz Fazı Say'ın CHP lideri Deniz Baykal'a yazdığı mektuptan sonra hazırlamıştım. Ancak, ABD Başkan'ı Barack Obama'nın Türkiye'ye gelişi, Türkiye'nin gündemi değiştirince yayımını ertelemek zorunda kaldım.

Arşivimden çıkardığım aşağıdaki mektubu bir kez daha okuyunca, CHP hakkındaki o günkü görüşlerimin bugün de aynen devam ettiğini ve CHP'nin de o günden beri fazla değişmediğini görmek beni fazlasıyla şaşırttı.

Deniz Baykal'ın, Fazıl Say'ın mektubuna yanıt verip vermediğini bilmiyorum ama benim mektubuma yanıt vermişti...

Vermişti diyorum; çünkü mektubumu 3 Haziran 1997 günü (yani 12 yıl önce) yazmıştım. Tarihe dikkatinizi çekerim. 28 Şubat Askeri Müdahalesi'nin ilk ayları...

28 Şubat sonrasında, CHP'nin izlediği yol çok hoşuma gitmiş ve sanki "bilen bir kişi"(!?) gibi oturmuş, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a, aşağıdaki mektubu yazmıştım.

Mektubumun bir satırını, noktasını, virgülünü ve parantezini değiştirmeden aynen ve olduğu gibi aşağıya çıkardım. CHP'nin dününü göstermesi bakımından bu mektubumu sizlerle paylaşmak istedim.


"3 Haziran 1997

Sayın Deniz Baykal

İyiye gidiyorsunuz. Ancak bir seçmen olarak aşağıda sunduğum naçiz önerilerimin de dikkate alındığında, bu iyiye gidişin daha da iyileşeceğini düşünüyorum.

1- CHP olarak yaptığınız konuşmalarda ve sergilediğiniz eylemlerde, devlet ile hükümeti birbirine karıştırmayın. Hükümeti eleştirirken devleti zedelemeyin. Unutmayın ki, bu devlet de, CHP gibi Atatürk tarafından kurulmuştur.

2 - Başta asker ve polis olamak üzere, güvenlik güçlerine olan sert tavrınızı yumuşatın. Yasadışı sol(aşırı) örgütlere ve bunların yasadışı eylemlerine "bir hak arama" hareketi olduğu gerekçesiyle hoşgörü ile bakarken, onlara karşı görevlerini yapan polisi gücendirmeyin. Yine unutmayın ki, halkımızın ezici çoğunluğu askerini ve polisini sevmektedir. Ne kadar kötülenirse kötülensin, halkımızın geneli, devletinin, askerinin ve polisinin yanındadır. Bu nedenle de, Güneydoğu'da şehit olan askerlerimizin ve yasadışı örgütler tarafından öldürülen polislerimizin cenaze törenlerine katılmayı ihmal etmeyin.

3 - Partinizin tabanında (kontrolunuz dışında) PKK ve yasadışı aşırı sol örgüt yanlılarının ve destekçilerinin olduğu söylenmekte, zaman zaman da gözlenebilmektedir. Bunlara dikkat edin. Bunlar sizi(CHP'yi) ÖDP (PKK'lıyı arkadaş olarak görmekte) ve HADEP (Türk askerini hedef olarak göstermektedir) ile seçim ittifakı yapmaya özendirebilirler ve zorlayabilirler. Böyle bir ittifakta, kaybedeceğiniz oyun kazanacağınızdan çok fazla olacağını unutmayın.

4 - İsim vermek istemiyorum ama, partinizin kamuoyunda (bence toplumumuzun genel düşüncesine göre olumsuz) isim yapmış bazı milletvekillerinizin konuşmalarını ve davranışlarını da kontrol altına almanız gerekiyor. Bunlar yasadışı sol örgütlere va hatta PKK yanlılarına olan yakınlıklarının, devletin yasal olan kurum ve kuruluşlarına olan yakınlığından daha fazla olduğu gözlenmektedir.

5 - Laiklik ve çağdaşlığı savunurken, ulusal değerlerimizi ve halkımızın kültür ve inancına yönelik manevi bağlılıklarını hafife almayın; çağdaşlık uğruna onları hor görmeyin. Bu sözlerim, laikliğin felsefi yanını biraz fazla kurcalayıp, iman ve inanç yerine aklın egemenliğini öne süren ateistler içindir. Bunlara saygı duyulur ama böyle bir düşünceyi topluma aktarmanın partiye bir yarar sağlayacağını düşünmüyorum.

6 - Partinizin, Atatürk'ün partisi olduğunu sık sık gündeme getirmeniz -ki bu övüncünüzü yürekten kutluyorum- bence, yukarıda sıraladığım olumsuzluklar nedeniyle size gelecek oyları kısıtlıyor. %20-25 arasındaki RP'lileri saymazsak, halkımızın %80'i, Atatürk'ü bu ülkenin kurtarıcısı ve devletin kurucusu, bugünkü modern ve çağdaş yaşamın hazırlayıcısı olarak biliyor, tanıyor ve seviyor. Fakat bu insanların ancak %10'u(şimdilerde %15'e çıktığını düşünüyorum) CHP'ye oy veriyor. Sizce bu çelişki değil mi? Neden halkımızın RP'li dışındaki tümü Atatürk'ün kurduğu CHP'ye oy vermiyor? Bunun yanında, görsel ve yazılı basında kendilerini Atatürkçü olarak tanıtan ve kamuoyunda da böyle bilinen bazı isimlar de, CHP'yi değil de İşçi Partisi'ni tercih ediyorlar. Bunun nedenini de bilemiyorum.

7 - Son olarak şunu söylemek istiyorum. Atatürkçülüğü yalnızca sol düşünce ve sol ideoloji ile sınırlandırmayın. Merkez konumundaki sağ düşüncenin de laik, demokrat ve Atatürkçü olabileceğini unutmayın. Oy artırımınızı yasal görünümdeki ayrılıkçı parti ve örgütlerden değil, merkezdeki sağ partilerden sağlamaya çalışın. Ancak bu şekilde iktidara yürüyebilirsiniz.


Saygılarımla.

İmzam
Adım ve soyadım"


Açıklama : Yukarıda da belirtiğim gibi, mektubumda bir kelime bile değiştirmeden aynen aktardım. Mektubumun 12 yıl önce yazıldığını ve bu geçen süre içinde, bende de bilgi, gözlem, düşünce, olaylara bakış ve yorumlama yönünden bazı değişmeler olduğu muhakkaktır.

Mektubumun özellikle 3, 4 ve 7'nci önerileri hakkında kısa bir açıklama yapmak istiyorum. Daha önceki yıllarda da bir seçmen olarak CHP'yi yakından izliyordum. CHP'li üç milletvekilinin davranışları ilgimi çekmişti. Bu üç milletvekilinin adlarını da Deniz Baykal'a bildirmek istedim ama sonra vazgeçtim. Bu üç milletvekilini, 28 Şubat öncesinde başta Gazi Mahallesi olaylarında ve yasadışı aşırı sol örgütlerin yasadışı toplantı ve gösterilerinde hep ön sıralarda görmüştüm. Bu kişiler, bugün hala CHP'nin üst kademelerinde görev yapmaktadırlar. Ve bu kişilerin, bana göre bugün de CHP'ye hiç faydası yoktur. Bunlar, sağ kesimdeki laikliği benimsemiş, cumhuriyet değerlerine saygılı ve Atatürkçü düşünceye sahip insanların CHP'ye soğuk bakmasına neden olmaktadırlar.

Bu konudaki düşüncem 1bugün de, 12 yıl önce olduğunun aynısıdır. CHP, zaman geçirmeden silkinmeli ve içindeki dinozorları ve fosilleri temizleyerek yeni bir yapılanmaya girmelidir.

12 yıl önce, CHP lideri Deniz Baykal'a yazdığım bu mektubu yayımlayarak, hem arkadaşlarımla paylaşmak ve hem de 12 yıl önce CHP'nin nasıl bir parti izlenimi verdiğini -en azından benim bakış açımdan- ortaya koymak istedim.

Benzer bir mektup daha yazsam mı acaba?


CHP lideri Deniz Baykal'ın cevap mektubu da şöyle :


"CHP
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Genel Başkanlığı

29. 08. 1997


Benim adım ve adresim..........
............................................


Siyasi gelişmelerle ilgili mektubunuzu aldım. Çok teşekkür ederim.

Cumhuriyet Halk Partisi Atatürk'ün kurduğu tek partidir. Atatürk kurucumuz ve önderimizdir. Dolayısıyla, Partimiz Atatürk konusunda herkesten daha çok duyarlıdır. Mücadelemiz O'nun gösterdiği hedefleri gerçekleştirme yolundadır.

Önerilerinizden yararlanacağımızı bilmenizi ister, değerli katkılarınızı her zaman bekler, sevgiler, saygılar sunarım.

İmza

Deniz BAYKAL
Genel Başkan"


Açıklama: Yaptığım önerilerin bizzat Deniz Baykal tarafından okunmadığını ve bu yanıt mektubunun da yine bizzat Deniz Baykal'ın kaleminden çıkmadığını biliyorum. Belki önerilerimle ilgili olarak kendisine bir şeyler söylenmiştir. Üst düzey yöneticilerinin, her şeyi okumak ve yazmak fırsatları her zaman olmayabilir. Ama imza kendisinindir.


cdenizkent
 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..