​ Deniz Seki yakalandı / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '14

 
Kategori
Güncel
 

Deniz Seki yakalandı

Deniz Seki yakalandı
 

gecce.com


Ohh.. içimiz soğudu… Çok iyi oldu… Diyebiliyor musunuz?
 
Bir denilecek şey var . “Bir insan ne yaparsa kendine yapar. “
 
Türk halkı bazı şeylere de alıştı veya alıştırıldı. Belki de o bu  olay karşısında : “Olur böyle vakalar, Türk polisi yakalar..” demektedir. Kaçak ilan edildiğinden beri altı ay geçmiş. Bazıları onu yurt dışında gördügünü söylüyordu. Yok, Fransa’da Paris’teymiş… Yunan adlarında görülmüş.
 
Ama belli ki , Hiçbir şey Türk polisinin gözünden kaçmıyor.
 
Bu olayın gerçek anlamı nedir?
 
Şunu söyleyebiliriz : “İnsan çevresinin ürünüdür.”
 
Çevreniz neler yapıyorsa; ne gibi alışıkanlıklar benimsemişse; siz de istediğiniz kadar onlardan uzak kalmaya çalışın, bu alışkanlıklar ; genellikle kötü alışkanlıklar sizin yakanıza yapışıyor.
 
Sanatçı çevrelerin çılgın yaşamları; içki, kumar alışkanlıkları hep bilinir ama çoğu kez bu alışkanlıklar hep gizli yaşanır. Yalnızca Reina gibi, büyük eğlence lokallerinde bu davranışlar magazin basınının önüne serilir. Ondan sonra yazarlar : “Falan artist bardan çıkarken yere serildi… Falan aktör, arkadaşlarının yardımıyla gazinodan ayrıldı…” Ondan sonra ağızlar kaymış, gözler yerlerinden fırlamış bazı zavallı çehreler sergilenir… İçkiden medet uman, son sığınağı içki olan insanlar, rezil olmuş şekilde bu yerleri terk ederler.
 
Bu kötü alışkanlıklar sadece İÇKİ olsa, bir dereceye kadar anlaşılır. Ama İstanbul öylesine tehlikeli bir yer oldu ki, her yerinden esrar, eroin, kokain, kubar, Bonzai ve nice yapay yasadışı uyuşturucular akıyor…
 
Bunların dağıtımını, peynir ekmek gibi satışını , genç insanların durmadan zehirlenişini ve son zamanlarda feci halde ölümlerini , her gün gazetelerden, televizyondan izleyip dizlerimizi dövüyor; vah vahlanıyoruz. Nice güzel insanların , güzel çocukları bir bakıyorsunuz bir parkta, yada metruk bir evde Bonzai kurbanı olarak ölüp gitmiş.  Bu vakaları saymaya, yeniden hatırlamaya yürek yetmez. Son yıllarda, yüzlerce insan böylece tükendi gitti.
 
Diğer yanda, magazin basınında son haberlerden biri de çak tanınmış artıstlerin veya aktörlerin uyuşturucu kullanmadan dolayı yakalandığının belirtilmesi; bunların karakolda, hastanede , mahkemede çekilmiş resimleri… Gazetelerin Birinci sayfalarında bunlar sık sık yer almaya başladı. Bu idoller kötü örnekler değil de nedir? İnsanlar bu güzel insanları her yerde izliyor; hayran hayran seyrediyorlar. Ama karakolda, mahkemede, uyuşturucu kullanmaktan, taşımaktan satmaktan görmek istemiyorlar. Bu güzel insanlar ne yazık ki birden bire halkın gözünden  fena halde düşüyor.
 
Deniz Seki, benim gözümde özel bir insandı. Özel bir sanatçıydı. Güzeldi. Bir sanatçı gibi yaşamasını seviyordu. Güzel bir sesi vardı. Yarattığı şarkılar bence ortanın üzerinde kalıcı özellikli şarkılardır.  Piyasada onu seven çok insan vardır. Bu yaratıcı, güzel insanın bu uyuşturucu piyasasında görülmesi, gösterilmesi herkesi hayal  kırıklığı yaratmıştır.
Eskiden bilindiği gibi  uyuşturucu taşıyıcılarına ve kullanıcılarına da çok ağır cezalar veriliyordu. Fakat bu şekilde cezalandırmanın bir yararının olmadığı görülünce taşıma, kullanma cezaları çok hafifletildi ve hatta çoğu kez af kapsamına girdi.
 
Oysa bu  “madde” elden ele sevki; satışı .. hala çok sıkı, ağır cezaları gerektirmektedir. Deniz Seki de ne yazık ki böyle bir suçla suçlanmaktadır. Belki bu işin içindeyken, o bunu şaka sanıyordu; beni yakalayamazlar sanıyordu. Ama ne yazık ki ..Türk Polisi eninde sonunda yakalar.  Deniz de ne kadar  çok cezasını çekmekten kaçsa bile artık polisin elindedir. Peki, niye kaçtı ? Çünkü , Deniz  bir süre hapishaneye girdi . Oranın nasıl bir yer olduğunu biliyor. 
 
Gazetelerin yazdığı gibi : “Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kesinleşen hapis cezasının onanmasının ardından,  7 aydır aranan ve hiç bir yerde bulunamayan Deniz Seki, İstanbul Esenyurt Alkent-2000 Apartmanında gözaltına alındı.
 
Deniz Seki, önce hastanede muayeneden sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Yerleşkesi’ndeki Narkotik Şube Müdürlüğü’ne getirilecek. Geceyi emniyette geçirecek olan Deniz Seki, yarın Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilecek. Deniz Seki’ye ilgili yakalama kararının okunmasının sonra tutuklanarak, cezaevine gönderilecek.” (sözcü,15.11.14)
 
Özel bir af çıkmazsa; “Deniz Seki kokain kullandığı ve çevresine de temin ettiği nedeniyle yargılandığı davadan 6 yıl 3 ay hapis cezası almıştı. Yargıtay tarafından da onanan hapis cezası nedeniyle daha önce 7.5 ay hapis yatan Seki’nin 4 yıl 2 ay daha cezaevinde kalması gerekiyor.” (haberler.com)
 
Şu haberlere bakar mısınız? 
 
Deniz Seki katıldığı bir TV programında, “Bir daha hapishaneye gireceğime, beni  assınlar daha iyi demişti…” Hapishane için “…Orası topraksız Zincilikuyu Mezarlığı. Canlı canlı insanlar gömülü orada" yanıtını verdi.
Niye kaçtı’nın cevabı bu…
 
İşte son pişmanlıklar fayda vermiyor.
 
Deniz Seki’yi ben severim. Yüreğim bu güzel insanın hapishanede çürümesine izin vermiyor. Belli ki çok feci bir hata yapmıştır. “Yapmadım…” diyor. Bu kendisiyle, yargıç arasındaki bir süreç. Ama  belli ki derdini anlatamıyor.
 
Allah kahretsin… Türk milletinin, Türk gençliğinin başına bu uyuşturucu belasını verenlere. Öyle bir kartopu gibi ki… Her geçen gün sorun bu kartopu, bir çığ gibi büyüyor.
 
Tepelerde oturanlar; saraylarda oturanlar ne yazık ki, alt katta oturanların neler çektiğinin farkında değiller.
 
Türk halkı türlü belalar içinde sürünüp duruyor. Büyük kentler; İstanbul bir gayya kuyusu haline dönüştü; içine aldığı insanları, gençleri öğütüp mahvediyor.
 
Gençlerin bu olaylardan da örnek alması gerekir. İnsanlar ne kötü durumlara düşebiliyorlar. En kısa zamanda vazgeçsinler. Gerekli yerlere başvursunlar.
 
Çok yazık insanlarımıza ve gençlerimize. Deniz Seki’ye ve bütün kurbanlara yüreklerimiz yanıyor..  İçimiz acıyor. Ne diyelim. Allah kurtarsın. Allah yardım etsin.
 
Toplam blog
: 2579
: 848
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..