- Kategori
- Kültür - Sanat
Denizli 2. Uluslararası Türkçe Müzik Festivali

Elif Gökalp ve Ali Sırrı Talay
Tarihsel, coğrafik ve kültürel anlamda oldukça bereketli bir yapıya olan Denizli, 4 gün boyunca yine güzel bir etkinliğe evsahibi oldu. Mayıs'ta tiyatroya doymuştu Denizli'de yaşayanlar, şimdi de müziğe. Müzik dili evrenseldir, ruha hitap eder. Bu kez dil ortaktı, 25 ülkeden gelen ve ülkelerinde tanınmış olan sanatçılar kendi şarkılarını Türkçe sözlerle seslendirdiler. Bu anlamda festival boyunca Türkçe ortak dil oldu.
Bu yıl 2. düzenlenen ve "Türkçevizyon" kısa adıyla anılan, Denizli Valiliği, Denizli Belediyesi ve TRT ortak yapımı "Denizli Uluslararası Türkçe Müzik Festivali"dün akşam yapılan gala konseri ile tamamlandı. Festival geçen pazar günü kortej yürüyüşü ile başlamıştı. 5 gün süren ve yurt gündeminde yaşanan olumsuzlukların etkilediği festival herşeye rağmen oldukça coşkulu geçti.
Festivalde 1. gününde ülkemiz gündemini olumsuz etkileyen İsrail saldırısı ve şehit cenazesinden dolayı Delikliçınar Meydanı'ndaki halk konseri iptal edildi, çünkü birkaç saat önce o meydanda bulunan Yeni Camii'den uğurlandı Mehmetçik, konser alanına çelenk bırakıldı. "Acıyan yer ayrı, acıkan yer ayrı", derler cenaze evinde yemek verilirken. Acıya katlanmak adına, acısı olandan güçlü olması istenir, belki de. Müzik de ruhun gıdası, malum sadece mide değil acıkan. Hem müzik birleştirici; dili, dini ortak.
Aynı gün akşamı Pamukkale Antik Tiyatro'da açılış konseri vardı, TRT 1'den canlı yayın yapılacağı duyurulmasına rağmen bu olumsuzluklar yüzünden sadece TRT AVAZ 'da verilmiş. Bu arada konserin iptali bile söz konusu olmuş.
Açılış konseri mekanın büyüleyici olmasının etkisi ile belki de muhteşemdi. Programın sunuculuğu üstlenen tiyatro sanatçısı Demet Tuncer, nam-ı diğer Mary Hanım, fiziksel görünüşü ve kostümü ile o büyüleyici mekana uyum sağladı. Antik çağlardan bir güzel salınıyor sahnede izlenimi verdi izleyenlere. İlk önce Pamukkale Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencileri Yunus Emre Oratoryosu'ndan bir bölüm seslendirdi. Hemen arkasından Ankara Radyosu'ndan iki muhteşem ses geldi sahneye: Elif Gökalp ve Ali Sırrı Talay.
Konserde ülkeler alfabetik sıraya göre sahneye çıktılar. Dil ve kültür ortaklığımız bulunan Orta Asya ve Kafkasya Türk Cumhuriyetleri çoğunluktaydı. Balkanlar ve Ortadoğu ülkelerinin yanısıra Afrika temsilcileri Tunus ve Cezayir de festivalde yer aldı. Tüm sanatçılar "Dostluk ve dünya barışı için burdayız, terörü kınıyoruz!" mesajı ile seslendiler.
2. ve 3. gün antik olmayan şehir merkezindeki Açık Hava Tiyatrosu'ndan seslendi sanatçılar. Ses düzeni ve atmosfer ilk günkü kadar büyüleyici değildi ve şehir merkezinde olmasına rağmen izleyenlerin sayısı azdı. Sanatçılar, biri Türkçe diğeri kendi dillerinde olmak üzere ikişer şarkı seslendirdiler, bu yüzden konser iki günde tamamlandı. Üç günlük süreçte en fazla ilgi gören grup Filistin'in ilk rock grubu olan CULTURESHOC isimli, 4 erkek 1 genç kızdan oluşan sevimli gruptu. Ayakta alkışlanan ve dillere dolanan "Hiç Kimsesiz Topraklarda!" şarkısı hala kulağımda. En çok alkış alan ve tekrar tekrar izlenen de Sufi tarzda müzik yapan Yusuf İslam modeli Bosna temsilcisi Zejd Soto. 3. gün kendisi orada olmamasına rağmen onun parçasıyla veda edildi.
Bu arada benim izlenimlerime göre Arap Dünyası kültürel kimliğini Amerikan emperyalist kültürüne çoktan kaptırmış. Ben bizim bildiğimiz tarzda arabik müzik ve dans gösterileri sunmalarını beklerdim. Hepsi de rock ve hip hop söylediler. Buna karşın Rusya ve Kafkasya kültürünü hala canlı tutan gruplar vardı. Örneğin Çuvaşistan ve Rusya Başkürdistan (Bu ülkenin adını da ilk kez duydum) temsilcileri kendi kültürlerini taşıdılar. 2005'te Eurovizyon'a Romanya adına katılan Luminita Anghel'de ilgi görenler arasındaydı. Pakistanlı Young Beatles ve Irak-Kerkük Kardeşler grubu tarzları ve olgun yaşları dolayısıyla en az ilgi görenlerdi. En hareketli grup ise Cezayirli West Town Boys'lar. Müzikte moda gelip geçici, şimdilik hip hopçılar ilgi görüyor ve Arap Ülkeleri kendilerini bu rüzgara kaptırmışlar. Yine ilgimi çeken çekik gözlü Orta Asya kızlarının zerafet ve süslü olma durumları, hepsi de aynı tornadan çıkmış gibiler, incecik bellerini saran süslü kostümleri, bembeyaz gülen yüzleri ile Geyşalar gibi gezindiler sahnede.
4. gün İncilipınar Recep Yazıcıoğlu Parkı'nda açık kapanış konseri vardı. TRT Radyo spikeri Selvi Karakoç'un sunduğu "Akşam Ola" programı canlı olarak verildi. Orkestra eşliğinde solist Ceylan Köse popüler şarkıları ve dinleyici isteklerini seslendirdi. Ayrıca her konserin sonunda emeği geçenlere teşekkür buketleri ve ödül töreni vardı. Bize de alkışla katılmak düştü, bileklere kuvvet.
Festivali 4 gün boyunca ilk sıralardan izlememin asıl nedeni ise, ilk yıllardaki öğrencimlerimden biri olan TRT Müzik programları yönetmeni Mustafa Gürsoy. "Hocam geliyor," diye kameramanlara seslenmesi ve esprilerle karşılanmak çok hoşuma gitti. Çok sevimli bir öğrenciydi, şimdi de çok sevimli bir yönetmen. Buradan ona teşekkürlerimi iletir, çalışmalarında başarılar ve mutluluklar dilerim.
Kültür ve Sanat adına yapılan çalışmalara emeği geçen tüm emekçilere selam olsun!
3. Türkçevizyon'da buluşabilmek umuduyla!
Esen kalın!