​ Derbinin Özeti: Çıkmadık Candan Umut Kesilmez / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '10

 
Kategori
Futbol
 

Derbinin Özeti: Çıkmadık Candan Umut Kesilmez

Derbinin Özeti: Çıkmadık Candan Umut Kesilmez
 

Maçtan önce kafalarda dolaşan soru işaretlerinin bütün cevapları 90 dakika içine gizlenmiş. Maç oynandıkça soru işaretleri yerine noktalar ve ünlemler konuldu.

İlk yarıda bariz bir Galatasaray üstünlüğü göze çarparken ikinci yarıda da beklenen Fenerbahçe baskısı görüldü. Klasik tabiriyle ortada geçen bir maç izledik. Mücadelesi bol, pozisyonu az bir maç oldu.

İki takım da temkinli ve kontrollü oynamayı tercih edince çok hızlı bir maç olmadı ancak gerek ikili mücadeleler gerekse organize ataklar seyir zevki veriyordu.

Galatasaray yapabileceğinin en iyisini yaptı. George Hagi’nin elinde sihirli değnek yoktu. Ancak getirdiği olumlu hava takıma yaramış belli ki. Çünkü bu tip maçlarda psikoloji önemli bir etkendir. Rijkaard’ın anlayamadığı ve belki de gidişinin en büyük sebeplerinden birisi bu psikolojik faktörlerdi.

Galatasaray taraftarı açısından şaşırtıcı olan Elano’nun performansı idi. Buna Pino’nun etkili oylunu da eklenince Fenerbahçe defansı zaman zaman zorlandı. Ortada Ayhan yine maestro gibiydi. Kanatları da etkili kullanan Galatasaray ilk yarıda ve maçın sonuna doğru tehlikeli pozisyonlar yarattı.

Fenerbahçe’de Emre’nin performansı orta sahayı ayakta tutarken Alex’in beklendiği gibi etkili olmaması gol pozisyonlarına girilmesini zorlaştırdı. Stoch ve Dia bilinen etkili oyunlarını oynadılar. Semih’in oyuna girişi geciktiği için etkili olmaması da yadırganmamalı.

İki takım defansı da çok bariz hata yapmadı. Özellikle Yobo çok kritik müdahalelerle Pino’nun etkisini azalttı. Servet keza eski günlerine dönmüştü. Aynı olumlu şeyleri Lucas Neil için söyleyemiyoruz. Bugünkü maçta art niyetli olduğu izlenimi edindim. Benzer şekilde Stoch da birkaç pozisyonda kendini yere atarak hakemi yanılttı.

Hakem için başlarda oldukça keyifli giden maç sonlara doğru zorlaştı. Bunda kendi hataları da etkendi. Hakemi eleştirirken kendi kararlarını referans alıyorum. Yani çaldığı düdükler arasındaki dengeye bakıyorum. Böyle değerlendirince hakem vasat görüntü çizdi.

Maç başında Lucas Neil’e erken sarı kart gösterdi. Oysaki pozisyonlardan birinde Stoch kendisini yere atmıştı. Diyelim ki kart kararı doğru idi. O zaman Lucas’ın ikinci yarıda ikinci sarı kartı (hem de iki defa) görmesi gerekiyordu. Bu durumda Lucas Neil 3 sarı kart ile oyunu tamamlayacaktı. Bunun dışında Lugano’nun gördüğü sarı kart sonrası hakemin burun buruna gelmesi ve şiddetli itirazı, başka bir pozisyonda iki eliyle “gözlerin görmedi mi” işareti yapması da sarı kartı gerektiren hareketlerdi.

Maçın en iyileri: Emre – Ayhan – Yobo – Pino – Elano – Stoch
Maçın kazananıı: Hagi
Maçın kaybedeni: Bülent Yıldırım
Maçın ilgi çekeni: Spidercam (örümcek kamera)
Maçın ateşlisi: Galatasaray seyircisi (sık sık Fenerbahçe stadını inlettiler)
Maçın özeti: Çıkmadık Candan Umut Kesilmez. 

Sevgi, hürmet ve muhabbetle.. 

Murat HACIOĞLU
 

www.murathacioglu.com 

 
Toplam blog
: 656
: 1708
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..