- Kategori
- Güncel
Dereler intikamını sizden alıyor Sayın Başbakan! İmar plânı değişikliğini siz yapmışsınız!

Sayın Kadir Topbaş ekrana çıktığında akılcı bir ûslup kullanıyor. Önce 'bizim de hatalarımız var' diyerek başlıyor konuşmaya ardından 44 yıl önceden bahsediyor.. Vali Muammer Güler zaten olup bitenden en son haberdar oluyor ! Yağma yok diyor, ekranda yağmalama görüntüleri, kurtarılmayı bekleyen tek bir vatandaşımız yok diyor ekranda araç, ağaç tepesinde insanlar...
Bu konunun takipçisi olacağım! Bu sabah yollar trafiğe açılmıştı. 2 gün önceki görüntülerden eser yoktu. Botların çalıştığı kara yolunda araç trafiği vardı. Temizlenmişti! UNUTULACAK, unutturulacak! Sigortalı iş yerleri, kaskolu araçlar paralarını alacak! Giden gittiği ile kalmış olacak. Her zaman olduğu gibi...
Sayın Başkan ne derse desin, inandırıcı değil! Bakınız Torunlar Şirketler Grubunun 2005 yılında 60 milyon dolara aldığı, eski İstanbul Yem Sanayi'ye ait
212 AVM, eski Edip İplik fabrika binasının yeridir. Dere yatağından 7-
Çağ Eğitim Kurumları Çobançeşme’de ki fidanlığın hemen altında ve kaba inşaat halinde. BURASI DERE YATAĞI! İzini kim verdi? Şirinevlerde ki CarrefourSA’nın yanından dere geçmiyor mu? O derenin devamın da WOW hotel, Dünya Ticaret Merkezi yok mu? 27.2.2008 tarihli Referans Gazetesinde CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem "Ayamama Deresi'nin taşması sonucu fuar salonlarında bodrum katları bir metre su ile doluyor. Aynı sorunu yeni binada yaşamak istemiyoruz. " diye açıklamada bulunmuştu. Demek ki aynı risk faktörü buralar içinde geçerli !
Dere yatağına yapılacak binanın kalitesi ve zemine uygunluğu değil problem, ‘kanunlara uyulmaması’ üzerinde durduğumuz.
Islah çalışmaları için büyük bütçelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Sayın Başkan’a Lale paraları bir derde derman olmaz mıydı diye soruyorum…
CHP’li belediyelerin yaptığı yanlışlardan da siz sorumlusunuz! Kötüden örnek olmaz. Devlet zaafiyet içerisinde olamaz!
Sayın Başbakan 1995 yılında ‘Gökten gelen her şeye razıyız’ diyor. 1997'de Belediye başkanı iken mimarlar odası'nın uyarılarına rağmen Ayamama deresi civarında belediye meclisinden plan tadili kararı çıkartıp bugünlere davetiye çıkaran Tayyip Erdoğan. Başkanlığı döneminde İSKİ genel müdürü olan bu günün Çevre ve Orman bakanı Veysel Eroğlu bizzat şahsını defalarca uyarmış olmasına, belediyene resmi yazı yazmış olmasına rağmen bundan 12 yıl önce önlem almayan da Tayyip Erdoğan. Bu gün de kalkmış ‘ne yani her tarafı yıkacak mıyız?’ diyorsunuz. Dere yatağı ile yerleşim birimleri arasında ki mesafe
Bu akşam televizyon kanallarında dinlediğim haberde Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhcu Ayamama Deresi’nin geçtiği alanların yeşil alan olduğunu, ancak 1997 yılında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde yapılan bir plan değişikliğiyle yapılaşmaya açıldığını belirterek, “Rapor hazırladık. Dikkate alınmayınca Büyükşehir’e dava açtık. Ancak davayı kazanmamıza rağmen planlarını değiştirmediler” dedi. Muhçu, 2007’de Danıştay’da davanın kendi lehlerine sonuçlandığını, ancak bu süreçte bölgenin kaçak yapılarla dolduğunu, son olarak da belediyenin felaketin yaşandığı bölgeyi yüksek yoğunluklu ve çok katlı yapılaşmaya açmak için yaptığı yeni bir planı Belediye Meclisi’ne getirmeye hazırlandığını söyledi.
Sayın Başbakan, konuşmadan önce durun, düşünün sonra çıksın ağzınızdan sözcükler. Ben ülkemi yönetenlerin sözüne inanmak ve güvenmek istiyorum!
"Afet Bölgesi ilân eder yıkarız." dediniz. Etmeden istimlâk edemiyor musunuz? Size "Madem yıkacaktınız neden izin verdiniz ?" demeleri mi korkutuyor? Haksızda sayılmazlar..
Sayın Başkan, yönetim ekip çalışması demektir. Bu ekip içerisinde çatlaklar elbette ki olacaktır. Meselâ ruhsat verilirken rüşvet olaylarını her zaman, her belediye zamanında duymuşuzdur. Kadrolaşma o keza. Bu olayda sizin izniniz dışında gerçekleşen uygulamalar varsa bunları Adalet’e teslim edecek misiniz? Hemen aklıma gelen bir olayı hatırlatacağım.
İstanbul Bahçelievler’de, Dilara Dumrul’un rögardan kanalizasyona düşerek ölümüne ilişkin soruşturma çerçevesinde hazırlanan bilirkişi raporunda, taşeron firma kusurlu bulunmuştu. Üzeri kartonla kapatılan rögarda 5 yaşındaki Küçük Dilara’nın ölümüne neden olan MVM şirketi, kusurlu bulunmuş, Tavukçu deresi ıslah çalışmaları için Belediye ile yaptığı sözleşme feshedilmişti. Sizde Sayın Topbaş, şirkete 2 yıl boyunca ihale yasağı getirildiğini duyurmuştunuz. Açıklamalarınızdan kısa süre sonra MVM’nin İSKİ ile 187 milyon euroluk ’Ambarlı Atıksu İhalesi’nin imza aşamasına geldiğini VATAN Gazetesi ortaya çıkardı. Tarih 22 Mart 2007. Yer İstanbul Alibeyköy’deki İGDAŞ Sosyal Hizmet Binası İhale Salonu. 10 bin adet elektronik sayaç alımı ihalesi için 4 firma ihaleye katılıyor. Elsel Gaz, Manas Elektronik, Kalekalıp Makina ve Elektromed Elektronik şirketi. Bu şirketlerin ortaklık yapısı incelendiğinde ortaya çok ilginç bir sonuç çıkıyor. İhaleye katılan Elektromed Elektronik firmasının yüzde 52’sinin sizin tarafınızdan yasaklanan MVM firmasına ait olduğu anlaşıldı. 17 Ocak 2007 tarihinde 6725 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nin 29. ve 30. sayfaları incelendiğinde ortaklık bağlantısı ortaya çıkıyor. Elektromed Şirketi 4 Ocak 2007 tarihinde 2007/15 sayılı toplantısında sermaye artırım kararı alıyor. Şirketin sermayesi 100 bin YTL’den 204 bin YTL çıkartılırken aradaki 104 bin YTL’lik farkı MVM şirketi karşılıyor!
İkinci bir olayı da hatırlatıp başka söz söylemeyeceğim. 31 Ocak 2008 tarihinde meydana gelen patlamada, şehrin göbeğinde havai fişek imalathanesinin kaçak olarak üretim yaptığı ortaya çıktı. Bu imalathanenin patlamasıyla savaş alanına dönen Davutpaşa, günlerce konuşuldu. Vali Muammer Güler ve siz havai fişek imalathanesinin ruhsatsız olduğunu açıkladınız. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın da patlamanın olduğu binanın ruhsatsız olduğunu açıkladı. Tıpkı bu olayda olduğu gibi suçunuzu `itiraf` ettiniz ama sorumluluğu üstlenmediniz. Mağdurlar unutuldu…
Sayın Başkan bu gün Büyükdere Caddesi bunca yükü kaldıracak alt yapıya sahip mi? Değil. İstanbul 1.derecede deprem kuşağında bir şehir. Gözgöre göre dere yataklarına ruhsat verilmesi, kontrolsüz yapılaşmanın görmezden gelinmesi, seçim öncesi yapılan kaçak inşaatların halen ayakta durması normal mi sizce ?
Her ne kadar balık hafızalı isek de bazı şeyler ortada. Tıpkı bu işin sizin kontrolünüzden çıktığı gerçeği gibi. Koskoca Başbakan’ın imzasının bulunduğu Resmi Gazete de yayınlanan Genelge bile hiçe sayılıp dere yataklarına inşaat izni veriliyorsa, halk olarak güvenmemekte haklıyız demek ki…
Hayvancılık bitti Yem Fabrikası kapandı yerine beton yığını yükseliyor, İplik fabrikası bitti yerine AVM yükseliyor, insanlar ölüyor. Sağlanan istihdamlar tüketime yönelik bir mantığa hizmet ediyor. Sağ olsun üretimi biten sektörlerde de Çin yetişiyor imdadımıza !!!!!!
Sayın Yöneticilerimiz, veballerin, hatalı uygulamaların altında kalmış vaziyettesiniz. TIR parkına ruhsatı veren CHP ise ve siz bunun yanlış olduğunu biliyorsanız iptal edecektiniz.
Tarihi dokuyu bozarak, haksız rant elde edilmesine göz yumarak, halka hizmet adı altında şehri şantiye haline getirip, metrobüs denilen garabete milyarlarca dolar çöpe atarak, sosyal hizmet projesi adı altında erzak dağıtarak, holding patronları ile ‘iyi ilişkiler’ içine girerek yöneticilik yapılamıyor görüyorsunuz işte! Döneminizdeki müteahhit firmalar, yaptıkları işler ortada. Bu şehir bir gün yıkılırsa siz de altında kalırsınız!!!
Doğal afetlerin felâketimize dönüşmeyeceği günler diliyorum…
Nur Zeynep Çelik.
11.Eylül.2009