- Kategori
- Siyaset
Dersim, Onur Öymen ve CHP'de istifalar
Onur Öymen'in TBMM konuşması sırasında verdiği örnek yanlıştı. Çünkü yıllar boyunca bir örgüt ile mücadele etmek ile daha kısa süre zarfı içinde, isyan çıkaran herhangibir topluluğa müdahale etmek ayrı bir konudur. Ek olarak da Dersim isyanı bastırılır iken masum insanlar da hayatlarını kaybetmişlerdi. Yani ortada aşırı ve kontrolsüz bir güç kullanımı mevcuttu. Bu yüzden verilen örneğe ırkçı değilde yanlış verilen bir örnek olarak yaklaşmak daha doğrudur. Ancak şiddetle kınayanların konuyu istismar etmelerine tahammül edemiyorum. Daha kendileri masumları öldüren insanlara terörist diyemiyor.
Yine de Öymen'in verdiği örnek yanlıştır. Ben bunu kabul ediyorum. Ancak ülkemizde var olan bazı gelişmelere verilmeyen tepkileri de görünce açıkçası bu haksızlığa dayanamıyorum. (Bu ülkede şehitlere kelle, askerlik yan gelip yatma yeri değildir diyen, teröristleri çiçekle karşılayan zihniyetlere de tepki gösteriliyor. Onu kabul ediyorum.) Ama ben tepki gösterir iken ayrımcılık yapan birtakım kitlelerin adalet anlayışını ve kendilerini nasıl aydın insan olarak gördüklerini çözemiyorum.
Şöyle ki;
Teröristler serbest bırakılır iken bu durum demokrasiye yasalara uygundur. Ama Dursun Çiçek serbest bırakılınca aydınlara göre bu kabul edilemez bir hukuk cinayetidir. Aydın olmak bu mantalitenin neresinde var? İki insana da aynı hukuk işlemiyor mu yoksa? Irkçı bir Türkiye istemeyeceksiniz, aydınlık bir Türkiye isteyeceksiniz ama önce siz ayrımcılık yapacaksınız. İstediğiniz olunca hukuk iyiye gidiyor diyeceksiniz, istediğiniz olmayınca hukuk nereye gidiyor diyeceksiniz. Böyle birşey olamaz. Ayrıca aynı Onur Öymen, güzel şeyler de söylemiştir. Serbest bırakılan teröristlerin neye göre serbest bırakıldığını çok güzel bir şekilde eleştirmiştir. Ama bunları görmezsiniz.
Terör örgütü çiçekler ile karşılandığı zaman tepki verenler arasında nedense bizim aydın kitlelerimiz bulunmuyor. Yani Onur Öymen'i kınamak için gösteri yapan kitleler, DTP'nin teröristleri çiçekler ile karşılamasına ses çıkarmazlar. PKK'nın ilk baskını sırasında kürt köylerini basması, onlar için göz ardı edililir. Ancak güvenlik güçleri operasyon yapınca silahla bu sorun çözülmez diyebilirler. ASALA ülkemizin diplomatlarını katleder iken onlar Ermenistan'ı kınamak için yürüyüş yapmazlar. Ama Hrant Dink öldürülünce hepimiz ermeniyiz, hepimiz kürdüz diyerek slogan atarlar.
Kusura bakmayın ama siz aydın değil insan bile olamamışsınız. Geçmişle yüzleşelim diyen, aydın geçinen bu profildeki insanları loş aydınlar olarak tabir etmek daha doğru olacak. Bu aydın denilen şahıslar sivil toplum kuruluşlarında aktif durumdadırlar. (Balık baştan kokar zaten.) Bir kere bir sivil toplum örgütü nasıl olur da Amerika Demokrasi Fonundan yararlanır? Bir ülkenin sivil toplum örgütü o ülkeye katkıda bulunmaya çalışır bir kere. Başka bir ülkenin siyasi görüşü doğrultusunda hareket etmek ne kadar mantıklıdır? Daha da vahim olanı TBMM içinde bu masum cinayetleri barış mücadelesi şeklinde yorumlayan siyasilerin de varolmasıdır.
Bir kere sizler bu ülkenin nasıl kurulduğunu unutmuşsunuz. (Ayrılıkçı kürtler dahil) Bu ülke yabancıların tavsiyelerine hayır demiştir. Emperyalist güçlerin mandası altında yaşamak istememiştir. Bir arada yaşamak istemiştir. Dün ülkemizi kuran mantalite, Megola İdeayı, Büyük Kürdistan'ı, Büyük Ermenistan'ı red eden halkımızın mantalitesinden ibarettir. Bir düşünün Osmanlı Devleti sona erdiğinde o zamanki kürtler yada ermeniler neden isyanlar çıkarmamışlardı? ( Tabiki isyanlar çıkmıştır ama ben ülkemiz içinde kalmayı kabul eden kitleleri kast ediyorum) Kürtler neden Çanakkale'de savaşmıştır? Urfa'nın başına "Şanlı" konmasına sebep olanlar şehitler arasında kürtler yok mudur?
30 tane isyan olmuştur diyenler bunları görmezden gelemez. Bir arada yaşamak için yanlışa hep beraber yanlış dememiz gerekiyor. Bir aydın insanın görevi de budur. Bir aydın kişinin misyonu farklılıkları ortaya dökmek değil farklılıkları kaynaştırmak olmalıdır. Aydın insan taraflı olmamalıdır.
Son olarak ben sizleri adaletli olmaya, dürüst olmaya davet ediyorum. Yok ben öyle olmayacağım diyorsanız size bu ülkenin loş aydınlık insanları demekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim.