- Kategori
- Güncel
Dersim sürgünü!

Ankara’dan gelen telefondaki cızırtılı ses:
“Haberin olsun, Mazgirt’e sürdüler.”
Malazgirt olmasın?
Ama Mazgirt’miş; Tunceli’nin bir ilçesi.
Sevindim!
Sürülen öğretmen nasıl sevinir, demeyin!
Çünkü Tuncel’i adı bana sıcak geliyordu.
*****
14 Nisan 1976’da Mazgirt’te minibüsten inince bir kalabalıkla karşılaştım. Meğer beni karşılamaya gelmişler. Sonradan öğrendim,TÖB-DER’den bir telgraf gelmiş; Genel Merkez temsilcimiz geliyor, diye.
Kısa bir hoş beşten sonra, hasiphanenin yolu tuttuk, tutuklu öğrencilere “Geçmiş olsun!” dedim. Bugün bile, oraya niye götürüldüğümü/ gittiğimi kavrayamıyorum.
Hangi amaçla götürüldüğümü/ gittiğimi kimseye de sormadım.
Adı “ziyaret”ti, tutuklu öğrencilere “Geçmiş olsun!” demekti.
Birkaç gün sonra da Çanakkele-Çan’dan başarılar dileyen bir telgraf aldım:
Gönderen, Türkçe öğretmeni Turgut Çelik’ti.
*****
Mart 1976.
Tarsus Lisesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniydim.
Bir yıl önce müdür yardımcılığı görevinden alınmıştım. Sürgüne gideceğim günü bekliyordum. 2. MC, en çok, öğretmenlerle uğraşıyor, ilerici/ devrimci bilinen öğretmenleri “görülen lüzum üzerine”, ülkemim, özellikle Doğu, Güneydoğu bölgelerine sürüyordu.
Araya “kısa dönem askerlik” girince, bizim sürgün de gecikmişti.
Sonra, şansıma, bana da Tunceli-Mazgirt çıkmıştı.
*****
Ankara’dan telefonla gelen haber, “Mazgirt” diyordu.
Tunceli- Mazgirt Lisesi’ne sürülmüştüm.
Mazgirt’te 19676-1977 öğretim yılında da çalıştım.
Mazgirt’i, kimilerinin olumsuz davranışlarını bir yana koyalım, Mazgirtlileri çok sevdim.
“Dersim” üzerinden oynanan oyunu/ çevrilen “film”i izleyince...
Tunceli’yi, Tunceli halkını, daha bir sevdim.