Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

28 Ağustos '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Dev dalgalar azametlerini göstermek için yalçın kayalar ister

Dev dalgalar azametlerini göstermek için yalçın kayalar ister
 

Dalgaların muhteşem dansı


Yakın bir süre önce bu sözü duyunca çok hoşuma gitti çünkü kendi içinde birçok farklı anlamı barındırıyor. Eskilerin "sehl-i mümteni" dedikleri, yani "az laf file çok şey söyleme sanatı" diyebileceğimiz o sanatı hatırlattı bana.

Cümle bir kere içinde evrendeki temel yasalardan birisi olan "zıtlıklar yasasını" barındırıyor. Buna "kutupsallık" veya "dualite" de deniyor. Cümle bir diğer bir yasayı da içinde barındırıyor..."hareket yasası"; yani evrende her şey hareket eder, hiçbir şey statik değildir.

Evrende her şey zıddı ile yaratılmıştır ve zıddı olmadan bir şey var olamaz. Yüksek-alçak, iyi-kötü, az-çok vs her şey birbirini tamamlar. Işık nasıl gölge olmadan anlam kazanmaz ise, gölge de ışık olmadan var olamaz. Birisi olmasa diğer olmaz. Zıtlık olmasa teklik olur. Teklik ise sadece ama sadece Allah'a mahsustur ki, bu da O'nun bilinmekliğini istemeden önceki halidir.

Bunun ışığında dev bir dalgayı ele alalım. Arkasına koskoca denizi alıp, karaya sefere çıkan büyük bir güce sahip bir dalga olsun bu. Onun vazifesi yükselmek, kabarmak ve enerjisini boşaltmak. Bu onun fıtratı, doğası, mizacı, "swadharma"sı. Karşısına dik bir yamaç çıksın ve o büyük dalga büyük bir sesle kayalarda patlasın. Bu doğa olayı seyretmesi keyif veren bir tecrübedir ve tanıklık eden kişi dalganın azametini kayalarda bıraktığı etkiye bakarak tayin edebilir. Yani kayalar olmadan dalgayı takdir etmek kolay değil.

Ruhsallık ve okültizm ile uğraşanların bildikleri "görünen görünmeyenden kaynaklanır" sözünde bahsedildiği gibi, gözlerimiz önünde olan her güzellik o güzelliği yansıtandan dolayı güzeldir. Aynı güneşin ışığını yansıtan ve akşamları hayran hayran seyrettiğimiz AY gibi. Ya da şunu soralım; Şems Tebriz-i gerçekten Şems Tebriz-i olur muydu, acaba Hz.Mevlana onda ilahi aşkı görmese, bulmasa? Ne Mevlana Mevlana olurdu, ne de Şems Şems olurdu muhtemelen. Şems'te seyretti Mevlana kendisini.

Bir başka örnekten gidelim. Bazı insanlar ise var olmak için bir başkasına ihtiyaç duyarlar. Bir lise kabadayısı kendisinden korkan çocuklar olduğu sürece var olacak, güçlü hissedecektir. Korku olduğu sürece zulmedenler olacaktır. Yani yine birileri bir boşluğu doldurmak için harekete geçecektir. Bu yüzden biz izin vermedikçe kimse bize zarar veremez. Herkes izin verdiği şeyi yaşar.

Aslında her insanın içinde muhteşem bir potansiyel yatar. Her insan biricik, eşsiz, muhteşem bir potansiyele sahiptir. Tanrı suretinde yaratılan insanoğlu kendisinin bile fark etmediği muhteşem hazineleri içinde barındırır. Bu yüzden "kendini bilen Rabbi'ni bilir" diyor dinimiz. Bu yüzden Delphi Tapınağı girişinde "kendini bil" yazıyor. Bu potansiyelin dışarı çıkması için de bazı fırsatların olması lazım. Boş bardak olmalı ki su bardağa aksın. Ancak size sizden başka kimse bardağı vermeyecektir. Gelen en büyük yardım kendi içinizden gelendir.

Basit bir cümle neler yazdırıyor insana. Ancak hayat bu basitliklerde salkı. Cennet basitlikte, anda, şimdide saklı. Çünkü hayatta her şey zihinsellik üstüne kurulu ki, bu da en temel evrensel yasalardan biridir.

Bir düşünce daha… İnsanlar kendi potansiyellerinin farkında olmadığına gore, o zaman bizler uyandırıcı, teşvik edici, cesaretlendirici olalım. Kişilerin kendilerine bulmalarına ayna olalım, katalizör olalım. Bir yetenek avcısı olalım. Herkese 10 numara beş yıldızmış gibi davranalım. “40 kere söylersen olur” derler yar, işte onlara kendi muhteşemliklerini onlar inanmasalar bile hatırlatalım. Herkesi yaradandan ötürü sevelim ve azametlerini gösterecekleri kayalar olalım. Aynı hikayedeki gibi, Sufilerin cilalayarak aynaya dönen duvar ile karşı duvardaki Rum diyarı ressamlarının o muhteşem renkerle bezeli resmini o resimden daha güzel göstermesi gibi.

Sevgiler,

Kenan

https://twitter.com/Naacel

https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday

http://naacel.blogspot.co.uk/

http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday/

 
Toplam blog
: 245
: 1347
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara