​ Deve ya da Diyar / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Deve ya da Diyar

Deve ya da Diyar
 

İsyanlar nasıl bastırılır?İyi niyet insana neden zarar verir?İnsan haklarına saygı iş yaşamında hele hele özel sektörde nasıl sağlanacak?

Patronlar verdikleri iki kuruş maaşı personellerinden nasıl çıkaracaklarını iyice şaşırdılar artık. Bir ay oldu işe gireli. Hangi sıfatla hangi işi yaptığımı gerçekten bilmiyorum.”Finans Müdürü”;”İdari işler”; “Ön muhasebe”;”Sekreterlik” aman maaşımı sormayın gören de iyi bir maaş alıyorum sanacak ancak milyarın altında olduğu kesim.

Satıcının biri gelmiş ve ödeme yapıyorsunuz o esnada içeriden biri sesleniyor” Printer de kağıt bitmiş, koysanıza!!!! Para sayma işini bırakıyorsunuz, paraları kasaya koyuyorsunuz, kasayı kilitliyorsunuz, anahtarı alıyorsunuz, gidip printere kağıt koyuyorsunuz, geri dönüyorsunuz, kasayı açıyorsunuz, ödeyeceğiniz parayı sayıyorsunuz, tam ödeyip makbuza imza alacaksınız içeriden yine sesleniliyor, ”Ay pardon normal kağıt koydunuz değil mi ben antetli kağıt koyun demiştim.” Paraları saymayı bırakıyorsunuz, kasaya kilitliyorsunuz, anahtarı alıyorsunuz, gidip antetli kağıdı koyuyorsunuz , başınıza sonradan geleceği öngördüğünüzden printerin başında bekliyorsunuz, antetli kağıdı dökülen yazıyı alıyorsunuz, kaşesini basıyorsunuz, imzalarını alıyorsunuz, faxını çekiyorsunuz, geri dönüp kasayı açıyorsunuz...........

Neyse araya kimse girmeden , kazasız belasız ödeme işlemini gerçekleştirdiniz. Saat 18:30 herkesin işi bitmiş gidiyor. Siz de çıkmak üzeresiniz. Can dostunuz gelmiş Antalya’dan buluşacaksıznız. Randevulaşıyorsunuz.İçinizde bir kurt var. “Yahu ben hiç buradan vaktinde çıkmadım görünürde bir olay yok ama ya yine son dakika bir şey bulurlarsa beni geri getirecek. “ Bilgisayarınız kapatıyorsunuz. Masanızı ve eşyalarınız toparlıyorsunuz. Herkese iyi akşamlar dediniz arkanızdan sesleniyorlar.” Hiç de acil olmayan bir iş için. La havle çekip geri geliyorsunuz. İstedikleri işi yapıyorsunuz. Neye yarar. Vapur kaçmış.Sonraki vapur bir sat sonra.Arkadaşınızı arıyorsunuz.Gelemeyeceğinizi söylüyorsunuz.

Bu ne bir kere ne de son olacak. Her gün her akşam her öğlen yaşadığınız bir şey.Burada bir adaletsizlik yok mu? Diye sorduğunuzda “Siz başlangıçsınız ötekiler de sizin şartlarınızda çalışmaya alışacak!” diye oldukça absürd bir cevap alıyorsunuz.

40 gün olmuş işe başlayalı. 40 günde üç kez istifa etmişsiniz.Üçünde de istifanız reddedilmiş.Bırakıp gitmek gibi bir şansınız var eğer emeğinizi içeride bırakmayı, işsiz kalıp kredilerinizi ödeyememeyi göz önüne alıyorsanız. Çalışmaya başladığınız esnada ciddi bir kaza geçirip 15 gün rapor almışsınız kullanamamışsınız, hiç öğle tatili yapmamış hatta iş yerine söylemiş olduğunuz yemekleri soğutup ya da mundar edip çöpe atmışsınız, belki en az 20 kere tuvaletin kapısından çevrilmişsiniz epi topu 15 dakika daha bekleyebilecek ancak o zaman patronlarınızın sizin üzerindeki tahakkümleri ya da egolarını tatmin edemeyecekleri işler için.

Bu gün normal saatinizde işinizin başındasınız. Fakat son 4 saattir işiniz olduğu halde yapamıyorsunuz. Patronunuzun keyfini bekliyor olduğunuz için. Bu gece yine iştesiniz.Saat 18:30 olacak.Patronunuz diğer personellerle olan işlerini halletmiş ve onları evlerine göndermiş olacak saat 18:30 dan sonra sizinle görüşmeye başlayacak ve Allah bilir yine her zaman olduğu gibi 21:00 den önce sona ermeyecek bu görüşme. Siz hezeyanınızı dile getireceksiniz. İşinize gelirse denilecek. Ya bu deve güdülecek , ya da bu diyardan gidilecek!!!!

 
Toplam blog
: 167
: 1867
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..